Yılların izini yüzünüzden silin

Ultrason ve radyofrekans cihazları, günümüzde estetik ve medikal uygulamalarda öncelikle tercih ediliyor. Mesela VShape! Cerrahi olmayan bu teknik yüz konturunu toparlıyor, yanakları kaldırıyor, çizgiler ve kırışıklıkları düzeltiyor. Ya da ClearLift: Boyun ve dekolte bölgesine gençliğini yeniden kazandıran uygulama. Dr. Mustafa Karataş'a kulak verin

Yılların izini yüzünüzden silin

Kadınların en çok aradığı yüz tipi, V şeklidir. Doğu Asyalı kadınların sahip olduğu V yüz şekli, bir güzellik standardı olarak kabul ediliyor nicedir. Reese Witherspoon, Katie Holmes, Jessica Alba, Charlize Theron... Bu güzel kadınların en önemli ortak noktası, V tipi yüz şekli. Gençlik yıllarında genellikle herkesin yüzü ‘V’ şeklindedir, yani ters üçgendir. Buna ‘gençlik üçgeni’ de deniyor. İlerleyen zamanla birlikte bu üçgen kayboluyor. Elmacık kemikleri düzleşiyor, çene belirgin şekilde aşağı sarkıyor. Yüz, dikdörtgen hale geliyor. Ayrıca dudak kenarları ve göz çevresi kırışıyor, yüzde üzgünmelankolik bir görünüm oluşuyor. Aynaya baktığınızda aynı yüzü görüyorsunuz aslında ama her nasılsa bir şeylerin değiştiğini fark ediyorsunuz. Tam olarak tanımlayamadığınız bu değişim, yüzün şeklinin değişmesidir gerçekte. Bizi yaşlı gösterenin kırışıklıklar ve ince çizgiler değil, değişen yüz şeklidir.

RÖPORTAJ: Esra ÖZÜBEK

Cerrahi müdahale değil!

Şükürler olsun ki artık yüzümüzün şekli gençliğimizde olduğu görüntüye kavuşturuluyor. VShape sayesinde. Bu, ultrason ve radyofrekans sistemlerinin birlikteliği. Gerçekten etkili bir teknoloji. Hem de yüzün her bölgesinde. Dr. Mustafa Karataş, VShape’in etki alanlarını anlatıyor; “Boyun ve gıdı bölgesini sıkılaştırır, belirginliğini kaybeden yüz konturunu toparlar, yanakları yukarı kaldırır. Çene altı, boyun ve yanak bölgesindeki cilt, elastikiyetini yeniden kazanır. Burun ve dudak hattı kırışıklıklarının görünümü düzelir, göz çevresindeki cilt sıkılaşır, göz kenarındaki kazayağı çizgileri hafifler.”

Cerrahi müdahale değil!

VShape yöntemi, cerrahi müdahale değil. Isıtıcı kavitasyonel dalgalarla da çalışmıyor, bu sayede yüz bölgesinde yan etkiye yol açmıyor. Cildin yüzeyine zarar vermeden kontrollü bir onarım sağlayan işlem, derinin alt dokularında gerçekleşiyor. Dr. Karataş anlatıyor; “Uygulama sırasında bölgeyi uyuşturmak gerekmiyor. Çünkü yöntem, masaj rahatlığında ve sıfır acı hissi ile yapılıyor. Ayrıca hızlı bir işlem: Tek seans yaklaşık 20 dakika sürüyor. Genellikle ilk uygulamada etkileri görülüyor. İstediğiniz sonuçlar da üç-beş işlemin ardından geliyor. Seanslar, 10-15 gün ara ile yapılıyor. Üstelik işlemden hemen sonra rutin hayata devam edebiliyorsunuz. Sonuçlar kalıcı oluyor. Bu sayede takip eden yıllarda sadece bir seans yaptırmak, alınan sonucu korumada çok etkili oluyor.”

Bir yol daha var: CLEARLIFT

Küçük çizgi ve kırışıklıkların, büyümüş gözeneklerin, göz çevresindeki mor halkaların, iz ve lekelerin görünümünü azaltarak derinin yapısını iyileştiren bir yöntem daha bulunuyor. Adı, ClearLift. Dr. Mustafa Karataş son dönemlerde adından söz ettiren yeni uygulamayı şöyle anlatıyor; “Özetlemek gerekirse ClearLift, cildi, dış katmanına zarar vermeden yeniler. Cilt yüzeyinin altı, lazer uygulamasıyla hareketlendirilir. ClearLift dermal tabakaları temizleyerek cildi adeta siler. Ayrıca doğal kolajen birleşimlerini kullanarak kırışıklık ve çizgileri azaltır.” İşlem basit: Lazerin ısıtıcı etkisi, cilt altındaki dokulara 3 mm nüfuz ederek kolajeni artırıyor, cildi güçlendiriyor. Üstelik ClearLift; boyun ve dekolte bölgesine de tazelik-gençlik kazandırabiliyor.