Zamanın ötesine gitme teknikleri

Cumartesi, 18 Haziran 2011 - 05:00

2007’den bu yana İtalyan Carical Vakfı tarafından, Akdeniz ülkeleri arasında kültürel alışverişe katkıda bulunan yazar ve düşünürlere verilen Akdeniz Kültürü Ödülü (Premio per la Cultura Mediterranea) bu yıl Hiçbir Yer’e Dönüş adlı romanıyla Oya Baydar’a verildi. Akdeniz Kültürü Ödülü’nü, geçtiğimiz yıllarda Amin Maalouf, Tahar Ben Jelloun, Amos Oz, Marina Nemat, Elvira Dones, Sergio Romano, Remo Bodei, Gustavo Zagrebelsky, Giorgio Agamben gibi aydınlar almıştı.

[[HAFTAYA]]

“Anlatı” kategorisinde verilen ödülün sahibi olan Oya Baydar yazarlar, akademisyenler ve eleştirmenlerden oluşan Uluslararası Akdeniz Kültürü Ödül Jürisi’nce ödüle layık görüldü. Oya Baydar’ın ödül almasına yol açan Hiçbir Yer’e Dönüş (Ritorno a Nessun Dove) adlı roman, 2010’da İtalya’da Aquilegia Yayınevi tarafından, Alessio Calabró’nun çevirisiyle yayımlanmıştı. 1998’de Can Yayınları tarafından yayımlanan Hiçbir Yer’e Dönüş dönülen her şeyin hiçbir şey, her kişinin hiç kimse, her yerin hiçbir yer olduğu bir dönüş hikâyesi...

ZAMANIN ÖTESİNE GİTME TEKNİKLERİ

Dünya Güzelleri 1/Bi Sürü Hayvan Karikatürü

Turgay Tüysüz/O2 Yayınları

Gazetemizin Grafik Servisi Müdürü Turgay Tüysüz’ün karikatür albümü çıktı. Turgay Tüysüz ‘80’li yıllarda Gırgır, Fırt, Avni, Fırfır, Dıgıl, Laklak, GümGüm, Kirpi gibi mizah dergilerinde yazıp çizdi. Karikatür sanatını icra etmek için önce bir tarz yaratmak gerekiyor. Bu da zaman alıyor. Karikatür, kolay gözükse de aslında zor bir olaydır. Espriyi düşünmek, onu kalemin ucuyla kağıda aktarmak kolay değildir.

Turgay Tüysüz “Bi Sürü Hayvan Karikatürü” adlı kitabında hem düşündürüyor hem güldürüyor. Yaşamı; düşünenler komik, hissedenler trajik yaşarmış. Her iki durumu yaşayan karikatüristleri daha çok seviyorum. Karikatür güzel şeydir sevgili okur, sayfalar arasında dolaşırken ansızın bizi güldüren karikatürler hep olsun hayatımızda. Bu kitabı şiddetle öneriyorum.

EGZOTİK BİR ROMEO-JULİET ÖYKÜSÜ

Dahanu Yolu

Anosh Irani/Sayfa6 Yayınları

Hint-İran asıllı Kanadalı yazar Anosh Irani, kendi doğup büyüdüğü topraklarda geçen Romeo & Juliet benzeri yasak bir aşkın çerçevesinde; ezenlerin, ezilenlerin öyküsünü anlatıyor ve şu can alıcı soruyu soruyor: Neden bütün ezilenler bir gün ezenlere dönüşür? ‘Dahanu Yolu’ egzotik bir hikaye. Ancak bunun tek nedeni Hindistan’da geçiyor olması değil. Ana öyküyü destekleyen Zerdüştiliğe dair efsane ve öyküler romana masalsı bir tat katıyor. Konu her ne kadar yoğun dramatik öğeler içerse de Irani’nin bir an bile dilinden eksik etmediği mizahi ton, öyküyü ilk satırından son satırına dek büyük bir zevkle okumamızı sağlıyor. ‘Dahanu Yolu’ masallar ve efsanelerle, tarihi gerçeklerin iç içe geçtiği görkemli bir roman!

