Yetenek Sizsiniz yeni sezonda ne yapmalı?

Salı, 23 Mart 2010 - 05:00

Sonunda bitti. Yetenek Sizsiniz (Show TV) ilk sezonunu tamamladı. Yenisi yoldaymış, Acun söyledi. Gelsin gelsin ama...
Bundan sonra belli kısıtlamalarla gelsin. Bilal Göregen denilen görme engelli arkadaşın finale, oradan da ilk ikiye kalınca nasıl bir kişilik değişimi gösterdiğini göz önünde bulundurarak gelsin...
Türkiye’de yetenek deyince akla sadece dans ve taklit gelmediğinin altını çizerek gelsin. Burnuyla merdiven taşıyan çocukla; ömrünü kulplu beygire vakfetmiş, yer çekimine meydan okuyan adamı aynı kefede tartmayarak gelsin...
Henüz ergenliğe girmemiş çocukların ışık, alkış ve SMS gazı alarak çıktığı hızlı ve hırslı yarışta bir duvara çarpmaları halinde nasıl bir travmaya gireceklerini düşünerek gelsin...
Jürinin en kritik seçmede elini vicdanından çok aklına koymasıyla gelsin. Gelsin ki; koca ülkenizde yetenek dediğiniz şey ağzınla borazan çalmak mı demesin bize eloğlu...
Ve kişisel görüş; Bilal Göregen’in finale kadar gelmesi bile yeterince can sıkıcıydı. Hakkı olan da değil, görece yetenekli olan kazandı. Durum budur!

Ana! Mum beyazladı
Şimdi dizilerdeki yanlışları bulup yazıyoruz ya bu köşeye. Alkışlayan kadar taşlayanımız da çıkıyor. Bugünlerde Aşk ve Ceza fanlarının recmine uğruyorum. Vallahi dönmem sözümden; bilinsin! Neyse. Meselemiz Melekler Korusun (Show TV) bu kez de. Marketten mor renkli mumlar alıyor ev ahalisi. Çok şirin görünüyor. Bir yanıyla da romantik...
Fakat ne oluyorsa, eve geldiğinde rengi atıyor mumların. Masaya dikilene kadar da beyazlaşıyor. Neydi, bir bilmece vardı hani; “Çarşıdan aldım bir tane, eve geldim bin tane”. Bu da bir benzeri o bulmacanın sanki. Nasıl yani?..

Yetenekli kadın yok mudur?
Yetenek Sizsiniz’in fena halde düşündürdüğü bir ayrıntı var. Belki bir ayrım; pozitif bir ayrım demek daha doğru olur. Finalde sadece iki kadın yarışmacı vardı. Onlar da Karizma Show denilen bir grubun içindeki renklerdi... Yani tek başına finale gelmiş, yeteneğini sergileyen bir kadını izlemek nasip olmadı. Kadınlar daha mı az yetenekli; hayır elbette. Jürisinde Türkiye’nin en güzel kadınlarından biri olan yarışmanın bu soruyu sorması gerekiyor kendine... Eline telefonunu alıp SMS atan izleyicinin de. Hangi yarışın içinde görmek istiyorsunuz kadınları? Sürekli kategori dışına ittiğinize göre hiçbir yarışta... Sen, aklından bu soruyu ve sorunu geçirmeyen kadın izleyici; sen de bir yanıt bul kendine. Neden sen ve hemcinslerin yok hiçbir şeyin finalinde?.. Ve bir not; Ali Taran, neden yarışma boyunca sustun? Çıkan tabloyla vicdanındaki tablo aynı renkte olmadığı için mi?..

KARANLIKTAN AYDINLIĞA...
Kalp Ağrısı’nın (atv) ikinci bölümüne baktım önceki gün. Hani karanlık bulduğumu yazmıştım ilk bölümden. Değişmiş, renklenmiş dizi...
Yazdım da oldu demiyorum. Oldu da, güzel oldu diyorum. Hem müzikleri hem de manzaralarıyla dikkat çekiyor dizi. Bir diğer dikkat çeken tarafı esas oğlanla esas kız arasındaki boy farkı. Değişmeyecek biliyorum ama yazıyorum. Doğru açılarla kapatılabilir çünkü.

BİR DAHA LÜTFEN!
Son zamanlarda ekranda gördüğüm en tuhaf şey Yıldız Tilbe’nin konuk olduğu Kuzeyin Oğlu’nda yaptığı danstı.
O performansla kendisini Yetenek Sizsiniz’in yeni sezonunda görmek isteriz...
Şaka bir yana, Volkan Konak’a kaçacak delik aratan o performansı bir kez daha yayınlayabilme şansınız var mı? Varsa, çok büyük bir kalabalığın yüzü gülecek, haberiniz olsun!

KRALIN FİNALİ...
Şu kralların finali havada kalıyor, birileri Okan Bayülgen’e söylesin. Özellikle de Medya Kralı’nda (Kanal D) oluyor bu. Laflar toparlanmadan bir reklam arasına gidiliyor. Ya da ne bileyim şarkıcı konuk mikrofonu eline alıyor sonra hop reklam, hop final...
Bir son söz bekliyor izleyici. Giderayak söylenen tatlı bir temenni ya da. Yap şunu Okan; kalmasın programın final ayağı havada!

Bir sansür girişimi...
Ruhat Mengi, seversiniz ya da sevmezsiniz önemli bir iş yapıyor Star’da. Reytinglerine bakarsanız Türkiye’nin en çok izlenen haber/tartışma programı Her Açıdan (Star TV).
İzleyenler bilir; bir muhalif gazeteci o. Ve her muhalif gazetecinin kaderi gibi “güç” tarafından ötekileştirmeye, sesi kısılmaya çalışılıyor... İsteselerdi çoktan kısarlardı demeyin. Böyle işlemiyor sistem. Bir yandan demokratikleşmeden bahsedeceksiniz, öte yandan çekiç olup kafaya ineceksiniz; mümkün değil...
O zaman? Basit, dolaylı bir şekilde ayar yapmaya çalışacaksınız. Gücü temsil eden biri size çok taraflı olduğunuzu, bunun güç üzerinde rahatsızlık yarattığını hissettirecek...
Tıpkı, AK Partili Burhan Kuzu’nun programa bağlanıp yaptığı gibi. Taraflı olduğunu söyledi Ruhat Mengi’ye. Bu yorum karşısında Mengi kendini savunmak zorunda kaldı. Ne acı...
Ülkeyi yönetenler tahammülden söz ediyor sorsanız. Vay be. Rahmetli Turgut Özal’ın dediği gibi; hadi canım ordan!