Yılbaşında alkole dikkat

Yarın akşam yeni yılın gelişini kutluyoruz. Uzmanlar alkol alımında çok dikkatli olunması gerektiğini hatırlatıyor

Çarşamba, 30 Aralık 2009 - 10:25

Yılbaşında alkole dikkat

Alkolle alınan yiyeceklerde bulunan yağ, karbonhidrat ve proteinlerin emilimi geciktirdiği, karbondioksit içeren soda gibi içeceklerin ise hızlandırdığı bildirildi.

Uludağ Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü Başkanı Prof. Dr. Ömer Utku Çopur, yılbaşı akşamlarında aileler arasında ve içkili yerlerde alkol tüketiminin artabildiğini belirtti.

Alkol alırken kişilerin vücut ağırlıkları, cinsiyeti ve yanında alacakları yiyeceklere göre planlama yapması gerektiğini ifade eden Çopur, olumsuz etkilenmemek için alınacak miktarın önceden belirlenmesinde fayda olacağını söyledi.

KANA HIZLA KARIŞIYOR

Alkol emiliminin yüzde 20 oranında midede, yüzde 80 oranında ince bağırsağın mukoza yüzeyinde olduğunu dile getiren Çopur, şöyle konuştu:

"Alkol, kolay çözünebilir nitelikte olmasından dolayı hızla kan dolaşımına katılır. Bağırsaktan emilen alkol miktarı, alınan içkinin miktarı ve içim hızı, alkol oranı, içecekle alınan diğer yiyeceklerin çeşidi ve kişiye ait faktörlere bağlı olarak farklılıklar göstermektedir. Kişiye ait faktörler içerisinde tolerans başta olmak üzere, cinsiyet, kilo, fiziksel yapı, gastrointestinal mukoza yüzey alanı kanlanması ve hareketliliği, diyabet, gastrektomi gibi durumlar ile psikojenik faktörler sayılabilir. Midedeki emilim hızı, ince bağırsaklara oranla daha yavaştır. 

Bu nedenle midenin boşalım süresini etkileyen faktörler (kişinin durumu, kullanılan ilaçlar, mide ameliyatları, midenin boş veya dolu olması), alkolün emilim hızını da etkilemektedir."

MİDE BOŞKEN ALINAN ALKOL
Midenin boş olmasının emilimi hızlandırdığını ve tek bir doz alkol alımını takiben bir saat içinde kan alkol düzeyinin en yüksek seviyeye ulaştığını belirten Çopur, "Ayrıca alkolün hızlı alımı da kanda üst düzeye erişme zamanını kısaltmaktadır. Alkol ile alınan yiyeceklerde karbonhidrat, protein ve özellikle yağların bulunması emilimi geciktirirken, karbondioksit içeren soda gibi içeceklerle tüketilmesi emilimi hızlandırmaktadır" dedi.

Aynı kilodaki kadın ve erkeklerin eşit miktarlarda alkol kullansalar bile kadınlarda oluşan etkinin daha fazla olduğunu ifade eden Çopur, şunları kaydetti:
"Bunun nedenleri, kadınların vücut yağ/su oranlarının erkeklerden daha farklı olması, kadınların hormonal yapılarının değişkenlik içinde olması ve bu durumun alkol metabolizasyon oranlarını farklılaştırmasıdır. Aynı miktar alkol alımında kilosu fazla olan kişilerde ise konsantrasyon daha düşük olacağı için kişinin ağırlığının da alkolün etkisinde rolü vardır."

ENERJİSİNİ BİLEREK İÇİN
Çopur, alkolün yüksek enerji verdiğini dile getirerek, bir kalori alkolün 7 kalori enerji sağladığını, buna karşın aynı miktardaki karbonhidrat ve proteinin enerjisinin 4 kalori, yağın ise 9 kalori olduğunu bildirdi.

Vücuda girince hızla yakılan ve enerjiye dönüşen alkolün bu yönüyle şekere benzediğini ifade eden Çopur, "Alkolü yakarak enerji sağlayan bünyenin artık karbonhidrat ve yağları yakarak enerji üretmesine gerek kalmamakta ve bu durum da karbonhidrat ve yağların kullanılmadan depolanmasına neden olmaktadır. Sağlık açısından değerlendirildiğinde alkol, günlük yemek planının dışında kalmalıdır. Şişmanlık açısından ise alkol gereksiz ek kalori demektir" dedi.

"KOKTEYLLER DE ENERJİ KAYNAĞI"

Birçok içkinin sek içilmediği için meyve suyu, tonik gibi ek kalori kaynaklarıyla karıştırıldığını belirten Çopur, "Aynı durum kokteyller için de geçerlidir. Bu karışımların kalori değeri daha da yükselmekte ve kilo artışına neden olabilmektedir" diye konuştu.

Genel olarak riskli alkol dozunun günlük 80 gram olduğunu vurgulayan Çopur, kronik alkol bağımlılığının karaciğerde yağlanma, alkolik hepatit ve siroza neden olabildiğini söyledi.

Çopur, alkol kullanımı yüksek düzeyde olan insanlarda kalp-damar hastalıklarından sonra en sık ölüm nedeninin kanser olduğunun unutulmaması gerektiğini sözlerine ekledi.

AA