Zengin ve başarılı biri olmak sizin elinizde!

Astrolog Nuray Sayarı filmlere taş çıkartan öyküsünü 'İçindeki Gücün Sırrını Keşfet' isimli kitabında anlatıyor. Ayrıca başarıya ve mutluluğa ulaşmanın sırlarını veriyor

Pazar, 29 Ağustos 2010 - 05:00

Zengin ve başarılı biri olmak sizin elinizde!

Röportaj: Eylem Keskin

[email protected]

Siz bir astrologsunuz. Neden enerjiyle, kuantumla ilgili bir kitap yazdınız?

Ben aynı zamanda enerjiyle ilgileniyorum. Pek çok eğitim aldım. Kendi hayatımı da enerjiyle değiştirdim. Her yerde “Pozitif olun, hayata gülümseyin, affedin” diyorum. Bir köşe yazarımız “Tuzu kuru tabii, pozitif olur” der gibilerden bir yazı yazmış. Benim tuzum ıslaktı, ben kuruttum. İnsanların bunu öğrenmesi lazım deyip hayatımı da kitabın içine koydum. Bu kitap koşulsuz sevgi için hazırlandı. “Ben başardım, siz de başarabilirsiniz”i göstermek istedim.

Hikayeniz nerede ve nasıl başlıyor?

4 kardeşiz. Bir erkek kardeşim var. Zor bir babanın, çok korkak ve naif bir annenin kızı olarak büyüdüm. Annemin korkularıyla hastalandım, annemin korkularıyla erkenden evlendim.

Kaç yaşındaydınız evlendiğinizde?

18. Dolayısıyla hayat mücadelesine de 18 yaşında başladım. Allah’tan çok doğru bir hayat arkadaşı seçtim. Eşinizle nasıl tanıştınız? Bir arkadaşımın vasıtasıyla tanıştık, bibirimize aşık olduk. 2 ay kadar flört ettik. Çok büyük bir aşk evliliği yaptık. Birbirimize bağlı olarak 23 seneyi bitirdik. Mutlu olmayı seçtik, bundan sonra da mutlu olmayı seçiyoruz.

Hayatınızdaki olumsuzluklar ne zaman başladı

Aslında doğduğumda. Benim doğumumla birlikte ölüm bana göz kırpmış. Kırk günlükken derin bir havale geçirmişim. Doğumum bir mucizeyle başlamış. Hayata gözlerimi yummuşum. “Öldü” demişler. Hasta bakıcı beni morga götürmek için sarıp sarmalarken ellerimi oynatmışım, hayatta olduğumu anlamışlar. Ben hep ölüp hayata geri döndü olarak görüldüm. Bu yüzden babam hep “Ona hiçbir şey olmaz” derdi. Başıma gelmeyen kalmadı ama yine de bir şey olmadı.

Sizin hatırladığınız kötü günler ne zaman başladı?

Kayınvalidemle oturmaya başlayınca. Aslında iyi bir anne ve eş olmayı ona borçluyum. Prensipleri olan bir anneydi ama çok başarılıydı. Bugün çok başarılı bir astrolog ve anneysem kayınvalidem sayesindedir.

Kötü günler bunun neresinde anlayamadım...

4 yıl birlikte oturduk. 17 yıl yersiz yere didiştik. Benim için dünyanın en zor insanıydı, beni istemiyordu. Sözlü şiddete maruz kaldım. Ama enerjiyi keşfedince her şeyi çözdüm. Eğer biri sizi sevmiyorsa sevmiyordur, zorlamaya gerek yok. Şimdi daha iyi anlıyorum.

Sonra?

Hamile kaldım ve tüberküloza yakalandım. Müthiş bir travmaydı. Eşim hayata daha yeni atılmıştı. Ekonomik olarak çok zor bir dönem geçiriyorduk. Benim halam da veremden öldü. Bütün ailem hep “Kaderi Dudu’ya benzemesin, her şeyi ona çok benziyor” derdi. Dudu ne yaşadıysa aynısını yaşadım. Bir tek ölmedim. Bilinçaltımda hep Dudu’ya çok benzediğim vardı.

