Yerli Carlos tövbe etti

Yurtdışında 4 kez tutuklanıp 15 yıl demir parmaklıklar ardında geçiren ve cezasının kalanını çekmesi için kendi talebi üzerine Türkiye'ye iade edilen yeraltı dünyasının tanınmış isimlerinden Nurettin Güven, İngiltere'de ve Fransa'da cezaevlerindeki yıllarından Türkiye'ye nakline dek başından geçenleri anlattı

04 Kasım 2013, Pazartesi 18:27
A A

Türkiye'yi terk ettikten sonra "Avrupa yeraltı dünyasının babası" olduğu suçlamasıyla İngiltere ve Fransa'da 4 kez tutuklanıp 15 yılını demir parmaklıklar arkasında geçiren ve cezasının kalanını çekmesi için kendi talebi üzerine Türkiye'ye iade edilen yeraltı dünyasının tanınmış isimlerinden Nurettin Güven, 13 Eylül'deki tahliyesinin ardından ilk kez DHA'ya konuştu.

Türkiye'de iki buçuk yıl cezaevinde kalan Güven, cezaevi yıllarını ve başından geçenleri Doğan Haber Ajansı'na anlattı.

Fransa, İngiltere, Türkiye'deki cezaevlerindeki insan hakları koşullarını kıyaslayan Nurettin Güven, İngiltere ve Fransa'daki cezaevlerinde İnsan haklarını olmadığını ileri sürdü.

İNGİLİZ POLİSİ BENİ 'ÇAKAL CARLOS' OLDUĞUMU ZANNEDEREK YAKALADI

1994 yılında tutuklandığımda İngiliz polisi beni Çakal Carlos diye Paddington polis istasyonunda 11 gün tuttu. Evimde bulunan silahlardan dolayı tutuklanıp İngiltere Wandworth Cezaevi'ne girdim. 3 ay sonra Carlos'u Fransız istihbaratı Sudan'dan Fransa'ya götürdüler. Ben de Carlos olmaktan kurtuldum fakat aynı insanla 2005 yılında Fransa'da Clairvaux Cezaevi'nde İlich Ramirez Sanchez ile karşılaştım. Bana ilk hoşgeldin diyen insanlardan bir tanesiydi. 3 sene 6 ay aynı cezaevinde kaldık sonra Paris'te Poissy Cezaevi'ne gitti. Belli bir müddet sonra ben de Paris'teki Poissy Cezaevi'ne gittim. Aynı cezaevinde 3 buçuk sene daha kaldım. Toplamda 7 sene beraber yattık.

Bana bir kardeşten daha öte dostluk, arkadaşlık, sohbet. Beraber namaz kıldık. Onda olmadı ben verdim, bende olmadı o verdi. Kardeş gibi ilişkilerimiz devam etti. Şu an her pazar günü beni arıyor. Her aradığında içerde olmasından dolayı vicdan azabı çekiyorum. 19 senedir içeride. Bana göre suçlu değil. Suçlu olsa bile cezasını yeterince çekti. Biran önce ülkesine gönderilmesini bütün kalbimle Allah'tan diliyorum. Carlos adına yaptıklarından ve yazdıklarından İsrail hükümeti alınmışsa onun adına ben özür diliyorum.

Fransız halkına bir kötülüğü varsa ben özür diliyorum bir an önce serberst kalmasını temenni ediyorum. Hayatında çeşitli yaşadıklarını sohbetlerimizde bana anlattı. APO'yla olan konusunda detaya girmek istemiyorum. Müslüman, devrimci güzel bir komünist insan. Günlüğünün öldükten sonra yayınlanacağını söyledi . O konuyla ilgili birşey söylemek bana yakışmaz. İnşallah çıkınca kendi özgür iradesiyle anlatır. Carlos'la kardeş gibiydik. Biz de ahde vafa bir günlük değildir ölene kadardır. İlich Ramirez Sanchez komünist kardeşime elimden geleni yapacağım. Aramızda karşılıklı bir gönül bağı vardır. Paylaştığımız çok sırlar var.