EGE’DE BİR DENİZ FENERİ

Fenerden Taşınan Işık

İrem Uşar/Günışığı Kitaplığı

Doğayı ve insanları derinlemesine gözlemleyerek öyküleştiren İrem Uşar ilk çocuk kitabında gerçek bir deniz fenerini kurguladı. Kültürel mirasın en bilindik, en sempatik simgelerinden olan deniz fenerleri, teknolojik gelişmelerle yitirilen değerleri hatırlatarak öykünün merkezine oturuyor. Yakın arkadaşları hayvanlar olan, doğayla iç içe yaşayan küçük bir çocuğun, “evindeki” fenerin ışığıyla kurduğu dostluk, masalsı bir tatta anlatılıyor. Ege kıyısında, Assos yakınlarındaki Sivrice Deniz Feneri için özel olarak projelendirilen kitap, usta sanatçı Huban Korman’ın desenleriyle canlandı.

BARIŞ İÇİN SAVAŞ VERMEK

Fatma, Ali ve Diğerleri

Nâzım Hikmet /Yapı Kredi yayınları

Nâzım Hikmet’in 1952’de Moskova’dayken yazdığı, Sovyetler’de “Türkiye’de” adıyla basılıp defalarca sahnelenen Fatma, Ali ve Diğerleri adlı oyunu, Türkiye’de ilk kez özel bir baskıyla Yapı Kredi Yayınları tarafından yayımlandı. Üç perdelik oyunda, Türkiye’nin Kore’ye asker gönderme kararına karşı çıkmak, “barış için savaş vermek”, halkı bu konuda bilinçlendirmek üzere kurulmuş Barışı Koruma Derneği’nin içinde ve çevresinde olup bitenler, kısacası savaş karşıtı Türk insanının direnci ve dramı konu ediliyor. Nâzım’ın diğer oyunlarındaki güçlü dramatik yapı, çok kişili doğal diyalog akışı, zehir zıkkım politik eleştiriden toplum sorunlarının kökenine inen dram anlayışı burada da görülüyor.

GARDIROPTAKİ BOŞ ASKILAR

Terk Edildim - Eski Erkek Arkadaşın Günlüğü

Matt Dunn/Doğan Kitap

Okurken kahkahalarınıza engel olamayacağınız bir kitaptan bahsetmek istiyorum. Bu kez kırılan kalp bir erkeğinki. Kahramanımız kırık kalbini iyileştirmek için kendini baştan yaratmak zorunda. Edward Middleton 30 yaşında bir genç adam... Okul yıllarından beri kız arkadaşı Jane ile yaşayan Edward, bir sabah uyandığında terk edildiğini anlar. Jane ona bir not bırakarak gitmiştir. Edward’a “Sen bu satırları okurken ben Tibet’e gidiyor olacağım” diye yazan bir not. Jane giderken tüm eşyaları da yayında götürmüştür. İlişkiler hakkında esprili, zekice yazılmış, mağdur ya da terk edilen taraf erkek olduğu için, kadınların daha büyük keyif alacağı bir kitap.

İSTANBUL’DA MAHALLE HAYATI NASILDI?

Sevda Sokağı Komedyası

Halide Edib Adıvar/Can Yayınları

1882’de doğup 1964 yılında aramızdan ayrılan Halide Edib Adıvar’ın yaşadığı dönem için söylenebilecek son söz “neşeli” olsa gerek. Türkiye de tüm dünya gibi miladi dönüşümü yaşıyor ve bu sarsıcı süreç, büyük sancılarla geçiyordu. Böyle bir dönemde Adıvar’ın kalemiyle hayat bulan eserlerin arasında Sevda Sokağı Komedyası’nın daima ayrı bir yeri olacaktı. Neden mi? Küçük mahallelerde hâlâ var olan umudu ve yüz güldüren küçük hikâyeleri hatırlatabildiği için! Halide Edib’in ilk olarak Cumhuriyet’te 17 Nisan-20 Mayıs 1959 tarihleri arasında tefrika olarak yayımlanan ve yazarın sağlığında kitaplaştırılmamış Sevda Sokağı Komedyası bu soruya eğlenceli bir cevap veriyor. 

Yandex.Metrica