Zoru başarmak

Salı, 25 Ağustos 2009 - 09:59

Rakibe önde basan, zaman zaman aşırıya kaçacak şekilde sertlikle oynayan bir Diyarbakırspor vardı maçın başında. Taraftarı da tribünde gergin atmosferi yükseltmek için ne gerekiyorsa yapıyordu. Sahaya maytap, içinde su ve sarı sıvı olan pet şişeler, çakmak, taş hatta kaya gibi
domates atıyordu. Moda olan “açılım” sözü dün gece “domates açılımı”na döndü. Hakem Suat Arslanboğa bütün bu olanlar karşısında
neredeyse çaresizdi. Hatta öyle bir an oldu ki Fenerli futbolcular saha içindeki hakemi bırakıp mesleği polislik olan dördüncü hakem Bünyamin Gezer’in yanına koşarak yardım istedi.

Karşısında böylesine dirençli ve agresif bir takım ve tribün atmosferi beklemeyen Fenerbahçe karşılaşmanın başında oyun disiplininden de
kopunca organize atak geliştirmekte zorlandı. Üstüne üstlük Bilica, Lugano ve kaleci Volkan Demirel’in ortak hatasında bu sezon kalesinde
ilk golü gören Fenerbahçe ilk yarının son bölümlerine kadar oldukça zorlandı. Ta ki nefis paslaşmaların sonunda Gökhan Gönül’ün müthiş
golüne kadar. Bu gol hem Fenerbahçe’nin moralini yerine getirdi hem de agresif Diyarbakırspor’un direncini kırdı.

İkinci yarı tamamen Fenerbahçe’nin kontrolü ve baskısı altında geçti. Zaten bunun sonucunda 2 gol atan Fener’in 2 topu da direkten döndü. Böylesine zor şartlar altında alınan 3 puanın önemi büyük. Geçen sezon deplasmanlarda zorlanan, oynamak için rakip seçen futbolcular bu sezon şartlar ne olursa olsun kazanmak için çabalıyor, son dakikaya kadar golü düşünüyor. Bu çok önemli ve de iyi bir özellik. Ancak Lugano-Bilica ikilisinin uyum sorunu çözülmezse Fenerbahçe’nin daha zorlu rakipler karşısında işi zor olur, şimdiden söylemesi.