Gerek Carlos gerek bask militanlarıyla kardeşçe ilişkilerimiz vardı . Avukat eşi vasıtasıyla haberleşme sağlamış olabilir. Ayrıca telefonlar dinlendiği için kredin varsa dünyada istediğin numarayla sabah 8 den akşam 6 ya kadar görüşebiliyorsun. Rehberinizde olan kişi sayısı 50 yi geçmiyor"

SAAT 5'TE POLİSLER EVİMİ BASIP BENİ ALDILAR

İngiltere'den Kıbrıs'a gitmek üzereyken İngiliz polisi tarafından tutuklanmasında İngiliz gizli servisinin parmağı olduğunu ileri süren, Nurettin Güven, İngiltere'yi terk edeceği gün yakalanmasını şöyle anlattı:

"Beni Türkiye'ye hiçbir şekilde vermeyen İngiltere hükümeti beni aniden tutukladı. 24 saat zaten gözetim altındaydım. Ellerinde illegal yaptığım bir işim yoktu. Pasaportumu çıkartıp Kıbrıs'a bilet almıştım Sabah 7'de uçağım vardı. Saat 5'te polisler evimi basıp beni aldılar. Fransa'ya gönderileceğimi söylediler. İngiltere Brixton Cezaevi'ne konuldum. Bu arada 7 aydır mahkemem devam ediyordu. Operasyonla beni İngiltere Belmarsh Cezaevi'ne gönderdiler. Ben de bulunmayan bir telefonu benim olduğu gerekçesiyle beni 21 gün hücreye koydular. Oradan da alıp az evvel bahsettiğim 24 kişilik cezaevinin içindeki cezaevine dps olarak koydular.

İNGİLİZ İNSANLARI, İNGİLİZ GARDİYANLARI , DOKTORLARI VE HALKINDAN İYİLİK GÖRDÜM


İngiltere'deki cezaevleri şartlarına dair Nurettin Güven, "İngiltere cezaevleri şartları Fransa'yla aynıydı. Mesela İngiltere Belmarsh Cezaevi 4 bin kişilik. Aynı cezaevinin içinde 24 kişilik ayrı cezaevi var. Bu cezaevinde tehlikeli suçlular ve teröristler kalıyor. Ben de o 24 kişilik cezaevinde bir hücredeydim. Fakat İngiliz insanları, İngiliz gardiyanları, doktorları ve halkından iyilik gördüm. Kötülük görmedim.

İngiliz halkına müteşekkirim. Türkiye İngiltere arasındaki bütün iyi ilişkiler için elimden gelen bütün çabayı göstereceğim. İngiliz halkına insan ayrımı yapmadıkları için, faşistlik yapmadıkları için ve Türkleri kendilerinden bildikleri için sonsuz teşekkür ediyorum. Scotland Yard meselesine gelince onlar kendi metotlarını uyguladılar. Ben de kendi metotlarımı uyguladım ve aklı selim galip geldi. Ne Türkiye'de ne de İngiltere'de kimseden yardım almadım. Aklımın ve bileğimin gücüyle buralara geldim" dedi.

KURAN ÖĞRENDİM, NAMAZA BAŞLADIM


Güven, "Şartlar o kadar kötüydü ki kelimelerle ifade edilemez. Türkiye'deki evimle Türkçe değil İngilizce konuşturuyorlardı. Abu Hamza da o cezaevindeydi. Orada yapılacak hiç birşey yok. Bir İslam bir sen. Onlarla İslami sohbetlere katılıyordum. Onlar sayesinde Kuran öğrendim. O tarihten beri içki ve sigarayı bıraktım, namaz kılıyorum" dedi.

FRANSA CEZAEVİNE GÖTÜRÜLDÜM


Güven, "Bu zor şartlar altında kendi isteğimle Fransa'ya gitmeyi kabul ettim.120 gün sonra Fransız interpolüne teslim edildim. Paris'e indiğimde dünyanın en büyük teröristiymişim gibi davrandılar. 150 tane polis arabası vardı gittiğimde Fransa'ya. Beni ordan oraya götürdüler, sonra tutuklandım. Ben DPS'mişim yani tehlikeli mahkummuşum, beni aldılar 5. katta tek kişilik hücreye koydular. 7 gün açlık grevi yaptım. Ordan oraya başka cezaevlerine sürdüler. Fransa'daki suçlamalar uyuşturucuyla ilgiliydi. Hayatında Fransa'ya adım atmamış bir insana 12 yıl ceza verdiler ve tekrar yineliyorum Fransız cezaevlerine Allah düşmanımı düşürmesin. Bütün yatanlara da Allah sabırlar versin." diye konuştu.

