Yoğun güvenlik altında Nevruz

Baharın gelişi tüm yurtta kutlanıyor. Bazı yolların kapatıldığı İstanbul'da da yoğun güvenlik önlemleri dikkat çekiyor

Yoğun güvenlik altında Nevruz

Barış ve Demokrasi Partisi'nin İstanbul'daki Nevruz kutlaması Zeytinburnu'ndaki Kazlıçeşme Meydanı'nda yapıldı. Kutlamaya katılanların sayısı polis tarafından 70 bin olarak verilirken, kutlama komitesi 200 bine yakın kişinin alanda bulunduğunu açıkladı.

Kutlama için Kazlıçeme Meydanı'na gelişler saat 08'den itibaren başladı. Gelişler saat 12.00'ye kadar sürdü. Kutlama için oluşturulan sahneden müzik yayını yapıldı. Kutlamanın saat 11.30 sırlarında başlaması planlandı. Ancak kalabalık yüzünden izdiham yaşandı. Gelenlerin çoğunluğu sahneye yığıldı. Bu yüzden kutlamalar yarım saat geç başladı.


Kutlama boyunca İstanbul genelinde 10 bin polis görev yaptı. Meydan girişinde ve çevresinde polis geniş güvenlik önlemleri aldı. Polis, meydanı helikopter ile havadan da kontrol altında tuttu. Polis kamera ve fotoğraf makineleri ile meydandan görüntü aldı. Meydan MOBESE kameraları ile de izlendi.

Polis meydana girişi üç noktadan sağladı. Arama noktalarında içeri giren herkes didik didik arandı. Bebek arabaları, yemek tencereleri ve çocuklar bile arandı.

MÜDÜR ÇAPKIN: GÖZALTI YAPMAMAYA ÇALIŞIYORUZ

İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın da bir ara kutlamanın yapıldığı meydana geldi ve önlemleri kontrol etti. Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Hüseyin Çapkın, "Böyle günlerin ülkemize, barış, kardeşlik, ağız tadı getirmesini diliyorum" dedi. Nevruz için polise hassasiyet vurgusu yapılıp, yapılmadığı sorusunu yanıtlayan Hüseyin Çapkın, "Her sene yapılır o, önemli olan vatandaşlarımızı, kavgasız, gürültüsüz Nevruzları'nı kutlamaları sağlamaktır" diye konuştu.

Zaman zaman olay çıkaran ufak grupların çıktığını söyleyen Hüseyin Çapkın, "Bu sene olmayacak sanırım onlar" dedi. Hüseyin Çapkın gözaltı olup olmadığı sorusuna da "Böyle bir günde, mümkün mertepe, gözaltı almamaya çalışıyoruz" diye yanıt verdi. Miting alanında bulunan bazı kişiler, Hüseyin Çapkın'ı görünce yuhalamaya başladı. Polisler, Hüseyin Çapkın'ı bu gruptan uzaklaştırdı. Kutlama yüzünden Onuncu Yıl Caddesi, Zeytinburnu'na girişler, Zeytinburnu Abaya Caddesi ve Zakir Başı Sokak, Yedikule Göğüs Hastalıkları Hastanesi önü, Balıklı Rum Hastanesi önü, Kazlıçeşme pazar önü trafiğe kapatıldı.

POSTER AÇTILAR, YÜZLERİNİ SAKLADILAR

Kutlamaya katılanlar sık sık bölücü terör örgütü PKK'nın elabaşı Abdullah Öcalan ve PKK lehine sloganlar attı. Bazıları Abdullah Öcalan'ın posterlerini açtı, bazıları da Abdullah Öcalan'ın fotoğraflarının bulunduğu tişörtler giydi. Bu kişiler poşu ile örterek yüzlerini sakladı. Bazı kişiler de ellerinde terör örgütü PKK'yı simgeleyen bez parçaları taşıdı. Katılanların çoğunluğunu kadınlar oluşturdu. Kadınların çoğu yöresel kıyafetleri ile geldi. Bazı kişiler de PKK teröristlerinin dağda giydiği üniformalar ile katıldı. Sarı-kırmız ve yeşil rengi meydana hakim oldu. Bir çok kişi törene çocuklarını da getirdi. Bir çocuk kutlamalara, üzerinde Türk Bayrağı bulunan balonla geldi. Annesinin elini tutarak kalabalık içinde ilerleyen çocuğun, Türk Bayraklı balonu kalabalıktan birilerinin müdahalesiyle patlatıldı. Patlama anı dışında tüm olanlar kameralara yansıdı.

