20 yaşında piyanist şantördü

20 yaşında piyanist şantördü

Ata Demirer son yılların en yetenekli komedyenlerinden. Hem müzik, hem oyunculuk, hem de güldürmek onun doğasında var. Aslında çok çekingen olması ise hayatının sırrı

12 Temmuz 2015, Pazar 05:00 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Hazırlayan: Seral CUMALI

seral.cumali@posta.com.tr

Ali Ata Demirer, 6 Temmuz 1972’de Bursa’da Orhan Demirer ve Ayten Kaçar’ın ilk çocuğu olarak doğar.17 yaşında Orhan Bey’le evlenen Ayten Hanım 18 yaşındadır Ata’yı dünyaya getirdiğinde. 6.5 kilo doğmuştur Ata. Kardeşi Cenk de 5.5 kilo doğar. Ata küçükken de sakin ve içine kapanık bir çocuktur. İnsanlardan kaçar. Tanıyanlar göründüğünün aksine şimdi de öyle olduğunu söyler.

Ata ilkokulda

Annesi Ayten Kaçar’ın anlatımına göre; 3 yaşındayken tek kaşını kaldırıp sert sert oyuncağını istermiş. Yanlış oyuncak verilince de, “Hayır treni demedim, kamyonu istedim” dermiş o sert tavrını bozmadan. Demirer Ailesi’nin Mudanya’da bir yazlığı vardır. Mayıs ayından ağustosa kadar aile oradadır; o içine kapanık Ata, Mudanya’da bambaşka bir çocuğa dönüşür her yaz. Köydeki çocuklarla arkadaşlık eder, bütün gün denizin içinde yaşar, midye çıkartır, zıpkınla balık yakalarlar. Bu yaşam ileride de Ata Demirer de müthiş bir deniz tutkusuna dönüşür. Ata’nın içinde bir başka tutku daha vardır çocukluktan beri; müzik...

6.5 kilo doğan Ata Demirer Ayten Hanım’ın kucağında

Ata’nın teyzesinin sesi profesyonellere taş çıkartacak cinstendi; hacı dedesi ise hafızdı. Güzel sesi oradan geliyordu. Ata Demirer bir röportajında şöyle anlatır müzik hayatının başlangıcını: “Bursa’da dolmuşlarda gide gele ‘Ateş-i uzan-ı firkat yaktı cism ü canımı’ şarkısını ezberlemiştim. Yol boyunca bağıra çağıra söylerdim. Mahalle berberimiz Mümin Abi boş zamanlarında düğünlere gider bağlama çalardı. Ben de peşine takılırdım. Sayesinde klavye çalmayı, şarkı söylemeyi öğrendim...”

Ortaokul yılları

Leman Kültür iş yapmaz diye geri çevirdi

Ata 16 yaşına geldiğinde; Orhan Bey ve Ayten Hanım boşanır. Zorlu bir hayat başlar onlar için. Ata ve kardeşi Cenk anneleriyle kalır. Ata, İstanbul Teknik Üniversitesi Konservatuvarı’nı kazanır. Ata Demirer bir röportajında şöyle anlatır: “Konservatuvar sınavını kazanıp geldim İstanbul’a. İyi ki de gelmişim, çünkü nihayet bana benzeyen insanları okulda buldum. Grup Vitamin’den rahmetli Gökhan Semiz ve Emrah’ın ekibine yamandım hemen...” Ama bu hasrete Ayten Hanım dayanamaz, küçük oğlu Cenk’i alır İstanbul’a gelir. Ayten Hanım’ın erkek kardeşi maddi ve manevi olarak arkalarındadır.

Ata Demirer (ortada) Grup Vitamin’le

Evin büyük oğlu Ata ise konservatuvarda okurken bir yandan da çocukluktan beri ilgi duyduğu müzikle eve 3-5 kuruş katkıda bulunur. Bir gün Grup Vitamin’den Gökhan; “Ya oğlum bize yaptığın komiklikleri bir barda anlatsan köşeyi dönersin” der. Nasıl olacak o diye düşünürken kendini Bakırköy’de bir barda sahne alırken bulur Ata Demirer. Piyanist şantör olmuştur. Şarkı aralarında 5-10 dakika espriler patlatır. İnsanların şarkıları dinlemekten çok, esprilere güldüğünü görür, komedi yapmaya karar verir. Sahnedeyken kaydettiği görüntülerini Leman Kültür’e götürür.

Konservatuvarda arkadaşlarıyla

Ata Demirer bu girişimini bir röportajında şöyle anlatır: “Üç ay boyunca gittim geldim, sonunda ‘Cem Yılmaz’dan sonra burada kimse tutunamadı. Seni boşuna bekletip, hayal kırıklığına uğratmayalım’ deyip kibarca kapıyı gösterdiler...”

1995’te Assos’ta bir otelde müdürlük yapan eniştesi Ata’ya, “Atla buraya gel, hem tatil yapar hem de sahneye çıkıp harçlığını çıkarırsın” der. Ata Demirer, “Assos’ta hem şarkı söyleyen hem espriler patlatan bir yıldız doğdu” diye anlatır oradaki ilk sahnesini. Ata’nın hayatı askerden dönünce; cebinde bir lira yokken bir telefonla değişir. Telefondaki televizyon yapımcısı Ekrem Çatay’dır. “Beyaz (Beyazıt Öztürk) Star TV’den ayrılacak. Yerine birini arıyoruz” der. ‘Korsan TV’ adlı programı yapar. Ata Demirer bir röportajında şöyle anlatır: “Uğur Yücel’in genç komedyenler aradığını duyunca gittim. Sağ olsun sevdi beni, Talimhane’deki Eski Yeşil’in sahnesine çağırdı. Zülfü Livaneli’nin karşısında 3-5 dakikalık bir gösteri yaptım. O gazla da okulu bırakmaya karar verdim....”

Gişe rekoru kıran ‘Eyvah Eyvah’ta Demet Akbağ ile

Stand-up’la yetinmez Ata Demirer, gişe yapan filmlerin de büyük ismi olur. Ata ilk aşkı üniversitedeyken tadar. Ama sevdiği kız mezun olur olmaz ailesi onu başkasıyla evlendirir. Ata’nın annesi Ayten Hanım’ın bir röportajda anlatımına göre; Ata çok gözyaşı döker. Türk Sineması’nın en çok iş yapan filmlerinden Eyvah Eyvah serisi Ata Demirer’e bir büyük aşk daha getirir. