Mehmet Coşkundeniz

//icdn.posta.com.tr/images/{aspect}/2017/01/17/8170739.mehmet_coşkundeniz_27.png

Zamanın tuzağı

Cumartesi, 24 Temmuz 2010 - 05:00

Zaman o erişilmez hızıyla akıp gidiyor. Yaşamımız büyük ideallerin, büyük mutlulukların, büyük umutların peşinde koşmakla geçiyor. Küçük hiçbir şeyle yetinmiyoruz, yetinmek istemiyoruz. Gözümüzün önündeki Güzellikleri fark etme yeteneğinden bile yoksunuz. Oysa elimizi uzatsak yakalayacağımız öyle çok mutluluk var ki... Pişmanlıklar yaşıyoruz ama asıl ve en büyük pişmanlığı yaşayamadığımız şeyler için duyacağımızı hiç düşünmüyoruz. Sevmek bizi çok korkutuyor. Sevmeyi bir kabus haline getiriyoruz.

***

Aşka karşı duyduğumuz yılgınlığı büyüttükçe büyütüyoruz. İçimizdeki çocuğu yok ediyoruz, öldürüyoruz.

Sonra sorular başlıyor. Kendi kendimizle hesaplaşma içine giriyoruz. Ne yazık ki hiçbir sorunun doğru yanıtını da bulamıyoruz. Kendimizi suçlamıyoruz ki doğru yanıtları bulabilelim... Nedense hep başkaları üzüyor bizi, başkaları terk ediyor, başkaları darbe vuruyor. Bizim yaptıklarımızsa hep doğru, hep iyi, hep mükemmel. İşin kötüsü buna çok inanıyoruz. Herkesi sıradan, bir tek kendimizi özel sanıyoruz. Değil başkalarına, kendimize bile yalan söylemekten hiçbir rahatsızlık duymuyoruz. Dürüstlüğü zayıflık, doğruluğu modası geçmiş bir erdem olarak görüyoruz

***

Peki aklımız başımıza ne zaman gelecek? Ölüm gelip kapıyı çaldığı zaman mı? Oysa bizim elimizde değil mi yaşamımızı istediğimiz gibi yoğurabilmek? Ya o aradığımız büyük şeyleri ölene dek bulamazsak? O zaman bir hiç için yaşamış olmayacak mıyız? Kendimizi mutlu kılmak, yaşamı keyifle, zevkle yaşamak o kadar kolay ki... Her an özel. Her an bir daha asla yaşanmayacak. Bunu bilmek bile yeterli. Kendimizi önemsemeliyiz. Bunu başarabilirsek başkalarına da önem verebiliriz ancak. Kendimizi sevmeliyiz. Ancak o zaman bir başkasını da sevebiliriz. Doğrularımızla, yanlışlarımızla, güzelliklerimizle, çirkinliklerimizle sevmeliyiz kendimizi. Aşkın içimizde yeşermesine izin vermeliyiz. İnsanı insan yapan on en müthiş duygu aşk değil midir? Zaman bizim tuzağımızdır. Ertelemekse en büyük hatamız. Ne yapacaksak, beklemeden, hemen, bugün, şimdi yapmalıyız... Bir daha istediğimizi yapmak için asla fırsat bulamayabiliriz.

***

NOT: Yeni kitabım “Ve Kadınlar... Ve Erkekler... Ve Aşk...” çıktı. Bu kitapta ilişkileri enine boyuna irdeledim. “Kadınlar ne ister?”, “Erkekler ne bekler?” “Mutlu bir ilişki için yapmanız gerekenler”, “Aşktan neden korkulur?”, “Ayrılık neden gelir?”, “Giden sevgili döner mi?”, “Aldatıldığınızı nasıl anlarsınız?” gibi soruları yanıtladım. Aşka dair, ilişkilere dair tüm endişelerinizi giderecek bir rehber hazırladığımı düşünüyorum. Birçok sorunuzun yanıtını bu kitapta bulacaksınız. Bir başka deyişle başucunuzda bir “Aşk Doktoru” bulunacak. Israrla arayınız, bir tane edininiz.