İLK ATEŞİ BİRLİKTE YAKTILAR

BDP İstanbul milletvekilleri Sebahat Tuncel, Ufuk Uras, BDP Eş Başkanı Gülten Kışanak, İstanbul BDP İl Başkanı Mustafa Avcı ve Kandil'den gelen barış grubu içerisinde yer alan Mustafa Ayhan protokoldeki yerini aldı.BDP Eş Başkanı Gülten Kışanak, Kandil'den gelen grup içinde yer alan Mustafa Ayhan'la yan yana oturdu.Nevruz kutlaması, "Barış ve özgürlük mücadelesinde hayatını kaybedenler" anısına bir dakikalık saygı duruşu ile başladı.

GÜVERCİNİ SOPAYLA KOVDULAR

Barış sembolü olarak havaya güvercin bırakıldı. Güvercinlerden bir tanesi, Nevruz Ateşi'nin yakılacağı platformun üzerine kondu. Güvercin ateşin yakılacağı sopayla uzaklaştırıldı. Nevruz ateşini BDP İstanbul milletvekilleri Sebahat Tuncer, Ufuk Uras, BDP Eş Başkan Gülten Kışanak ve Kandil'den gelen Mustafa Ayhan birlikte yaktı. Ateşin çevresinde halay çekildi.Barış İçin Vicdanı Ret Platformu üyesi bir grup da kutlama katıldı. Gruptakiler "Askere gitme kardeş kanı dökme" pankartı açtı ve "Biz orduya sadece fındığa gideriz" sloganları attı. Bir grup da "Karadeniz gençliği. Gürcü, Laz, Rum, Çerkez, Arap, Türk, Kürt, Ermeni yaşasın halkların kardeşliği" yazan pankart açtı.

'GELECEK YIL DAHA ÇOĞALACAĞIZ'

Tertip Komitesi adına söz alan Rıza Taşdelen, Kürt sorununun asıl muhatabının Kürt halkı ve Abdullah Öcalan olduğunu belirterek, "Sorun Amerika ve Avrupa Birliği ile işbirliği ile çözülemez. Sorun bu coğrafyada çözülür. Kürt halkının sesini duymazlarsa, sorun çözülemez. Önümüzdeki süreç, barış ve kardeşlik yılı olsunö dedi. Sebahat Tuncel de Kürt sorununun muhatabının alandaki Kürt halkı olduğuna dikkat çekerek, "Başbakan'a sesleniyorum, gelin bu halkı dinleyin. Bu halkın onuru ile oynamayın. Bu halk artık öteki ve tutsak olmak istemiyor. Dilini kimliğini istiyor. Çocuklarının ölmesini istemiyor. Halkımızın sesine kulak verilse, Kürt sorunu çok kısa sürede çözülür. Eğer bu hükümet Ermenilerin, Kürtlerin, işçilerin sorununu çözmek istemiyorsa, artık gitme zamanı geldiğini bilmesi gerek. Yetkililere de sesleniyorum. Gelecek yıl bize daha geniş bir alan versinler. Çünkü daha da çoğalarak geleceğiz" diye konuştu.

ÖCALAN'IN MESAJI OKUNDU

Anayasa değişikliğinin BDP'siz olamayacağını vurgulayan Ufuk Uras, "Biz Ergenekon Cumhuriyeti için değil, demokratik cumhuriyet için mücadele ediyoruz. Kürt sorununun çözümü ile Türkiye'deki işsizlik ve yoksulluk da çözülecek. Sol, Kürt hareketi ile birlikte mücadele eder ise soldur" dedi. Daha sonra Abdullah Öcalan'ın, avukatları aracılığıyla gönderdiği, Nevruz mesajı okundu. Abdullah Öcalan, "Barış ve demokrasi umudunun hala var. Dilerim barış süreci Ortadoğu'ya ve dünyaya örnek olur" dedi.

