Zamanla oynayan senaristlere uyarımdır!

Pazar, 23 Mayıs 2010 - 05:00

Murat Kaptan isimli okurumuz yazmış, benim de gözümden kaçmıştı; cuk oldu. “Merhabalar, Kurtlar Vadisi’nde sıra dışı bir şey oldu. İki hafta önce yayınlanan bölümde ‘3 ay sonra’ diye yazmıştı...

Yani Kurtlar Vadisi Pusu’nun normalde ağustos ayını yaşıyor olması lazım. Ancak son yayınlanan bölümde gündemi işlediler...

Son zamanlarda gündemden düşmeyen kaset olayını ele aldılar yani. Eh o zaman soruyoruz biz de, hani 3 ay sonra idi. Sanırım ağustos ayında olduklarını unutmuşlar senaristler”...

Buradan gerisine ben devam edeyim. Ezel’le başlayan zamanı ileri geri sarma olayı neredeyse tüm dizilere sirayet etti...

Fragmanlarına bakınca Melekler Korusun isimli dizinin de o topa girdiğini anladım. Ama bu işe saran arkadaşların önemli bir defosu var; unutuyorlar. Hangi tarihi attıklarını ve izleyicinin artık ne kadar dikkatli olduğunu...

Ben tüm bu dizilerin kalemini tutan arkadaşlara Zen fikrini öneriyorum; “An, şu andır. Yaşa!”...

Elektrikler neden kesildi?

Hemen tüm haber kanalları dün gün boyu CHP kurultayından canlı yayın yaptılar. CHP’nin yeni lideri Kemal Kılıçdaroğlu çok önemli bir kitleye ulaştı bu yayınlar marifetiyle... Ama mail kutuma gelen bir sürü şikayet vardı. “Bizim buralarda elektrikler kesik Mesut Bey. Kurultayı izleyemiyoruz!”... Daha çok İstanbul’un Kadıköy yakasından (ki CHP kalesi olarak bilinir) gelen bu şikayetleri ilgili elektrik kurumu da ciddiye aldı mı, yoksa kesinti amaçlı mıydı, sormadan edemedim!

Çiftlikte isyan çıktı!

Cinayettir, katildir diye uğraşaduralım asıl mesele halk isyanıyla yaşandı önceki akşam Hanımın Çiftliği’nde (Kanal D). Köylü, Güllü’den Serap Hanım’a devşiren ağaya başkaldırdı... O yıllarda isyan bir anlamda istediğini de alabilmekmiş. Diktatörlük halkın ayaklarının altında yerle yeksan edilebilirmiş hatta. Orhan Kemal müthiş bir mürekkeple anlatmış bunu...

Ve benim izlediğim kadarıyla o isyanı Hanımın Çiftliği köylüleri de çok gerçekçi bir şekilde ete kemiğe büründürdü... Bir ara rahmetli Kemal Sunal gibi haykırayım dedim içimden; “Faşo Ağa” diye!

Alkış ve hüzün iç içe geçti...

KanalTürk’ün habercilik başarısına alkış tutalım. Kamuoyunu ve vicdanları bir yıldan fazladır meşgul eden Münevver Karabulut cinayetinde “o gecenin” görüntülerini yayınladılar...

Polis kamerasından alınan görüntüler, Münevver’in cesedinin çöp konteynerinden çıkarıldığı anları aktarıyordu. Kendi adıma izlerken içim ezildi. Rahmetlinin ailesi izleyince neler hissetmiştir hesap bile edemiyorum...

Büyük kanalların etkinlik alanına tokat gibi inen bu habercilik meselesi az buz bir şey değildir. Kutlarım ama buruklukla. Aklımda hep “o görüntüleri maktulün ailesi de izledi mi?” sorusu kalacak çünkü...

Gelen gidene hayır okutuyor...

Rüyanız Hayrolsun (Flash TV) isimli yorum programında yine sunucu değişmiş iyi mi? Geçen yılın ortalarından beri yayında olan realityde bu sanırım altıncı değişiklik oluyor... Hayır, gelen gideni aratmasa sözüm olmayacak. Ama hakikaten aratıyor. Ve doğal olarak soruyorum yapımcılara; hayırdır orada neler oluyor?..

Öpücükle şive değişir mi?

Vallahi bir hafta ara verdi. Geçen hafta da müsait olmadığım için kaçırmıştım Gönülçelen’i (atv). Değişen bir şey oldu mu diye üstünden bakıverdim. Değişmemiş...

Ana soru hep aynı. Acaba Murat hoca Hasret kızı öpecek mi? Yok, daha doğrusu o cenahta hâlâ tık yok...

Sahi öpünce ne değişecek onu da kestiremiyorum ya. Ama bir dilek gerçekleşseydi eğer, Hasret’in öpüldükten sonra dudakları arasından çıkan şivesinin değişmesini çok isterdim...

Ne Roman ağzına benziyor ne de varoşlara. Bir tuhaf konuşuyor vallahi!

Oğuz Haksever fena yakalandı!

CHP’nin kurultay yayınının en büyük ve sansasyonel gafı NTV’den geldi. Daha doğrusu anlatıcı olarak görev yapan Oğuz Haksever’den...

Deneyimli anlatıcı önce kurultaydaki izdihama verdi veriştirdi, ardından rahat çalışamayan gazetecilerin düşürüldüğü duruma. Belli ki saydırdıkları içinden geçenlerin yanında hiçti. Zaten birkaç dakika geçmeden onu da öğrendik...

Mikrofonun kapalı olduğunu düşünen Oğuz Haksever; “Bu kurultayı yönetemeyen ülkeyi nasıl yönetecek” gibi bir laf mırıldandı. Laf yayına girince birkaç dakika sonra gafını düzeltmeye çalıştı ama ok yaydan çıkmıştı...

Hiçbir gazeteciden tarafsız olmasını bekleyemiyoruz artık. Ama en azından bilgi sahibi olup, ölçüsüz olmaktan kaçınmak gerek...

Kurultayın sahibi Kemal Kılıçdaroğlu değil, bizzat CHP’nin kendisiydi be Oğuz ağabey. Senin gibi bir tecrübe abidesi bunu nasıl ıskaladı anlayamadım; çok mu öfkelendin sahi oturduğun yerden?..