Zayıflama ilaçları selülit sorunu

a
a
Cumartesi, 30 Ocak 2010 - 05:00

Geçtiğimiz haftanın bomba haberi pek çok kişinin kilo vermek için arada bir de olsa kullandığı zayıflama ilacı Reductil’in yasaklanmasıydı. Bilim adamlarının yaptıkları araştırmalar neticesinde uzun süredir zararlarından söz edilen bu ilaç Avrupa’da yasaklanmasına rağmen bizde satışı sürüyordu. Kullanan kişiye kalp krizi ve inme riski getiren ilacın yan etkilerinin ciddiyetiyle birlikte metabolizmayı bu tür ilaçlara maruz bırakmanın zararları bir kez daha görülmüş oldu...

Zayıflatan acı biber hapı çılgınlığı

Şişmanlığın giderek daha geniş kitleleri etkisi altına aldığı günümüzde zayıflamaya yardımcı olacak formüllerin gördüğü itibar kolay kolay azalmayacak tabii. Şimdi de piyasada zayıflatan acı biber hapı çılgınlığı yaşanıyor! Herkes, üreticilerin hareketsiz otururken bile kilo vermeyi sağladığını iddia ettiği zayıflama biber hapının peşinde.

Hapın ABD’de Jennifer Lopez, Brad Pitt ve Britney Spears gibi ünlüler tarafından kullanılmakta olduğu ve 80 dakikalık yürüyüş ya da 25 dakikalık koşuya eşit kalori yaktırdığı öne sürülüyor. Son olarak herkes bu ilacın peşine düşmüş durumda. İnsanlar dayanılmaz derecede acı olduğu söylenen bu ilacı bile içebiliyor...

Bir hekim olarak çok uzun yıllar kullanılıp sonuçları kesin olarak alınmamış hiçbir ilacı kullanmaktan yana değilim ama, diyelim ki oturduğumuz yerde kilo verdirecek ve yan etkisi olmayan bir ilaç bulduk, içiyoruz, zayıflıyoruz... Peki ya cildimizde, etlerimizdeki sarkmaların, selülitlerin önüne nasıl geçeceğiz? Bilim tembel ve şişman insan psikolojisine uygun bu tür buluşların peşinde koşadursun, bunların birilerini kısa yoldan zengin etmenin dışında pek bir faydası yok unutmayın! Benim size tavsiyem her zaman olduğu gibi dengeli beslenme, dengeli hareket ve mümkünse kişisel bakım araçlarından imkanlarınız ölçüsünde faydalanmanız olacaktır. Vücudumuzun alt kısmı, yağları tutmada üst kısma göre daha dirençlidir ve buradaki yağlar daha zor yakılır. Düzensiz beslenme ve onunla birlikte gelen yağlanma, selülit oluşumunu da tetikler tabii. Selülit tedavisi diye internete girip bakarsanız aklınıza gelmeyecek çeşitlilikte tedavi yöntemi olduğunu görürsünüz. Oysa en önemlisi sizin evinizde yapacağınız yeme, içme ve hareket konusundaki düzenlemelerdir. Unutmayın, bir servet ödeyeceğiniz yöntemlerin neredeyse tümü geri dönüşlüdür, bir süre sonra eski halinize dönersiniz!

O yüzden selülit tedavisi sırasında ve sonrasındaki beslenme alışkanlıklarınıza daha da dikkat etmeniz gerekir. Bunun için gün içinde bol su için, çünkü su aynı zamanda vücutta yağ yakımını hızlandırıp lenf dolaşımını düzene soktuğundan, bütüncül tedavide önemli bir unsurdur. Bunun dışında sebze ağırlıklı beslenmeye gayret edin ve C vitamini açısından zengin meyveler özellikle limon, kivi, portakal, şeftali tüketin. Limon, biber ve maydonoza sofralarınızda hiç olmadığı kadar çok yer açın!

Bu arada özellikle hayvansal gıdaları, selülitlerin azalması için ve genel sağlığımız için dengeli ve bilinçli tüketmemiz gerekir. Bunun için haftada 2 defa kırmızı et, haftada 2 defa tavuk haftada en az 3 defa balık tüketin. Tabii ızgara olarak... Yağlanma ve selülitle mücadelede uzak durmamız gereken besinlerin başında ise tuz gelmektedir çünkü tuz kan basıncını artırıp dolaşımı bozar. Yemeklerinizde zeytinyağı ve soya yağı kullanmaya gayret edin. Kızartmalardan da dolaşım ve yağ hücrelerinin yapısını bozduğu için tümüyle uzak durmanızda fayda var. Sağlıksız atıştırmalıklardan, abur cuburlardan ve unlu gıdalardan uzak durmanız gerektiğini söylememe bile gerek yok sanırım. Ama yine de kendinize işkence yapacak değilsiniz, arada bir canınız bir şeyi çok çektiğinde en azından tadına bakmanızda, küçük bir parça yemenizde de sakınca yok!

Bilinen en etkili tedavi

Ama şu ana kadar söylediklerim elbette selülitlerinize veda etmenizi ve pürüzsüz bacaklara, kalçalara sahip olmanızı sağlamayacak. Bunu bir komple tedavi gibi ele almanız gerekir. İncelecek ve aynı zamanda selülit odaklı bir iyileşme sağlayacaksanız mutlaka dışardan destek de almanız şart. Bilinen tedavilerin içinde en etkilisi aldığımız sonuçlara dayanarak söyleyebilirim ki IPL lazer’dir. Medikal estetik alanında yenilikçi bir yöntem olan lazer, masajla birlikte uygulandığında çok olumlu sonuç verir. Cilt altındaki dokulara uygulanan ısıyla bu bölgede kan dolaşımı ve kolajen üretimi sağlanır. Tedavi 6-7 seans sürer ve düzenli bir masajla pekiştirildiğinde çok iyi sonuç verir. Ellerimizle, yukarı yönde masaj hareketleri yaparak biz de tedaviye destek verebiliriz.

Hareketsizlik mahveder

Lazer tedavisi yaptırsak da yaptırmasak da, masaj ve beslenmenin yanı sıra gün içinde yapılacak hareketlerle de çabamızı desteklemeliyiz. Hep söylenir ama kimse uygulamaz, en basitinden, yürüyen merdiven ya da asansörü hayatımızdan çıkaralım! Merdiven çıkmak hem bacakların sıkılaşmasına yardımcı olacaktır hem de fazladan kalori yakımı sağlayacaktır. Buna ek olarak kısa mesafeleri yürümeyi alışkanlık haline getirirseniz toplamda epey spor yapmış olursunuz. Ve bütün bunlar bahar gelip de “Eyvah kalçalarım büyüdü, selülitlerim krater gibi oldu” paniğine kapılmamak için şart!