Ferhan Kaya Poroy

//icdn.posta.com.tr/images/{aspect}/2017/01/17/8170735.ferhan_kaya_poroy_41.png

Yüzleşme zamanı

Cumartesi, 07 Ağustos 2010 - 05:00

Ödevlerle yüzleşme zamanı geldi. Kimbilir, belki de çalışkan birçok öğrenci ödevlerini okul kapanır kapanmaz yapıp bitirdi ama ne yazık ki biz o öğrencilerden olamadık bu yıl. Bitip tükenmek bilmeyen hastalıklar zinciri, arkasından da biraz tatil, dinlence derken ağustosu bulduk. Karşımızda okunacak kitaplar, yapılacak ödevler bizi beklerken, her gün bir azap içinde “Bugün acaba nereden başlasak?” diye düşünüp duruyoruz. Kısır döngüden çıkıp icraata geçmek için pazartesi gününü milat yapmaya karar verdik. 9 Ağustos Pazartesi günü başlamak kaydıyla bir ders programı hazırladık. Sabahları yarım saat kitap okuma, ardından biraz ders, oyun, havuz, öğle yemeği, kısa bir dinlenme, ardından yine kitap okuma saati ve yarım saat de ders yapılacak. Hafta içi bu programa uyulacak. Hafta sonları sadece kitap okuma saati yapılırken, ders saatleri uygulanmayacak. Bizimkiler şimdilik motive oldu. “Bu kadar dinlendik, günde 1 veya 1.5 saat de ders yapabiliriz” diyorlar. Bakalım göreceğiz, gerçeklerle yüzleşince de aynı rahatlığı gösterecekler mi?

Tatille ilgili vicdanımızı zorlayan en önemli olaylardan biri de yatma saatleri. Ben yatma saatine çok özen gösteren bir anne olarak (Bu hem kendim hem çocuklar için geçerli. Çünkü büyüme hormonu erken yatan çocuklarda çok daha fazla salgılanıyor. Ayrıca anne baba da çocuklar yattıktan sonra kendine çok daha fazla zaman ayırıyor) yaz döneminde gerçekten çok zor günler yaşıyorum. Kışın her akşam en geç saat 20.00’de hiç itirazsız yatağa giren çocuklarım yazın her gece yatış saati pazarlığı yapıyor. ‘Anne n’olur biraz daha, şu filmi de seyredelim, 1 saat daha oynayalım vs...’ bahaneleri bitmek tükenmek bilmezken, yatma saati 22.00 hatta bazen 23.00’ü bile buluyor. Ağustos kararları kapsamında yatma işini de düzene sokmaya karar verdik. Pazarlıktan kurtulmak için de yatış saatini 22.00 olarak belirledik. Aslında çok geç bir saat ama İstanbul’un sıcaklarını, çocukların kış boyu düzenli yatıştan iyi hallerini göz önünde bulundurursak, bir aylık izni hak ettiler diye düşünüyorum. Herkese iyi haftalar...