Zuhal Olcay polis olur mu?

Pazar, 22 Ağustos 2010 - 05:00

Umut Yolcuları’nı (Star TV) merak ediyordum. Malum, ekranda polisiye işini eli yüzü düzgün yapan çok da yapımcı yok. “Arka Sokaklar” (Kanal D) gibi bir efsanenin de yapımcısı olan Erler Film imzası önemli bir referanstı. Ama benim merakım daha çok bir özlemle ilgiliydi. Zuhal Olcay, uzun bir aradan sonra “Nerede kalmıştık?” diye sordu izleyicisine. Kaldığımız yer değil ama geldiğimiz yer mükemmeldi. ‘Zehra Komiser’ olarak izlediğimiz Zuhal Olcay, Çocuk Şubesi’ne atanan bir dedektifi oynuyordu. Ve o gelene kadar şubede işler hiç de vicdani değildi. Bizzat emniyet eliyle çocuklara uygulanan dolaylı şiddeti gördük önce. Aslına bakarsanız “Arka Sokaklar” dizisinden alıştığımız polislerle hiç ilgisi yoktu şubedekilerin... Ve işin bu yüzü de aynı yapım şirketi tarafından netlikle ortaya kondu. Buna “Adaletli bir bakış” diyebiliriz rahatlıkla. Her kurumun içinde iyiler olduğu kadar kötüler de var. Ve her kötünün bir gün ıslah olacağına dair umutlar yeşertti dizi içimizde. Hani dürüst olmak gerekirse polisiye dizi için “Fazla romantik bir kadro” diye düşünmüştüm Yetkin Dikinciler, Sedef Avcı ve Haluk Piyes gibi isimleri görünce. Değilmiş, hatta cuk oturmuş herkes rolüne...
Bu şu anlama da geliyor. Polisiyeler dizi sektörünün can simidi olacak. Malum, aşk, entrika ve gözyaşından gına geldi artık.

Fox TV’den çocuklara uyarı
Fox TV aksiyon sporlarının ve dövüş sanatlarının ekranı oldu resmen. Bunda bir sakınca görmüyordum kendi adıma. Ama sakıncalı olan bir yanını bu işlerin kanaldaki yöneticisi Bilgehan Demir görmüş çoktan.
Önceki akşam SMACKDOWN isimli Amerikan güreşi programından hemen önce ekrandaydı Bilgehan. Ve bazı çocuk izleyicilere önemli tavsiyelerde bulundu. “Lütfen” dedi; “Burada izlediğiniz hareketleri birbiriniz üstünde ya da tek başınıza denemeye kalkışmayın çocuklar!” Ve ekledi; “Bana gelen şikayetler var. Bazılarınız bu hareketleri yapıp sakatlanıyormuşsunuz. Oysa burada izlediğiniz sporcular bile profesyonel olmalarına rağmen birçok hareketi yaparken yüksek güvenlik önlemleri alıyorlar“ Bilgehan’a yüksek sesli bir bravo patlattım söylediklerini izlerken. Sorumlu yayıncılık diye konuşup durduğumuz şey var ya; orada, Fox TV ekranında duruyordu işte!

Bir rüyaydı unut gitsin!
Kanaltürk geri adım atmasaydı, Digitürk de davasından vazgeçmeseydi yayıncılık tarihinin en büyük komedisini yaşayacaktık.
Bilmeyenler için, maç görüntülerini yayınlayamayan Kanaltürk’ün pozisyonları Play Station animasyonuyla bire bir ekrana taşıyıp gösterdiğini hatırlatalım.
Hatta Telegol kadrosunun yorumlarını animasyonlarla destekleyerek yaptıklarını da ekleyelim.
İşte bu cin fikri rekabete aykırı gören Digitürk, Kanaltürk’ü mahkemeye vereceğini açıklamıştı. Ne olduysa taraflar barıştı ve ekranda seyrek gördüğümüz zeka pırıltılarından biri de tarih oldu. Sonuçta yine Erman Toroğlu’nun 1 metrekarelik çimde göstereceği pozisyon tekrarlarına kaldık cümleten. Ne diyelim; bir rüyaydı geçti gitti...

Okan’ın krallığı
Okan Bayülgen’in ‘kraliyet’ işleri bu sezon da devam edecek. Ancak içerikler ciddi şekilde değişti. Kanal D ekranında haftanın kaç gecesi ‘Okan Krallığı’nı izleyeceğimiz net değil. Ama en az üç gece olacağı söyleniyor. Bir geceyi bildiğimiz Disko Kralı’yla dolduracak Okan. Medya Kralı’nın çok tartışılan “Medya Arkası” bölümleri de daha çok bu programda işlenecek. Bir başka gece “Kral Çıplak” diyecek Okan. Bu programda da çok önemli isimlerle bire bir gerçekleştirilen uzun soluklu söyleşi izleyeceğiz. “Münazara Kralı” isimli bir başka programıyla da üniversite öğrencilerinin düşüncelerini Kanal D ekranına taşımayı düşünüyor Okan Bayülgen. Onun da hazırlıkları tam gaz devam ediyor... Bu arada geçen yıl çok geç saatlerde yayınlanan Muhabbet Kralı’nın da bu saydıklarımdan biriyle dönüşümlü olarak ekrana gelmesi gündemde. Onu da netleşince yazarız. Yani anlayacağınız bu yıl yine gecelere rezervini koydu Okan. Bakalım henüz ortaya çıkmayan rakipleri armut mu toplayacak?

Acun lafını bitiremedi...
Önceki akşam Show TV ekranında yayınlanan ‘Var mısın Yok musun’da ilginç bir montaj makası yaşandı... Acun Ilıcalı “Görüşmek üzere” lafını tamamlayamadan programın jeneriği akmaya başladı. Belli ki jet hızıyla çekilip yayına hazırlanan bu program da aceleciliğin kurbanı olmuştu. Üstelik programın bizzat patronu olan Acun Ilıcalı’nın lafını boğazında bırakarak...
El çabukluğunun her zaman marifet olmadığını söylersek kimse darılmaz sanırım!