14’ünde evlenip, 29’unda terk edilen 5 çocuklu annenin azmi

Ankara’da 14 yaşında evlenen, 24 yaşında 5 çocuk annesi olan Şükran Keskin, 27 yaşında üniversiteyi kazanırken, 2 yıl sonra 29 yaşında eşinden ayrıldı. Üniversiteyi bitirip, işportacılıktan tezgahtarlığa, sekreterlikten garsonluğa kadar birçok işte çalışarak çocuklarını okutan Şükran Keskin (53), bir süre sonra kafe açarak kendi işinin patronu oldu. Azmiyle dikkat çeken Keskin, "İnsanlar her zaman güçlü olsunlar ve yılmasınlar" dedi.

03 Eylül 2019, Salı 12:27
A A

Şükran Keskin, henüz çocuk yaşta 14 yaşındayken evlendi. 24 yaşına geldiğinde 5 çocuk annesi olan Şükran Keskin, daha sonra liseyi okumaya karar verdi. Keskin, liseyi açıktan bitirdikten sonra 27 yaşında üniversite sınavına girerek Hacettepe Üniversitesi Kütüphanecilik Bölümü’nü kazandı. Çocukları ilköğretim ve liseye giderken o üniversiteye devam eden Keskin, başka bir kadınla görüşmeye başlayan eşinden 29 yaşında ayrıldı. 

5 çocuğuyla baş başa kalmasına rağmen eğitimine devam eden Keskin, hazırlık ile birlikte 5 yıllık bölümü başarıyla bitirdi. Azmiyle dikkat çeken Keskin, mezun olduktan sonra işportacılıktan tezgahtarlık ve sekreterliğe kadar birçok işte çalışarak, 2’si erkek, 3’ü kız 5 çocuğunu da üniversitede okuttu.

HAYALİNDEKİ OTOMOBİLİ ALDI

HAYALİNDEKİ OTOMOBİLİ ALDI

Şükran Keskin, bir süre sonra eski antika eşyaları toplamaya başladı. Topladığı eski eşyalar birikince satmaya karar veren Şükran Keskin, Ankara Kalesi’nin bulunduğu Kale Mahallesinde iş yeri açtı. Keskin, daha sonra yaratıcılığını da kullanarak 2 katlı iş yerini kafeye dönüştürdü. Keskin, şimdi burada hem kafe işletmeciliği yaparken, bir taraftan dekor olarak kullandığı antika ve eski eşyaları da satarak geçimini sağlıyor. Çocuk yaşta evlenip, tüm zorluklara rağmen çalışarak ve kendini geliştirerek ayakta kalan Keskin, azmiyle dikkat çekti. Keskin, kendi işinin patronu olduktan sonra hayalindeki otomobil de satın aldı.

’ÇOCUKLARIM İÇİN HAYATA TUTUNDUM’

’ÇOCUKLARIM İÇİN HAYATA TUTUNDUM’

Keskin, çocuk yaşta evlendiğini, eşinden ayrıldıktan sonra hiçbir zaman yılmadığını söyleyerek, "Evime haciz geldi, 5 çocukla dımdızlak ortada kaldığımda bile umudumu kaybetmedim. Şimdi kendi işimin patronu oldum; tüm insanlara tavsiyem umutlarını kaybetmemeleri. Çocuklarımla birlikte üniversiteye gittim, İngilizce, Osmanlıca ve Farsça öğrendim. Onlar için hayata sıkı sıkı tutundum. Hayalimdeki kırmızı renkli kaplumbağa arabayı aldım. İnsanlar her zaman güçlü olsunlar ve yılmasınlar" dedi.

’PARALARI YOKSA, VERESİYE DEFTERİNE YAZIYORUM’

’PARALARI YOKSA, VERESİYE DEFTERİNE YAZIYORUM’


Şükran Keskin, büyük bir keyifle işlettiği kafede hayat bulduğunu anlatarak, şunları söyledi: "Buraya gelen kişilerle aramızdaki bağ çok iyi. ’Onu ben kaldırırım’, ’tepsiyi ben taşırım’, ’bulaşıkları ben yıkarım’, ’çayı ben koyarım’ diyenler oluyor. Gelenlerin üzerinde parası yoksa veresiye defterim var, aldıkları ürün ya da yediklerini oraya yazıyorum. Onlar daha sonra paraları olunca ödeme yapıyorlar."

"Bir güven, muhabbet ortamı oluşuyor. Pikap, radyo, telefon, fotoğraf makinesi, mumluk, saat, abajur, ayna, gaz lambası, daktilo, resimler, çaydanlık, porselen, oyuncak, ayakkabılar, elbiseler ve aklınıza gelmeyen daha birçok şey bulunabiliyor. Her hafta yeni ürünler gelmeye devam ediyor. Üst katımızda ufak bir sahaf bölümümüz var. Genellikle ortalama 60 ile 80 yıl gerisine giden kitaplar yer alıyor. 7’den 70’e herkes buraya geliyor."

(DHA)

Sıradaki haber yükleniyor...