PKK VE ÖCALAN SÜRECE DAHİL EDİLMELİ

Gülten Kışanak, 40 dakikalık konuşmasında, özetle şunları söyledi:"Direnen, onurlu ve mücadelen bir an olsun vazgeçmeyen halkımızın Nevruz'unu kutluyorum. Ortadoğu ve Kafkaslar'da birçok halkın kutladığı bayram. Tüm halklara Nevruz selamı gönderiyorum. Nevruz'u her halk, kendi kimliği, gelenek ve diliyle kutuluyor. Kürt halkı açısından Nevruz, Demirci Kawa'dan bu yana, direniş ve mücadele günüdür. Zulme boyun eğmeyen bir halk olarak sizlerle gurur duyuyoruz. Mazlum Doğan şahsında, tüm Nevruz şehitleriyle gurur duyuyoruz. Bu mücadeleyi başarıya ulaştırmaya söz veriyoruz. Köyleriniz yakıldı, yıkıldı. Metropollere gittiniz. Yoklukla mücadele ettiniz. Ama dilinizden, kültürünüzden taviz vermediniz. Asimilasyon politikaları karşısında dimdik ayakta durdunuz.

17 bin faili meçhul cinayet işlendi, 5 bin kayıp var. Ancak sizler barış mücadelesinden geri durmadınız. Sizi bunun için de kutluyorum. Tüm acılara rağmen, Türk, Laz, Çerkez kardeşlerimizle yan yana barış içinde yaşama mücadelesini verdiniz. Bu kardeşlik duygusu için de kutluyorum. 2010 yılı nevruzun Türkiye’ye barış, kardeşlik ve demokrasi getirmesini, bu nevruzun çözüm nevruzu olmasını istiyoruz."Yüksekova'da da nevruz ateşi yaktık. Size orasının direniş, mücadele ruhunu getirdim. Bugün Amed'de de bir ateş yakıldı. Bu ateş dileriz, buz tutmuş yürekleri ısıtsın. Bu halkın sesini duyurmasını sağlasın. Aslında Kürt sorununu çözmek zor değil. Ankara'da bu halkın taleplerini duyacak vicdanlı, adalet duygusuna sahip ve cesur bir muhataba ihtiyacımız var. Bu halk barışa hazır.



Eksik olan buna yanıt verecek Ankara'da bir muhatap. Kim ki bu sorunu çözmek istiyorsa, bizim kapımız ona sonuna kadar açık. Gerçek ve kalıcı bir çözüm istiyorsanız, sayın Öcalan’ı ve PKK'yı bu sürece dahil etmek zorundansınız. Biz bunu büyük bir samimiyetle söylüyoruz. Çünkü gerçek bu. AKP’nin samimiyetine inanmıyoruz. Açılım konuşulduğundan beri, 2 bini aşkın insan tutukladınız. Bu çözümsüzlükte ısrar ederseniz, bundan önceki iktidarların gittiği yere siz de gideceksiniz.

'ÇÖZMEK İSTEDİĞİNİZE KİMSEYİ İNANDIRAMADINIZ'

