Yeşil çim daha çok parfüm kokmalı

a
a
Pazar, 26 Eylül 2010 - 17:05

Kadınlar iyi çelme takıyor!

Hayatın neredeyse her alanında başarılı işlere imza atan ve erkeklere kök söktüren kadınlara rastlamak şaşırtmıyor artık hiçbirimizi. Özellikle son 20 yılda atağa kalkan ve çok da iyi yapan kadınlar bir yandan hayatın tek düzeliğine dayanmamıza destek atarken bir yandan da erkek egemen kültüre çelme takmaya devam ediyorlar.

Ben kadınlardan yanayım

“Şimdiden bu nasıl bir spor yazısı?” ya da “Kadınlar senden güzel yazsınlar da gör gününü!” diyen okurların sesini duyar gibiyim. Şaka bir yana ben özellikle futbola kadın eli değmesinden müthiş mutluluk duyanların arasında saf tutmuş durumdayım...

Birlikte ağlayıp birlikte gülüyoruz

“Ofsaytı öğrensinler de gelsinler” ya da “Futbol erkek oyunudur” başlıklı önyargıya kesinlikle katılmadığımı söyleyerek başlayayım isterseniz. Farklı din, dil ve ırka mensup milyarlarca insanı aynı potada eriten bir oyundan söz ediyoruz. Bazen yüz binlerce kilometre öteden aynı takımın kazanması için dua ediyoruz. Kimi zaman yenilginin verdiği acı ve mahcubiyetle gözyaşlarımız birbirine karışmıyor mu?

Sadece renk olsun diye değil!

Tüm dünyayı etkisi altına alan bu futbol fırtınasında sahanın içinde, tribünde ve medyada sayısı çoğalan kadınların bir umut ışığı olduğuna inanıyorum. Temmuz ayında 21 yaş altı Kadınlar Dünya Kupası’nı seyrederken topun kadınların ayağına yakıştığını bir kez daha fark ettim.



Merhamet, sevgi, mücadele...

Yeşil çimlerde uzun saçlarını toplamak için taktıkları bantlar, gözlerini kapamadan tekmeye kafa uzatışları, sert bir müdahalenin ardından pişmanlık ve merhamet dolu gözlerle yerde yatan rakiplerine bakışları, oyundan alınmalarına isyan ederek yedek kulübesine yönelik haykırışları… Kimilerinin maça sevgilisiyle buluşacak gibi makyajını yapıp, en sevdiği parfümünü sıkıp, uğurlu bilekliğini takması bile yetti bana. Atılan müthiş goller, şapka çıkartılacak gol pasları ve önünde saygıyla eğilecek mücadeleleri anlatmak için yazı dizisi bile yetmez sanırım.

Biz yine yoktuk!

Bu müthiş turnuvada Almanya, Brezilya, Fransa, Meksika ve Gana gibi ülkeler varken bilin bakalım hangi ülke yoktu? Birçoğunuzun “Türkiye” cevabını verdiğinden eminim. Ne yazık ki haklısınız. Orada neden olmadığımızı anlamak için 1995 yılında kurulan Türkiye Bayan Mili Futbol Takımı’nın karnesine bakmak yeterli. 1999’da ve 2003’te elemelerde takılan ekibimiz 2007’de ise turnuvaya katılmadı.

Büyüklerden ses çıkmıyor!

1993 yılında başlayıp, 2003-2006 yılları arasında ara verildikten sonra 2007 yılında yeniden başlatılan Türkiye Bayanlar Futbol Ligi’nde ne Fenerbahçe’nin ne Beşiktaş’ın ne de Galatasaray’ın bir takımı yok. Bu da başarısız tabloyu doğuran en önemli faktör. Trabzonspor, Bucaspor, Antalyaspor ve Kartalspor’un da aralarında bulunduğu 10 kulübü tebrik edip ödüllendirmek gerekiyor. Milyonlarca dolarlık başarısız transferlere imza atan üç kulüp neden kadın futboluna yönelmeyi düşünmez. Belki de adında hâlâ kadın kelimesinin bile geçmediği Türk Bayan Milli Futbol Takımı'na sahip olduğumuz ülkemizde böyle hayaller bile kurmamak gerekiyor.