ALLAH DÜŞMANIMI FRANSIZ CEZAEVLERİNE DÜŞÜRMESİN

"Paris'ta cezaevinde yatarken cezanızın geri kalan kısmını Türkiye'de tamamlamak istediniz? Kosullar Paris'teki cezaevinde cok mu kötüydü?" sorusuna Nurettin Güven, Fransa'daki cezaevi koşullarını şöyle anlattı: "Allah düşmanımı Fransız cezaevlerine düşürmesin. Fransa faşist bir devlet. Türkleri de düşman gözü ile görüyorlar. Fransa cezaevinde olan kardeşlerimize de Allah sabır versin.

Benim cezamın tamamını bana orada bitirttiler. Türkiye'de ayrı bir suçtan ceza yattım. 1988 yılındaki bir suçtan yargılandım Türkiye'de. Kendi isteğimle İngiltere'ye değil Türkiye'ye iade oldum. 2.5 sene ceza yattım. Milletvekillerinin, generallerin, paşaların , genelkurmaybaşkanının içeride olduğu bir dönemde hukuk aramak abes geldi. Cezamı yattım ve çıktım. Ben eski cezaevlerini tercih ederdim ama yeni sistem oluşmuş . İnsanlara iş imkanı, sosyal faaliyetler verilmiyor ama buna rağmen kendi ülkemde yatmak kendi ülkemin müdürü ,savcısı, gardiyanıyla görüşmek benim için iftihar meselesi oldu" dedi.

HAKKIMDA YAZILAN ÇİZİLEN HER ŞEY ABARTILI VE YALANDIR

"Kabadayılığa devam edecek misiniz?" şeklindeki soruya "Kabadayılık herkese göre değişir. Şimdilerde şekilden şekile girmiş bugüne kadar ekmeğimin ve ismimin kabadayısıydım ve ölünceye kadar Allah'ın izniyle böyle devam edeceğim. Hakkımda yazılan çizilen herşey abartılı ve yalandır. Devletten izin almadım, devlete boyun eğmedim, devletin de kölesi değilim. Devletin silahını taşımadım, devletten silah almadım, devlet için de kimseyi öldürmedim. Vicdanım da çok rahat. Müslüman olarak ahirete göçenlere de Allah'tan rahmet diliyorum." dedi.

ÜLKE ÖZLEMİ DÜNYAYA DEĞİŞİLMEZ

Türkiye'ye idadesine dair Nurettin Güven, "Herşeyden önce ülkeme kavuştum. Ülke özlemi dünyaya değişilmez. Evladın özlemi evlat hasreti tarif edilemez. 4 oğlum 1 kızımla dünyanın en mutlu günlerini yaşıyorum. Çocuklarımın en büyüğü 34 en küçüğü 24 yaşında" dedi.

SİLİVRİ CEZAEVİ'NDE KALDIM

Türkiye'de 4 gün Metris Cezaevinde kaldıktan sonra Silivri'ye nakledildiğini ve burada da 6 - 7 ay yattığını belirten Nurettin Güven, ardından tahliyesi olan 13 Eylül 2013'e kadar Bolu Mengen Cezaevin'e nakledildiğini belirtti.

Yaptığı işlere değinen Güven, "İngiltere'de kurduğum şirket dünya çapında bir şirketti. Hürriyet ve Sabah gazetesinde 97 yılında bir aylık tam sayfa vermiş olduğum ilanlardan bellidir. Sunday times gazetesinin aleyhime yazmış olduğu haberlerden dolayı şirketimi kapattım. Finans işlerine girdim. Amerikalı İngiliz Alman ve Türk ortaklarımla çok güzel şeyler başardık. Çin ile Filipinler ile Amerika güzel işler yaptık. İnşallah 5- 6 aya kadar da bu işlerin neticelerini hep beraber göreceğiz" dedi.

 

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

;