Yetenek yarışması yapmak da yetenek işi!

Perşembe, 12 Kasım 2009 - 05:00

Yetenek Sizsiniz (Show TV) isimli yeni yarışması rötar yaptı. Köşenin müdavimleri geçen cumartesi gecesi başlayacağını yazdığımı bilir...

Dört bölümü çekilmiş olan yarışmada reytingi getirecek yeteneklerin dördüncü bölümden çıktığını düşünen Acun Ilıcalı montajı yetiştirememiş...

Sanırım önümüzdeki cumartesi dördüncü bölümünden başlayacak yarışma. İlk üç bölüme ne olacak, kimse bilmiyor...

Bu bilgi notundan sonra tek taraflı bir karşılaştırma notu düşelim. Kanal 7, Yetenek Avcısı isimli benzer formatına önceki akşam start verdi. Yetenekleri izleyince, yeteneksizliğin asıl yetenek olduğunu düşündüm bir an...

Mesela kırkayak yememek bir yetenekti. Çivili tahta üstüne yatmamak ya da ağzınla tuhaf sesler çıkarmamak da...

Dilerim Acun’un işinde bu tuhaf ezber bozulur. Yoksa hakikaten inanacağım yetenek yarışması yapmak dahil her konuda yeteneksiz olduğumuza...

Kahkahayı taksitlendirmek!

Kelimeleri o kadar hızlı harcıyorlar ki, korkuyorum tükenmelerinden. Geniş Aile’den (Kanal D) bahsediyorum. Sadece Cevahir’in Ulvi’ye taktığı lakaplardan bir kitap çıkar. Bu arada önceki gecenin en sıkı lakabı, ‘topla birlikte ayakkabısı da fırlayan Ulvi’ydi notunu da düşelim...

Neyse. Türkçe’yi 200 kelime etrafında konuşan bir ülkede bu denli kelime, espri ve lakap sağanağı hakikaten kültür şoku yaşatıyor izleyene. Kimilerinin “Aaa espriler çok hızlı geçiyor, anlayamıyorum” diye serzenişi de bu yüzden sanırım...

Derim ki; “Takmayın kafanıza, birkaçını asıl yayında birkaçını da tekrar yayında yakalarsınız sorun kalmaz”...

Taksitli de olsa yeter, gülmesini bilene!

Domuz Gribi’ni çağırmak...

Papatyam’da (Star TV) Necati’nin bitmek bilmez sabrına hayranım. Ali Rıza Bey’in (Yaprak Dökümü) komedi versiyonu resmen...

Üçüncü evliliğini yapan bir adam olarak neredeyse altı kelleyle daha evlenmiş oldu. Hele ki kayınbirader Taylan tam evlere şenlik. Gitmek bilmiyor evden...

Bu arada evdeki 7 nüfus, gelip gidenlerle 20’yi filan buluyor bazen. Bu kadar kalabalık ortamdan sıkı bir Domuz Gribi vakası bekliyorum, ki eli kulağındadır sanırım!

Unutulmaz unutulmayacak!

Unutulmaz’da (atv) bu akşam ipler kopuyor. Melda, kız kardeşi Eda’nın nişanlısıyla olan ilişkisini anlıyor. Kardeşinin taşıdığı çocuğun da kimden olduğunu aynı zamanda...

Bölümün sonunu söylemeyelim. Ama yapımcısının (Ahmet Bayram) dediğine göre asıl dizi bundan sonra başlıyor. Merak ettim hakikaten... Bir de şunu merak ediyorum tabi. Amcasının önce eşi sonra da kızıyla birlikte olan adamlar, kız kardeşinin eşini elinden alan kadınlar, eniştesinden çocuk yapan kardeşler filan nereye kadar gidecek? Aynamız dizilerse, hakikaten çoktan bitmiş işimiz!

Okullar unutulmuyor...

Ekranların en anlamlı işleri sosyal sorumluluk kampanyaları. Kanal D’nin Haydi Kızlar Okula kampanyası derinden devam ediyor... Show TV ise Yaşasın Okulumuz kampanyasında gaza bastı. Kampanya için para kaynaklarından biri olan Yüzüm Umuttur sergisine yeniden gala yapıldı. Bu çok iyi... Türkiye’de gönüllülük tavrı da çabuk unutuluyor. Gözden ırak olanın gönülden de olmaması için kendini hatırlatmak şart. Benzer bir girişimi ya da özlenen bir toplu bağış organizasyonunu ekranda görmek istiyoruz yeniden... Domuz Gribi’nden bile ölümcül bir virüs olan cehalete geçit vermemek için!

Bir gol daha!

Bu Kalp Seni Unutur mu’da (Show TV) birkaç bölümdür süren Diyarbakır Cezaevi ve işkence detayları daha yumuşatılarak verildi önceki akşam. Ve bitti...

Biterken, yani dizinin finalinde o cezaevinde anlatılan yıllarda hayatını yitirmiş olan mahkumların isimleri de geçti jenerikten. 12 Eylül hesaplaşmasında zamana bir gol daha atıldı dizi ekibi tarafından... Okan Yalabık’ın diziye dahli de iyi oldu. Sadece onu ekranda görüp ‘Bu kalp seni unutur mu?’ diyen ciddi bir kalabalık var çünkü...