Zafer Algöz, Özkan Uğur, Can Yılmaz: Cem Yılmaz röntgen filmi çekse oynarız

‘Arif V 216’ dün vizyona girdi. Film seyirciyi uzay çağı ile 1960’lar arasında, zaman yolculuğuna çıkarıyor. Başrol oyuncularından Zafer Algöz, Özkan Uğur ve Can Yılmaz ile bir araya geldik. “Cem Yılmaz’a ‘Hayır’ deme lüksünüz var mı?” sorusuna da cevap aldık: Cem Yılmaz röntgen filmi çekse oynarız

06 Ocak 2018, Cumartesi 05:00
A A
Oya Çınar
oya.cinar@posta.com.tr


Son zamanların en beklenen filmi, ‘Arif V 216’ izleyiciyle buluşuyor...

Özkan Uğur:
Eğlenceli ve romantik bir film oldu. Önce şuna açıklık getirelim: Bu film ‘Gora’nın devamı değil. Başka bir hikaye. ‘Gora’daki karakterler yine var ama olay uzayda geçmiyor.

Can Yılmaz: Senaryo yazılırken de hep birlikte çalışıyoruz aslında. Boş kağıt aşamasında buluşmalarımız başlıyor ve herkes ortaya bir fikir koyuyor. “Senaryo bitti, gelin oynayalım” durumu olmuyor.

Zafer Algöz: ‘Gora’da Arif uzaya gidiyordu. Şimdi oradaki arkadaşı robot 216 ile dünyaya geliyorlar. Ama yazık, robotçum da orada sadece eski Türk filmlerini izlemiş. Dünyayı da o gördüklerinden ibaret sanıyor. Özkan Uğur: Seyredenler zamanda yolculuk yapacak. Kostümler de 60’lardan. Hepsini çok iyi araştırarak dersimize güzel çalıştık.



İnsan setinizde kahkaha gırladır diye düşünüyor. Öyle mi gerçekten?

Özkan Uğur:
Eğleniyoruz ama işimizi de ciddiye alıyoruz. “Motor” denildiğinde eğlence biter, iş başlar.

Can Yılmaz: Öyle bir lüksümüz olamıyor aslında. Her şeyden önce ciddi para harcanıyor. Zamana karşı yarışıyorsun.


1960’LARIN DOKUSUNU BULMAKTA ZORLANDIK


Yine de trajikomik olaylar yaşanıyordur...

Can Yılmaz:
Hiç unutmam, ‘Gora’da setimiz gerçekten yanıyordu. Ozan Güven geldi, “Abi ne güzel yapmışlar, gerçek gibi” dedi. “Oğlum ne güzeli, set gerçekten yanıyor” dedik.

‘Arif V 2016’nın setinde neler yaşadınız?

Zafer Algöz:
Özkan Abi’nin bir uçak sahnesi var. Aklıma geldiğinde hâlâ krize giriyorum gülmekten. Arkadan çekiliyor. Özkan Abi’ye, “Uçağı kullanıyor gibi yap” deniliyor. Uçağın içine düğmeler koymuşlar. “Motor” dendiğinde Özkan Abi düğmeleri çeviriyor. Meğer yapıştırmışlar, her çevirdiği düğme elinde kalıyor. İki-üç avuç düğmeyle iniyordu uçaktan.

Özkan Uğur: Saydım bir seferinde 140 adetti. Müthiş gülmüştük. Kardeşim çevirmeli yapsanıza şunu. Benim ne kabahatim var! Hahaha.



Bu kez Can Yılmaz’ı Eryetiş Yalçın olarak izleyeceğiz, değil mi?

Filmin tamamında büyük bir yer kaplamıyor Eryetiş. Ama bu kez ölmüyorum, filmin sonuna kadar varım. Hatıra olsun diye oynuyorum. Çok şükür biraz yeteneğim de var.

Özkan Bey, sizin karakteriniz Garavel artık efsane zaten...

Garavel bilge kişi. Bu kez Arif’e yardımcı olmak için dünyaya geliyorum. Dostluk ve kardeşlik devreye giriyor. Arif’in yanında olup 216 gezegenini kötü adamlardan kurtarmaya çalışıyorum.

Zafer Bey, sizi de Pertev oyuncaklarının sahibi Besim karakterinde izleyeceğiz...