8 aydır kimseye, bu sorunu çözmek istediğinize inandıramadınız. Bizi de inandıramadınız. Bu süreçte halkımıza, partimize, sıkıyönetim dönemlerinde görülmemiş uygulamalar yaptınız. Çocuklarımızı cezaevine yolladınız. Belediye başkanlarımızı, kelepçe geçirip sıraya dizdiniz. Eğer samimiyetinizi göstermek istiyorsanız, tutukladığınız tüm arkadaşlarımızı serbest bırakın. Önce zihniyet değişmeli. Ya sev ya terk et diyen zihniyet değişmeli. Göçmen olarak gelen ve Türkiye'de çalışan Ermeni kardeşlerimizi kap dışarı etmek isteyen zihniyet de aynı zihniyet. Darbe anayasası değişmeli. Ama AKP'nin bunu değiştirmeye niyeti yok. Sadece yama yapmak istiyor. Hükümete sesleniyorum. Eğer anayasayı tamamen değiştirmeyecekseniz, hiç değilse çok acil demokrasi sorununa çözüm olacak maddeleri koyun. Hiçbir ülkenin anayasasında anadile yasak konulmamıştır. Sadece Türkiye'nin 1982 Anayasası'nda var. Anayasa'nın 42. Maddesi'ni kaldırın. 42. Madde'de, 'Hiç kimseye Türkçe dışında bir dil anadil olarak öğretilemez' diyor. Eğer AKP'nin zerre kadar samimiyeti varsa bu madde değiştirilmeli.

'ASKER VE GERİLLA ANNELERİNE SELAM YOLLUYORUM'

Terörle mücadele yasası kaldırılmalı. Bu yasa 70 yaşındaki dedeye, 13 yaşındaki Berivan'a terörist muamelesi yapıyor. Bu yasanın kendisi terörist bir yasadır. Seçim barajının da acilen indirilmesi lazım. Asker annelerine, gerilla annelerine, barış annelerine, buradan barış selamı gönderelim. Kimsenin sizin saf ve temiz duygularınızı istismar etmesine izin vermeyin. Eğer gerçekten anneler ağlamasın deniyorsa, barış politikasını hep beraber hayata geçirelim."
 

DİYARBAKIR'DA 200 BİN KİŞİ

Diyarbakr'da Barış ve Demokrasi Partisi'nce (BDP) düzenlenen nevruz kutlamasına yaklaşık 200 bin kişi katılırken alanda Abdullah Öcalan posterleri ve PKK flamaları açıldı. PKK ve Abdullah Öcalan posterleri taşınırken, Öcalan’ın resminin bulunduğu ve üzerinde ‘Öcalansız dünyayı başınıza yıkarız’ pankartı dolaştırıldı. Sık sık PKK ve Öcalan lehine sloganların atıldığı kutlamada alana ölen bazı PKK'lılar ile patlamalarda ölen çocukların fotoğrafları asıldı.

Kutlamada ilk konuşmayı yapan Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı BDP'li Osman Baydemir, “Kürdün Türke, Türkün Kürde kurşun sıkması haramdır. Artık birbirimize karanfil uzatmanın vakti gelmiştir. Gerilladan, askere kurşun değil karanfil, askerden gerillaya operasyon kurşun değil karanfil uzatmanın vakti gelmiştir. Türk ve Kürt annelerinin kucaklaşmasının vakti gelmiştir. Daha fazla zaman kaybetmek yazıktır günahtır” dedi.

TUĞLUK: ÖCALAN SİYASİ İRADEMİZDİR

DTP’nin kapatılmasıyla milletvekilliği düşürülen siyasi yasaklı Aysel Tuğluk, kornuşmasında 2010’da yeni bir sürece girdiklerini belirterek, “Önümüzdeki süreç açısından da bu halk asla onurundan vazgeçmeyecek, asla özgürlüğünden vazgeçmeyecek” dedi.

Kürt sorununda sanki bir muhataplık krizi varmış gibi davranıldığını belirten Aysel Tuğluk, “Bu yapılan bilinçli bir şeydir. Sayın Başbakan bir kaç gün önce diyor ki, muhataplık yetkisine ancak Meclis karar verir diyor. Biz bu sorunun çözümünde sayın Öcalan’ı PKK’yı muhatap gösteriyoruz diye bizi eleştiriyor sayın Başbakan. Sayın halkımız size soruyorum, Kürt halkının muhatap sorunu var mıdır? Sayın Başbakan muhataplık ve müzakere yetkisi sadece Meclis’e ait değildir, bu halka bu topluma aittir. Bu halkın sayın Öcalan bizim siyasi iredimizdir” dedi.

6