Yok saymak

Cuma, 18 Haziran 2010 - 05:00

Şimdi ne olacak? Prof. Mehmet Haberal 9 Hakim’i dava etti ve kazandı. Gerçi daha temyiz var ama diyelim ki o da tamam.

Bu durumda ne olacak?

O 9 Hâkim, “Yetkilerini aşmış ve adli hata yapmış”mı sayılacak?

E herhalde.

Eğer öyleyse o 9 Hâkimin verdiği karar ne olacak? “Yok”mu sayılacak?

Eğer “yok” sayılacaksa, Prof. Haberal’ın tutukluluk hali devam mı edecek?

Nasıl olur?

***

Gelelim öbür meseleye. Hani şu Anayasa Mahkemesi’nde açılan iptal davâsına.

Hüseyin Çelik iyi söylemiş: Beğenmesek de karara uyarız demiş. Yâni Mahkeme Kararını yok sayamayacaklarını şimdiden ilân etmiş ve muhtemel bir krizi peşinen önlemiş.

Çok güzel.

Yani Osman Can kararı “yok” sayınız diyor, Hüseyin Çelik hayır, sayamam diyor.

Bakalım şimdi, 148. madde’de ne yazıyor, bir daha okuyalım:

- Anayasa Mahkemesi, Anayasa değişikliklerini sadece şekil bakımından inceler ve denetler.

Yani, “esas’a giremez.”

***

Peki, girerse ne olur?

Kitap onu yazmıyor.

Yetkisini aşarsa, nedir yaptırımı? Öyle ya... Bu bir adli hata ise, ben ne yapmalıyım:

- Kararı “yok” saymalısın.

- Sayamam. Kaos çıkar.

- Hayır... Kaos zaten kararın bizatihi kendisinde var.

Tartışmalar bu minvalde.

***

Ama görüyor musunuz, ne biçim bir anayasa yazılmış...

Böyle madde olur mu?

Keyfî hareket edemezsin diyor ama edersen yaptırımını söylemiyor... Meclis’in üstüne çıkamazsın diyor ama çıkarsan cezasının ne olacağını belirtmiyor.

Ne yapalım?

Yenisi yazılana kadar mevcut Anayasaya uymaya mecbursunuz. Tıpkı beğenmediğiniz mahkeme kararlarına bile uymaya mecbur olduğunuz gibi.