Yüzgöz olduk

Salı, 26 Ocak 2010 - 05:00

İki taraf da yıllardır yalan söyledi.

Öyle ya.

Camilerin kapatılıp yerine tiyatro okulu açılacağı ne kadar yalan idiyse, mini etekli kızların bacaklarına kezzap atıldığı da o kadar yalandı.

Gazeteler zaten tüy dikti.

Mesela “kurban kesimi yasaklanıyor” palavrasıyla mütedeyyin kitleler nasıl kışkırtıldıysa, “iki türbanlı kız kapkaç yaptı” türünden haberlerle de güya laiklik taslandı.

***

Kimse kimseye inanmadığı için artık hem darbe arsızı olduk, hem cami hırsızı.

General Başbuğ dert yanıyor:

- Düşmana Allah Allah diyerek saldıran bir ordu, Allah’ın evini bombalar mı?

Elbette ki bombalamaz.

Ama bu bombalama lafı nereden çıkmıştır? Sahiden Plan’ın içinde mi vardı, sonradan birisi mi ekledi, yoksa gazeteler mi uydurdu?

Başbuğ henüz soruşturma aşamasında olunduğu için şimdilik bunu söylemiyor. Ama en birinci derdi, kimin sızdırdığı’dır galiba.

Mazruf ikinci planda... mı?

Yoksa bana mı öyle geliyor?

Her neyse.

***

Ben onu bunu dinlemem, en büyük komutanın sözüne güvenirim. Başbuğ eğer “darbecileri temizleyeceğim” ya da “temizledim” derse ben de “sağ ol komutanım” der havada üç takla atarım.

Belli ki Paşam birilerine fena kızmış ve haklıdır da ama kime kızdığı anlaşılmıyor.