Zeynep Bugay: Aşk bir sirk kadınlar aşk cambazı

Zeynep Bugay, Doğan Novus’tan çıkan ilk romanı “Sevgili Nasıl Bulunur?”da bir kadının aşk uğruna başına gelenleri sansürsüzce anlatıyor.

Zeynep Bugay: Aşk bir sirk kadınlar aşk cambazı
Işıl Cinmen
isil.cinmen@posta.com.tr


 Kimsiniz siz?

21 Haziran 1979’da İstanbul’da, yarı ikizler yarı Yengeç burcu olarak doğdum. İlkokul hayatımı tam bir tembel teneke olarak geçirdim. Sainte Pulcherie ve Saint Michel’de geçen ortaokul-lise dönemim boyunca Arap atı gibi çalışıp takdir, teşekkür ne varsa topladım. Bilkent Kamu Yönetimi ve Siyaset Bilimi’ni 3.98’lik CGPA ile bitirdim ama bunu neden okuduğumu bilmiyorum. Daha sonra babam Umur Bugay’ın yanında prodüksiyon işçiliği, kurgu asistanlığı, çay-kahve getir götürücülüğü dahil her işi yaptım. Daha sonra da reklamcılık…

Buralardan kitap yazmaya geçiş nasıl oldu?

Ahh aşka gelirsek özeti şu: Hep birilerini sevdim ama kimse tarafından gerçekten sevilmedim. Kendimi gülümsetmek için yazmaya başladım. Bir de kızım var Lea. Bekar bir anne olarak çocuğumu büyütüyorum.

Bekar bir annenin ‘Sevgili Nasıl Bulunur?’ diye kitap yazması hayli ironik!

E ne demişler? Kelin merhemi olsa başına sürer! En azından hikayedeki Zeymek sevgilisini sosyal ağlardan buluyor ve gerçekten turnayı gözünden vuruyor. Bu kitap ‘sevgili nasıl bulunur’dan ziyade bir ilişki nasıl oluşturulur, onu anlatıyor.
 

ERKEKLER REVAÇTA KADINLAR REKABETTE


‘Sevgili bulmak’ daha çok kadınların kafaya taktığı bir konu mu?

Evet ve bunun iki nedeni var. İlki, tüm kadınların üzerinde evlilik gibi bir baskı var. İkincisi de demografik olarak erkek sayısı kadın sayısına göre az. Bu kadınlar için ciddi bir dezavantaj çünkü erkekler ciddi şekilde revaçta olduğunun farkında. Bu da kadınları ‘takla atmak’ zorunda bırakıyor.



O ne demek?

Aşk bir sirk haline dönüşüyor. Biz kadınlar da bir tür aşk cambazına… Erkeklerin yapmak zorunda olmadığı tonla numarayı biz manevra halinde onlara yapıyoruz. Erkek nüfusu az olduğu için rekabet muazzam bir halde… Her şeyin en iyisini elde etmek isteyen kadın o rekabet ortamında zaman zaman rezil oluyor. Zaman zaman rezil ediyor. Zaman zaman yapmaması gereken fedakarlığı yapıyor ya da acımasızlaşıyor. Bu bıçağın bir sürü yüzü var.

Bu yeni neslin bir sorunu mu yoksa eskiden de böyle miydi sizce?

Eskiden böyle değildi, aşk eskiden daha adaletliydi. Seçeneklerin kısıtlı olduğu, sosyal ağların üzerinden karşı cinse ulaşmanın bu kadar kolay olmadığı, sevginin ve sadakatin daha mühim olduğu zamanlarda…

Ama bu denklem biraz da kadının özgürleşmesiyle değişti…

Hürleşmenin hiçbir şekline karşı değilim. Ama üretiyoruz diye duyguları tüketmemeliyiz.

Çocuğunuzun babası için kitabın teşekkür kısmına, “Çocuğumun babasına, sevgimi, iyi niyetimi ve emeğimi asla hak etmeyen” yazmışsınız. Onun yaşattıkları mı sizin bu kitabı yazmana vesile oldu?

Biz çocukluk aşkıyız. 23 yıllık bir dostluk, hem de uzun bir ilişki. Benim çok kırılmışlıklarım var ama tek dileğim, kendi hakkaniyetsizliğiyle kısa sürede yüzleşip gönlümü alması. Çünkü o kadar emeğin gerçekten özür ve telafi hak ettiğine inanıyorum. Ama kitapta bambaşka bir karakter var, çocuğumun babası değil.

Babanız Umur Bey, ‘Sevgili Nasıl Bulunur’u okudu mu?


Zeynep Bugay, yazar, senarist ve yönetmen Umur Bugay'ın kızı.

Babam ilginç bir adam, Türkiye’ye mâl olmuş bir senarist. Kitabı arkadaşlarıma okuttuğumda herkes gülmekten kırılıyordu. Bana da cesaret geldi. Gidip babama okuttum. 2-3 hafta geçti babamdan cevap yok. Sonra okuduğunu ve çok beğendiğini öğrendim. Babamın huyudur, beğenince söylemez, beğenmezse hemen gelir burnuna atar. “Bu kız benim kadar yetenekli” demiş ama benim yüzüme hiç söylemedi.