Yine aşığım ve evlenmek niyetindeyim!

Sadıka Sabancı ile evliliğin eşiğinden dönen ünlü şarkıcı Cenk Eren içini Oya Germen'e döktü

a
a
Pazar, 14 Kasım 2010 - 05:00


Yine aşığım ve evlenmek niyetindeyim!

OYA GERMEN

oyagermen@hotmail.com

Yarın akşamdan itibaren, ilgiyle izlenen ‘Yemekteyiz’ programında, ünlülerden oluşan bir grubun kıyasıya rekabeti başlıyor... Evini ve yemek yapmayı çok seven dostum Cenk Eren de yarışmacılar arasında... Onunla sahibi olduğu ‘My Pavyon’da buluştuk... Karşımda, her zamanki nezaketi ve güleryüzüyle oturan arkadaşımın hayatında neler oluyormuş neler...

Sır gibi sakladığı yeni ilişkisini ilk kez benimle paylaştı... Babasını kaybettikten sonra hayatın gerçeklerini anladığını, sanat dünyasında neden kalıcı dostluklar kurulamadığını, özlemlerini, hayallerini, geçmiş ilişkisindeki kırgınlığını anlattı... Tüm açıklığı ile... Yeni aşkını medyadan gizlemek için aldığı önlemleri de...

Yarın akşam, Yemekteyiz programı başlıyor. Senin de içinde olduğun ünlüler grubunda; çekimler esnasında, neler yaşandı merak ediyorum?

Vallahi çok güzel bir yarışma oldu. Hepimiz çok iddialıydık. Çok eğleneceksiniz o kadarını söyleyeyim!

 Hadi biraz dedikodu yapalım... Nur Yerlitaş neler hazırladı mesela?

Nur inanılmaz şıklıkta bir masa kurdu. Yalnız masasında ekmek- tuz yoktu.

 Menüsünde neler vardı?

Çok güzel balık, enginar, un helvası...

Nur çok lezzetli Osmanlı yemekleri yapar. Ajda’nın doğum gününde getirdiği etin ve pilavın lezzetini unutamıyorum...

Osmanlı yemeklerini ben yaptım canım! Sahi Ajda neden kilo almıyor, gayet güzel yemek yediği halde?

Tam bir gurme Ajda. Müthiş damak tadı vardır. Ama dikkatlidir!

Onunki zor bir hayat olsa gerek. İnanılmaz bir fizik yapısı var. Türkiye’de başka var mı? Ben göremiyorum.

Müthiş bir disiplini var...

Ona da fenalık geldi herhalde, bu kadar disiplinli yaşamaktan. Sana bir şey söyleyeyim mi; Ajda şöyle bir dağıtmak istiyor, hissediyorum. Disiplinli yaşamaktan kurtulmak, ‘Yeteeerrr’ demek istiyor. Benim gözlemim tabii...

Senin delirdiğin zamanlar oluyor mu?

Deliriyorum tabii. Şov dünyasında, sanatçı, oyuncu ne olursan ol hafif bir tahtan eksik olur ya... O eksik tahta olmasa bu dünyanın içinde olamazsın...

Söyle bakalım, bu aralar aşk var mı hayatında?

Bende aşk olmaz mı ya... Doğdum, annemin kucağına verirlerken aşk diye ağlamaya başladım!

Lafı çevirme, sadede gel...

Aşk olsun diye uğraşıyorum. Aranmaktayım. Yaklaştığını hissediyorum...

Nasıl bir hissediş bu?

Jestler var, bakışlar var, mesajlar var. Benim gönderdiğim mesajlar...

Hiç gerçek aşk var mı etrafta, varsa anlat biraz ferahlat içimizi!

Uzun soluklu, seviyeli ilişkilere tanık oldum ben neyse ki! Bir tanesi şu an karşımda, onunla röportaj yapıyorum. Ama o ilişki de bitti ne yazık ki...

Her bitiş, yeni bir başlangıçtır...

Niye başımıza geliyor biliyor musun? İyi niyetliyiz. Sevgiye aç olan insanlarız. Çabuk kapılıp gidiveriyoruz. İnce eleyip sık dokumadan... Çünkü bizler çok yalnız insanlarız. Çıkarsın sahnede işini yaparsın, eve gidince tek başına kalırsın. Bir süre sonra yalnız kalmaktan kurtulmak, bir hayat arkadaşıyla hayatını paylaşmak, aile kurmak istiyorsun... Bu duyguların telaşı ve acelesi ile, verdiğin kararla; çocuk yapmak ve aile kurmak istiyorsun. Aceleyle verilen kararların sonu hüsran oluyor...

Sadıka Sabancı ile başladığın beraberliğe, fazla düşünmeden mi karar vermiştin Cenk?

Öyle olduğunu söyleyemem. Biz daha sonraları anlaşamayacağımızı anlayarak bitirdik. Çünkü zaman içerisinde, birbirimize uyamadığımızı gördük.

 Özel hayatınla gündeme gelmeyi sevmezsin. Medyaya gönül kapını ilk kez Sadıka Hanım’la açtın...

Evet öyle oldu. Bir geldim, pir geldim...

