Yıldırım'ı dinlerken

Salı, 12 Ocak 2010 - 05:00

TSYD seminerindeyiz. Davetli Cüneyt Çakır gelmemiş, onun 1’inci kategoriye nasıl çıktığını Bülent Yıldırım yorumluyor. 4’üncü kategoriden 1’e nasıl çıkıldığını anlatırken ben yaşlandım. Daha sonra Elit’e ve son olarak Top-Class’a nasıl yükselineceğini anlatınca bittim.

Bir Türk hakemi Avrupa’da ya da Dünya Şampiyonası’nda ancak vefatından birkaç gün önce düdük çalabilir. Ya meslektaşları? Onlar için durum ayrı. AB statüsü ve yandaş imtiyazları gibi durumları var. Biz, “Türküz, Doğruyuz, Çalışkanız” ama atamalara gelince bu konumumuza bakan yok. Eğer hakemsen doğacaksın ve öleceksin. Avrupa ve Dünya Şampiyonası’nı yükselsen de rüyanda görürsün.

HERHALDE TANIMIYOR

Murat Aksu’nun arkasında bir bilen kim, bilmiyorum ama, başkan adayı olarak ortaya çıkmaya hazırlanan Metin Keçeli için kullandığı “Çakma Aday” sözü ona pahalıya patlayabilir. Metin Keçeli, Beşiktaş uğruna ölümden dönmüş, iflas etmiş ve yöneticilik dönemini başarıyla sonlandırmıştır. Tanımayanlar olabilir. Ama Murat Aksu’nun tanımaması gibi bir mazereti olamaz.

DAUM-AYKUT

“Fenerbahçe’nin, bir forvet ya da orta saha elemanına ihtiyacı var.“, “Fenerbahçe’nin gündeminde şu anda bir transfer faaliyeti yok.” Bu iki açıklamanın sahipleri başlıkta. Fenerbahçe’de neler oluyora gelince. Siz karar vereceksiniz.

ARDA ABİ!

22 yaşında olabilirsin. Ama Galatasaray kaptanısın. Artık büyü, ya da olduğun gibi kal. Çünkü sen meziyetlerinle hayata esprili bir tarzda da yaklaşabilirsin. Dolduruşa gelme, Fenerbahçe marşı ile ilgili verdiğin demeçle geldiğin yeri tekmelemeye başladın. Bu da sana yakışmıyor.

GÜİZA İLE SEMİH

İspanyol futbolcunun sözleşmesinde yok yoktur sanıyorum. Ama Semih genç takımdan yetiştiği için “bizim çocuk” muamelesi görüyor. Opsiyon spekülasyonu ise buradan kaynaklanıyor. Aurelio’ya bunu uygulamayan Fenerbahçe, yerli diye Semih’e ikinci sınıf muamele yapıyor ve de ayıp ediyor.