Zıvanadan çıktılar vallahi!

Cuma, 06 Şubat 2015 - 05:00

“Bu Tarz Benim” yarışmalarında sanki gizli bir anlaşma yapıldı ve bu hafta yarışmacıların sırayla ya da seri halde stüdyoyu terk etme haftası olarak belirlendi... Sanki diyorum ama durum çok net. Hem Show TV’de yayınlanan hem de TV8’de ekrana gelen iki ayrı “Bu Tarz Benim”de sadece önceki gün birkaç yarışmacı sinirlenip, içerleyip, hayal kırıklığı yaşayıp stüdyoyu terk etti... Durumu bu hale getiren bağırtıdan filan bahsedecek değilim. Ekranda sesi en yüksek çıkan yarışmalar bunlar. Genç kızların birbirlerine ettikleri hakareti bir virüs gibi jüriye de bulaştırmaları sonucunda izleyici gözünde acayip bir stres yaşanır oldu... Açıkçası rahatlamak için izlenen bir işin giderek bir dövüş kulübü kıvamına girmesi hem mantık dışı hem de çileden çıkarıcı... Bu yarışmalara çok acil pedagog, psikolog ve hatta sosyolog yardımı gerekiyor. O da olmazsa ağız faraşı yaptırmalı; ne dersiniz?

[[HAFTAYA]]

Kimler tehdit altında?

Sadece dizilerin değil, günlük kuşak programlarının da uzunluğu artık emekçilerini çileden çıkartan bir noktaya getirdi. Sağlığın heba olması da cabası... Önceki hafta Nur Yerlitaş (Bu Tarz Benim/ tv8) yoğun çalışma koşulları nedeniyle hastanelik olmuştu. Önceki gün de aynı durum Show TV’de yayınlanan programın jürisi Chole Loughnan’ın başına geldi. Aynı programda jüri üyesi olarak görev yapan Cemil İpekçi’nin de sağlık durumu güllük gülistanlık değil. Buna saatlerce ayakta dikilen diğer kuşak programlarının sunucularını da ekleyin. Maazallah Seda Sayan’dan Esra Erol’a kadar hepsi tehdit altında. Dizilerin gereksiz uzunluğundan yakınan TV bilirkişileri bu kuşak programlarının yarattığı ve yaratması olası tahrifatları ne zaman konuşmaya başlayacaklar acaba?

Yarışmalar alternatif oldu!

Yarışmalar nasıl patladı? Bunun yanıtı “diziler nasıl yayıncının elinde patladı?” sorusunun yanıtıyla paralel olmalı... Deniz Bağcı (Ajans Press) yaptığı bir araştırmayı bölüştü benimle. Geçtiğimiz sene sayısal ve izlenme anlamında yükselişe geçen yarışmalar yılın sonuna doğru 24 adetle pik yaptı... Yani ekranda mevcut 30 küsur diziye karşı 24 yarışma yayınlanıyordu. Bu yıl ocak ayında bu rakam 33’e çıktı... Yani ekranlarda kimi yetenek, kimi bilgi, kimi de performansa dayalı olan toplam 33 yarışma izleyicisini aradı... Dizilerin reyting kaybı ve yayından kaldırılmasıyla birlikte yükselişe geçen yarışmaların bu rüzgarını arttırarak devam edeceğini düşünüyorum... Alternatif izlenceler seyircinin her daim ilgisini çekiyor. Artık TV karşısındakiler hepsi birbirinin tıpkısı diziler izlemek yerine, biri diğerinden farklı içerikler izlemeyi tercih ediyor... Buna ben de dahilim!

Gelgit aşklar, gelgit kafalar!


Dur bakalım; bu akşam Mira ile Yaman evlilik hattına girecek. Ama dizideki aşklar da dizinin ismi gibi gelgit (Medcezir) yaşadığı için “bu iş mutlu sonla biter” diyemiyor insan. “Acaba” diyorum; “hangi tarafın kıskançlık krizi tutup, diğerinin burnundan getirecek hayatı?”. Bahisler açıldı, var mı iddiası olan?

Zülfikar’ın aforizmaları!

Onu bunu bilmem. Bazen bir diziyi bütün halinde bazen de parçadan bütüne doğru izlersin. Mesela “Poyraz Karayel” dizisinde Zülfikar diye bir parça var ve bütünün önemli bir kısmını kaplıyor. Zülfikar karakteri (Celil Nalçakan) bir mafya tetikçisi diyelim. Yani yıllar boyu cahil olarak resmedilen kötü adamın dizide ete kemiğe bürünmüş hali... Ama dünya ve insan sorunlarıyla fazlasıyla ilgili. Sınıfsal ayrımcılıktan emperyalizme kadar birçok konuda isyankar. Üstelik fikirlerini de içinde tutmuyor. Uyuşturucu karşıtı ve özünde adaletli bir mafya babasının bildiğin sol görüşlü sağ kolu. Vallahi verdiği mesajların hepsi altına imza atılacak cinsten ve vallahi şaşırtıcı... Açıkçası bu şaşırtma haliyle “Poyraz Karayel” mevcutlar içinde yılın ikinci sezonunun dizisi olmaya yegane adayım. Devam!

Sıradaki KİM?

Dizilerin gününün değişmesi, saatiyle oynanması filan daha çok özel sektörün kanallarının yaptığı yayın planlaması olarak alıştığımız şeyler. Ama kamu kanalında da sıklıkla yapılmaya başlandı. Bu kadar sık dizi günleriyle oynamak sıradaki işe yer açmak anlamına geliyorsa günüyle oynanan her dizi “gidici” diyebiliriz. Bu durumda dün sonlanacağını açıkladığımız “Beni Böyle Sev”ve “Şimdi Onlar Düşünsün” dizilerinin yanına “Zengin Kız Fakir Oğlan”ı da eklemek gerekiyor sanırım... Bir öngörü olarak düşünüp rezervinizi ona göre alın dizinin sevgili izleyicileri ve sevgili okurlarım.

Yandex.Metrica