Neleri mesela?

Her şeyi, Dudu 16, ben 18 yaşında evlendim. Dudu da kayınvalidesiyle oturdu ve onunla geçinemedi, ben de. Dudu erkenden anne, lohusayken de verem oldu. Bebeğini emziremeden öldü. Ben de erkenden hamile kaldım ve verem oldum ama yaşamayı seçtim. Ve ben de oğlumu emziremedim.

 Gerçekten çok ilginçmiş, Dudu’nun hayatı yeniden yaşanıyor gibi...

Çok küçükken bunlar kodlandı. Hepsini bir bir yaşadım, ölüm hariç. Ben Dudu’nun enerjisini çektim. Evcilik oynarken de Dudu konuşuluyordu, annemim karnındayken de.

Tüberkülozu atlatmak da zordu o dönemler...

Para olmayınca daha da zor. Esnaf Hastanesi’nde doğum yaptım. Doğum yaptıktan sonra çeşitli hastanelere yönlendirdiler. Ama bizim ne sosyal güvencemiz ne de paramız vardı.

Ne yaptınız?

Heybeliada Sanatoryum’una yatmam gerektiğini söylediler. Paramız olmadığı için fakir kağıdı aldık. Hastaneye gittiğimizde doktor bana “Bu zamana kadar nasıl anlamadınız hastalığı” diye çıkıştı. Anladım ama bebeğimi kaybederim diye röntgen çektiremedim. Ya bebeğimi aldıracaktım ya da doğuracaktım.

Hastane süreci nasıl geçti?

Vapurdan indik, hastaneye gideceğiz ama faytona binecek paramız yoktu. Hastaneye yürümek zorunda kaldım. Ben ölümden çok korkarım ama fakir kağıdıyla gittiğim için deniz manzaralı yerine mezarlığa bakan odayı verdiler.

Ne kadar kaldınız?

8 ay kaldım. Hastanede resmen bir hayat eğitimi aldım.

Bebeğinizi görebildiniz mi?

Doğduğunda sadece iki gün görebildim. Hastaneye yattıktan sonra hiç görmedim. Taburcu olduğumda 8 aylık olmuştu.

Ziyaret yasak mıydı?

Hayır. Zaten 8 ay boyunca eşim her gün yanıma geldi. Yeri geldi, iskelelerde kaldı. Dönecek parası olmadığı ya da kar-kış olduğu için adada yattı. Biz birbirimizi çok sevdik. Eğer sevgiyle hayata tutunursanız her şey istediğiniz gibi gelişir. Ben bunu hastanedeki Emine Teyzem’den öğrendim.

Emine Teyze de kim?

Hastanede aynı odada yattığım bir Emine Teyzem vardı. Benim enerji öğretmenimdi. Bana sürekli okumam için kitaplar veriyordu, nasihatlarda bulunuyordu. Son nefesini verene kadar öğretmenlik yaptı. Bildiklerini bana da öğretti. Yanımda öldü, korkularımı onun sayesinde yendim. Enerjiyle tanıştım ve eğitimler almaya başladım.

Hastaneden çıktığınızda bebeğiniz 8 aylık olmuştu, onu gördüğünüzde neler hissettiniz?

Elbette çok mutluydum. Hiç kopmamış gibiydik, sanki bebeğimin kokusu hep benimleydi. Hastalığımdan etkilenmedi, çok sağlıklı bir çocuk oldu. Şimdi 23 yaşında.

Enerjiyle tanıştınız, artık hayatınızın olumlu bir döneme girmiş olması gerekmez mi?

Tabii ki zamanla girdi zaten. Kayınvalidemden ayrılıp yeni bir eve taşındık.

Kayınvalidenizle görüşüyor musunuz?