Ben, o dönemin yakın tanıklarındanım. Saatlerce bu konuda konuşmuştuk ve ikiniz de evlenmek istediğinizi söylemiştiniz bana... Gayet ciddiydiniz, aniden ayrılma kararı aldınız...

Çok nedeni var. Benim için her zaman değerli bir hanımdır. Allah mutlu etsin...

İlk kez gündeme geldiğin ve evlenme kararı aldıktan sonra biten bu ilişkiden arta kalan duygularını öğrenebilir miyim?

Kırgınlıklar oluştu yüreğimde... Hayatı ve yaşamayı çok seven bir insanım ama üzüldüm yaşananlardan. Bizim dışımızda gelişen olaylar da vardı...

 Sadıka Hanım ile, Sabancı Ailesi’nin bir mensubu olduğu için ilişkiye girdiğin de söylendi...

Doğru demişler, ne kadar güzel söylemişler... Türkiye’de kim istemez böyle bir ailenin kızıyla beraber olmak? Kötü bir şeyden bahsetmiyoruz, harika bir şey bu...

 Sadıka Hanım’ın hangi özelliklerinden etkilenmiştin?

Yalnız yaşamak istemiyordum, artık bir aile kurmak istiyordum. Özlediğim hayatı, onunla yaşayacağımı düşünmüştüm. Onunla olmadı ama bir başkası ile neden olmasın? İstiyorum ve kararlıyım bu konuda...

 Baba olmak istediğin doğru mu?

Niye olmasın? Sen annesin, evlat sahibi olmanın ne kadar değerli olduğunu biliyorsun. Yaşadık işte yaşayacağımız kadar, hayatın bütün renklerini. Bir süre sonra insan daha sakin, daha dingin bir hayat istiyor. O da aileyle oluyor...

Flört döneminde olduğun kişiyle özlemlerini gerçekleştirebileceğini düşünüyor musun?

Anlaşıldı, sen ne yapıp edip ağzımdan laf almaya kararlısın! Evet, deniyoruz... İnşallah olacak...

 Peki biz ne zaman duyacağız kararınızı?

Yemin ediyorum, önce sana söyleyeceğim! Çünkü o da biraz insanları şaşırtacak birisi...

Aaaa meraktan öleceğim şimdi! Hangisi ünlü, kendisi mi, ailesi mi?

Bakıyorum hiçbir şeyi kaçırmıyorsun. İkisi de ünlü! Biraz daha ilerlesin, söylerim...

Ne zaman başladı bu ilişki?

Üç dört aya yakın bir süre önce başladı. Bodrum’da alevlendi. Sonra bir karavan seyahati yaptık.

Karavan seyahati mi! Biraz da aynı evde yaşamak gibi mi oldu?

Yani... Nispeten... O karavanda yaşamayı çok seviyor. Çok keyifli bir yolculuktu. Baş başa değildik ama, çok yakın dostlarımız vardı.

Nasıl duyulmadı peki?

Önlem aldım! Seyahat boyunca, herkesin cep telefonlarını kapattırdım, fotoğraf çekmesinler diye...

Hepsine dinletebildin mi sözünü?

Onlara altı gün dünyadan uzaklaşalım, ilişkimizi keselim dedim. Bir telefon açık kalsın, o da ailelerimizle görüşmek için... Yani tek açık kalan telefon benimki olacaktı! Hepsi telefonlarını benim numarama yönlendirdiler ve topladım telefonlarını! Sonra hakikaten hoşlarına gitti. Altı gün boyunca, TV yok, gazete yok...

Tatil sonrası, fısıltı gazetesi devreye girmedi mi?

Kimse bir başkasına anlatmadı. Onlar gerçek dostlar ve edepli, saygılı insanlar. Rica ettik, duyulsun istemiyoruz dedik. Anlayışla karşıladılar...

İlişkinizin adını koymaya, pek uzun bir süre kalmadığı görülüyor...

Benim işlerimden ve yoğunluğumdan dolayı, ufak tefek tartışmalarımız var. Her şeyi yoluna koymak istiyoruz. Başka bir şey yok mu, aşktan başka soracağın?

Bak ilk defa neler anlattırdım sana. Peki siz hiç baş başa kalmadınız mı?

Ne demek istiyorsun? ‘Seks yaptınız mı?’ya mı getirmek istiyorsun?

O da var ama, sadece onu sormuyorum. Baş başa kalmadan nasıl tanırsın?

Tanımak için illa da seks yapmak gerekmez. Konuşmalarıyla, paylaştıklarınızla anlarsın karşındakini...

Gözlerinde, özlemini duyduğun hayatı yakalamakta olduğunu anlatan bir ifade görüyorum...

Doğru görüyorsun! Az bir şey kaldı halletmemiz gereken, ikimiz için de...

Az önce konuşurken, kulak misafiri oldum. My Pavyon şarkıları projesi nedir?

Geçen yıldan beri My Pavyon büyük sükse yaptı biliyorsun. Şarkıları albümde toplamak istiyorlar. Tanju Okan şarkılarını hazırladım ama hala stüdyoya girip okuyamadım. Bir mekan daha açacağım. Buradaki işlerimden başka, İstanbul dışı ekstralara gidiyorum. Hala en fazla ekstraya giden erkek şarkıcıyım.

(Bu röportaj 07.11.2010 tarihli Pazar Postası'ndan alınmıştır.)

5