60’lı yılların oyuncak fabrikatörü Besim Toker rolündeyim. Besim değişik bir arkadaşımız malum, 216 robotunu görünce direkt, “Acaba bu robotu nasıl paraya çevirebilirim?” hesabına düşüyor.

60’ların dokusunu bulmak zor olmadı mı İstanbul’da?

Zafer Algöz:
Hem nasıl... O tarihi binaları ve sokakları bulmakta bayağı zorlandık. Bulabildiğimiz kadarıyla sokak çekimlerini hallettik. Ama cehennem sıcağına rastladığı için o da zorladı bizi.


‘ARİF V 216’DA YEŞİLÇAM’A SAYGI DURUŞU VAR


Cem Yılmaz’dan rol teklifi geldiğinde “Hayır Cem” deme lüksünüz var mı?

Özkan Uğur:
Cem bize uyacak karakterleri çok iyi biliyor. Hatır işi gibi rol yazmıyor zaten.

Zafer Algöz: Cem’in asla vasat bir film yapmayacağını bildiğimiz için, “Gel röntgen filmi çekelim” dese oynarız.

Filmde Filiz Akın, Ayhan Işık, Sadri Alışık gibi karakterleri de izleyeceğiz. Yeşilçam’a selam mı gönderiyor ‘Arif V 216’?

Özkan Uğur:
Kesinlikle. Bir saygı duruşu diyebiliriz. Ve o karakterleri arkadaşlarımız öyle güzel canlandırdılar, Farah Zeynep Abdullah öyle bir Ajda Pekkan oldu ki hepimiz şapka çıkardık. Tabii orada Ajda Pekkan’ın desteğini anmadan olmaz. Birebir yardımcı oldu.


ALMAYI BİLENE FİLMİMİZDE MESAJ ÇOK


Bir de “Hiç sosyal eleştiri yok, toplumsal içerikli filmler yapmıyor” diyenler var...

Can Yılmaz:
Bizim filmlerin şöyle bir talihi var. Başta kimse sevmiyor, direkt kötü diyorlar. Aradan iki sene geçince yorumlar olumluya dönüyor.

Zafer Algöz: Mesaj ille de insanın gözüne sokularak verilmez. O zaman ben de şöyle sorayım. ‘Arog’daki toplumsal eleştiri hangi filmde var? Taş Devri’nde geçiyor. Orada çağ atlamaya çalışan bir kavim, bir de onlara izin vermeyen, bastıran, aşağılayan, sadece dalından düşeni yiyebilirsin diyen bir kavim var. Yedi yaşındaki çocuk bile alır o mesajı.

Özkan Uğur: Yeni filmde müthiş mesajlar var yine. İnsanlık, dostluk ve vefa duyguları üzerine herkesin derinden etkileneceği mesajlar...


BİZİM SETİMİZ HAYIR KURUMU DEĞİL


 “Cem Yılmaz neden hep aynı kadroyla çalışıyor?” eleştirisi için ne söylersiniz?

Zafer Algöz:
Cem Yılmaz filmlerinde oynamak benim için bir onur. Hiçbir zaman işi geçiştirmeden, birinci sınıf malzemeyle ve ekipmanla, Avrupa standartlarında çekilen bir sinema filminin içinde olmanın mutluluğunu yaşıyorum. İzlerken, “Vay canına!” diyorsunuz.

Özkan Uğur: İnsanların en büyük buluşu tekerlek ya da uzaya gitmek falan değil bence. Ekip halinde, anlaşarak birbiriyle çalışabilmesi.



Can Yılmaz: Adile Naşit ve Münir Özkul 10 filmin 10’unda da karı kocayı oynuyor mesela. Kimse Ertem Eğilmez’e, “Ne bu Adile Naşit ısrarı” diyor muydu?

Bir Cem Yılmaz filminde oynamak için can atan gençleri düşünün. Onlara fırsat verilmemesi üzücü değil mi?

Can Yılmaz:
Burası hayır kurumu değil ki. Rolün hakkını veren bir oyuncuyu bulan hiçbir yönetmen o riske girmez. Hele ki Cem’in filmleri gibi büyük bütçelerle yapılan işlerde mümkün değil bu.

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

;