10 maddede Rusya ile varılan mutabakatın şifreleri

Hürriyet yazarı Sedat Ergin, bugünkü köşe yazısında Moskova'da varılan mutabakatın detaylarını masaya yatırdı. Ergin'in, "10 maddede 5 Mart mutabakatının şifreleri" başlıklı yazısı şöyle:

06 Mart 2020, Cuma 08:23 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Gelenek bir kez daha bozulmadı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Rusya Cumhurbaşkanı Putin, Türkiye ile Rusya’yı da içine alan krizin son derece tehlikeli bir şekilde tırmandığı bir süreçte vardıkları uzlaşıyla gerilimi kontrol altına alarak tansiyonu düşürdüler. Silahların susup barış seçeneğinin devreye girmesi sevindiricidir ve herkese derin bir nefes aldıracaktır.

Dün Moskova’da yapılan görüşmeler sonunda ortaya çıkan sonuçları özet olarak şu başlıklarda değerlendirebiliriz:

1- İdlib'de eski statüko bitti

1- İdlib'de eski statüko bitti

Türkiye ile Rusya arasında 17 Eylül 2018'de imzalanan Soçi Mutabakatı ile İdlib’de şekillenen statüko, Esad rejiminin geçen mayıs ayından itibaren Rus hava kuvvetlerinin yoğun bombardıman desteğiyle elde ettiği alan kazanımlarıyla büyük ölçüde bozulmuştu. Rejim, geçen şubat ayının ikinci haftasına kadar yayılan bu dönemde İdlib’in doğusunda kuzeyden güneye doğru inen M-5 otoyolunu bütünüyle kontrolü altına almış, aynı zamanda İdlib’in güneyinden doğu-batı istikametindeki M-4 otoyoluna doğru kuzeye ilerlemeye başlamıştı. Bu harekat sonucu İdlib’in neredeyse yarısına yaklaşan büyüklükteki bir alan muhalefetten rejime geçmiştir. Dünkü mutabakatla bu durum bir şekilde tescil edilmiş oldu. Özellikle M-5 aksı ve doğusu esas alındığında, yeniden Soçi Mutabakatı’nın başlangıçtaki coğrafi sınırlarına dönülmesi artık kolay görünmüyor.

2- Ve yeni statüko geldi

2- Ve yeni statüko geldi

Bunun yerine açıklanan anlaşmayla İdlib’de yeni bir statüko ortaya çıktı. Yeni statüko, aslında Türkiye’nin şubat ayı başından itibaren İdlib’e yaptığı muazzam askeri yığınak çerçevesinde, özellikle M-5’in batısı ve M-4’ün hemen kuzeyinde kurduğu geçici ‘mevzi bölgeler’ üzerinden fiilen yerleştirdiği düzeni de tescil ediyor. Sonuçta, yaşanan büyük çatışmalardan sonra İdlib’in doğu bölgesi ve güneyi rejim bölgesinde kalırken, bu vilayetin M-4 otoyolunun üstünde ve M-5’in batısındaki büyük bir parçasında da muhalefetle birlikte Türkiye söz sahibi oldu. Bu gelişmeyi bir anlamda Türkiye’nin İdlib’in kuzeyinde, sınırlarına bitişik bir alanda bir ‘güvenli bölge’ kurmakta olduğu şeklinde de okuyabiliriz.

3- Ateşkes hangi hatta uygulanacak?

3- Ateşkes hangi hatta uygulanacak?

Sahada ne olacağını anlamak için mutabakatın 1’inci maddesindeki “İdlib gerginliği azaltma bölgesindeki temas hattı” ifadesine odaklanalım. ‘Temas hattı’ndan TSK ve silahlı muhalefet ile rejim ordusunun karşı karşıya geldiği bütün sıcak temas noktalarını, öncelikle de M-5 otoyolunun batısında kuzeydeki uç noktadan Serakib’e kadar 50 kilometre kadar inen sınır çizgisini ve özellikle de Serakib’i anlamalıyız. Sıcak çatışmalar aynı zamanda batıya doğru M-4 otoyolu çevresinde ve M-4’ün güneyinde de yaşanıyordu.

4- Mevzi bölgelerde kaydırmalar

4- Mevzi bölgelerde kaydırmalar

Mutabakatın getirdiği en önemli mekanizma, Serakib’den batıya, Lazkiye’ye doğru kuş uçuşu 55 kilometre kadar uzanan M-4 otoyolu üzerinde kurulacak ‘güvenli koridor’. Bu koridor, otoyolun her iki tarafında da 6 kilometrelik bir derinliğe yayılacak. Çok net ifade edilmese de, muhtemelen toplam 12 kilometrelik derinlik içinde kalan ağır silahların hattın gerisine çekileceğini tahmin edebiliriz. TSK, şubat ayı boyunca M-4’ün hem kuzeyinde hem de çok yakın zamanda güneyinde bazı geçici mevzi bölgeler kurmuştu. Yapılacak çalışmalar sonucunda bunların bir bölümünün yer değiştirmesi, bazı kaydırmaların yapılması şaşırtıcı olmaz.