Görüşmüyoruz. Ben enerjisi yüksek bir insanım. Günün birinde kayınvalidem beni koşulsuz sevmeyi kabul ederse kollarımı açmış bekliyorum. Ben onu seviyorum ama o beni sevmek zorunda değil.

Sonra?

Enerjiyle, kuantumla tanışırken, astrolojiyle ilgili eğitimler de aldım. Anne ve baba tarafında astroloji ve medyumlukla alakalı güçleri olan insanlar var. Zaten kova burçlarının diğer insanlara göre algıları farklıdır. Aslında astrolojiyle hep ilgileniyordum ama profesyonel değildim. Kendimi geliştirdim. Astroloji merkezi açtım. Eşim işinde ilerlemeye başladı. Şimdi organik üzerine ve deri ayakkabı imalatı üzerine çalışıyor. Hep Akmerkez’in çevresinde ofisim olmasını isterdim, ofisim Akmerkez’in tam karşısında.

Nereden nereye...

Aynen öyle. Ben oğluma bir şişe su almak için kocamın dayak yediği günleri biliyorum. Oğlum çok susamıştı, eşim de yolda bir sucu gördü ve cebindeki son parayı “Bu seferlik böyle olsun” diyerek satıcıya verdi. O sırada oğlum çoktan su şişesini açıp içti. Adamın etrafta arkadaşları da varmış. Eşimi çok fena dövdüler. Artık çok şükür parayla ilgili sıkıntımız yok. Bolluk, bereket içindeyiz.

İkinci oğlunuz da olmuş...

Evet, küçük oğlum Ogan. Büyük oğlum 19 yaşındayken doğdu.

Ogan’ı emzirebildiniz mi?

Hem de 2.5 yıl. O kadar güzel bir lohusalık yaşadım ki inanamazsınız. O kadar bol sütüm oldu ki üç bebeğe daha süt annelik yaptım. Sütlerimi sağıp hastanelere gönderiyorduk.

Olumsuz durumlarla karşılaştığınızda ne yapıyorsunuz?

Şu 5 cümleyi söylüyorum. “Benim için çok önemli”, “Seni seviyorum”, “Senden özür diliyorum”, “Lütfen beni affet” ve “Teşekkür ediyorum”. Ne yaptım da bu olumsuzluğu yaşadım demek yerine seni seviyorum, yaşadığım durum için isyan ettiysem özür diliyorum. Verdiğin her şeye teşekkür ediyorum ve olayları da oluruna bırakıyorum. İsyan etmiyorum, kabule geçiyorum. Herkese enerji dağıtıyorum.

Mutluluğun formülünü ne?

Kendi ruhsal enerjiniz düzgünse bu evrene yansır. Evrene yansıyan bulunduğunuz her mekana yansır. Bağışlayın, sevin ve serbest bırakın. Mutluluğun formülü sizin içinizde. Öfkeyi bitirdiğiniz, korkuları bitirip sevgiye geçtiğiniz anda formülü yakalıyorsunuz.

Bütün bunları kendi kendimize yapabilir miyiz, yoksa yardım almamız gerekiyor mu?

Herkes enerji çalışması yapmak durumunda değil. Araştırabilirsiniz, internetten faydalanabilirsiniz. Kitaplar var. Seminerlere katılabilirsiniz. Arzu ediyorsanız bireysel eğitimler alabilirsiniz. Ama tabii bireysel olarak danışabilirler.

“Siz Tanrı’dan isteyin, o size paketleyip gönderir, ben bunu başardım” diyorsunuz, peki sıradaki isteğiniz, dileğiniz ne?

Hedefi, umudu ve hayali olmayanın yarını olmaz. Ben bundan sonra çocuklarımın ve diğer bireylerin hayatını kolaylaştırmaya niyet ettim. Dünyaya açılmaya niyet ettim. Ve hatta uluslararası seminerlere başladım bile. Kıbrıs’ta çalışmaya başladım. Dünyaya açılmayı hedefliyorum. Çok yakında İtalya ve Monaco’da prenslere eğitim vereceğim. 

5