Yetti artık

Salı, 02 Mart 2010 - 05:00

 Her yıl olduğu gibi...

Geldi yine çattı, soykırım tasarısı.

Ama ABD sıktı artık, kabak tadı verdi.

Avazım çıktığı kadar bağırmak istiyorum:

- İnceldiği yerden kopsun.

Kabul edilsin şu önerge...

Bitsin bu oyun.

***

Nedir bunun yaptırımı?

Bizi dava edecekler, tazminat isteyecekler. Belki toprak talep edecekler, vay vay vay... Bunca yıldır niye dava açmamışlar acaba? Hele Avrupa yakasında soykırım tescil edildiği halde ne beklemişler?

Sadece itham’la ve bir kör iddia’yla dava kazanılır mı? Kaldı ki bizim elimizde kuvvetli deliller var...

Derim ki: Türkiye bir hodri meydan çekmeli artık.

 ***

Her yıl burnumuzdan mı gelecek?

- Önerge ya geçerse?

Geçsin ve bitsin bu maskeli balo.

Hayır. Bitmesin istiyorlar. Bu yıl yeni bir şart olarak ne diyecekler:

BM’de İran’a karşı oy kullanın.

Vallahi kullanacağım varsa da kullanmam.

Hiçbir tehdit’e, hiçbir şantaj’a boyun eğmem.

Kaldı ki...

Dünya’da 100 yıl önceki bir olaya bakan mahkeme var mıdır acaba?

Eğer varsa, 100 yıldan da eski olaylara bakan mahkeme de vardır elbet... Öyleyse bu iş Kızılderili Soykırımı’na kadar gider.

***

Sürekli savunmada kalmak bizi incitiyor. Hiç korkmadan hücum edeceksin. Zira karşımızdaki cephe, hem Türklere hem Ermenilere gülümseyen ikiyüzlü bir yaratıktır. Hem Türkleri kullanıyor hem Ermenileri.

Oysa Türkler ve Ermeniler, gururlu insanlardır. Kullanılmış olmaktan hiç hoşlanmazlar. Her ikisi de 100 yıl öncesinin hesabı yüzünden 100’lerce yılı kaybedemezler.