5- Rejim M-4'ün üstüne çıkmayacak

5- Rejim M-4'ün üstüne çıkmayacak

Yapılacak ortak devriyelerle bu yolun güvenliğini Türk ve Rus askerleri üstlenecek. Bir anlamda Türkiye ile Rusya’nın Barış Pınarı harekatıyla birlikte Fırat’ın doğusunda sınır boyunca başlattıkları ortak devriye modeli burada da işleyecek. Bu düzenleme çerçevesinde Esad rejiminin de sivil amaçlarla bu yolu kullanmasının mümkün olacağını tahmin edebiliriz. Böylelikle, rejim bölgesindeki Halep Akdeniz kıyısındaki Lazkiye’ye bağlanabilecek. Buna karşılık kurulan mekanizmayla rejimin güneyden ilerleyip M-4 otoyoluna çıkışı da frenlenmiş oluyor. Bir bu kadar önemli olan, Türkiye’nin de Rusya ile birlikte M-4 üzerinde denetim imkanına sahip olması.

6- İdlib şehir merkezi muhalefet bölgesinde kaldı

6- İdlib şehir merkezi muhalefet bölgesinde kaldı

Ortaya çıkan format, M-4 otoyolunun üstünde bulunan İdlib şehir merkezinin önümüzdeki dönemde muhalefet bölgesi içinde kalacağını gösteriyor. Şehir merkezi M-4 otoyolunun 6-7 km kadar kuzeyinde. Bu durumda Esad rejiminin şehir merkezini kontrolü altına alma niyetlerini askıya alması gerekecek.

7- Uygulamada yine HTŞ sorunu var

7- Uygulamada yine HTŞ sorunu var

Putin’in açıklamalarında ana vurgu İdlib’deki terör örgütlerine odaklandı. Keza, açıklanan ek protokolün dördüncü paragrafında, “Terörün tüm tezahürleriyle mücadele ve BM Güvenlik Konseyi’nin terörist olarak tanımladığı grupların ortadan kaldırılması kararlılığı” vurgulanıyor. BM’nin ‘terörist’ olarak tanımladığı Heyet Tahrir eş Şam (HTŞ), M-4’ün kuzeyindeki muhalefet bölgesinde önemli ölçüde alan kontrolüne sahip. İdlib şehri, HTŞ’nin en önemli güç merkezlerinden biri. Rusya, bu anlaşmaya dayanarak TSK’nın kontrol edeceği bölge içinde kalan HTŞ’nin üzerine gitme hakkını elinde tuttu. Dolayısıyla, yeni anlaşmanın uygulamasının ‘yumuşak karnı’ yine HTŞ olacak.

8- Türkiye HTŞ'yi nasıl dizginleyecek?

8- Türkiye HTŞ'yi nasıl dizginleyecek?

Önemli bir nokta, Türkiye’nin de HTŞ ile mücadele etme yükümlülüğünü bu anlaşmayla bir kez daha kayda geçirmiş olması. Erdoğan da açıklamasında Türkiye’nin İdlib’e gönderdiği ilave birliklerin rejimin saldırganlığını durdurmanın yanı sıra “ateşkese riayet etmeyen diğer grupları dizginlemeyi de esas aldığını” söyledi. Her halükarda, HTŞ’nin dizginlenmesi meselesi İdlib’de bundan sonrası için kırılganlık yaratan en kritik meselelerden biri olarak beliriyor.

9- Rusya'nın sivil hedefleri vurmama taahhüdü

9- Rusya'nın sivil hedefleri vurmama taahhüdü

Benzer şekilde Rusya da dikkat çekici bir yükümlüğün altına girdi. Bu yükümlülük, protokoldeki “Sivillerin ve sivil altyapının hedef alınmasının hiçbir şekilde mazur görülemeyeceği” ifadesinde karşımıza çıkıyor. Hatırlayalım, geçen mayıs sonrasında başlayan ve sivil halk ayrımı gözetilmeksizin acımasızca yürütülen hava bombardımanlarının büyük bölümü bizzat Rus savaş uçakları tarafından gerçekleştirilmişti. Rusya, böylelikle bu davranışını tekrarlamama taahhüdünün altına giriyor.

10- Putin Esad ile diyalogta ısrarlı

10- Putin Esad ile diyalogta ısrarlı

Altını çizmemiz gereken bir nokta da, Putin’in açıklamasında varılan mutabakatın “İhtilafın bütün tarafları arasında diyalog kurulmasına yardımcı olacağı” yolundaki ifadesi. Öyle anlaşılıyor ki, Kremlin Türkiye ile Esad rejimi arasında diyalog kurulması yolundaki ısrarını yeni dönemde de sürdürecek.

Sıradaki haber yükleniyor...
holder
SIRADAKİ HABER Güney Kore koronavirüse karşı savaş ilan etti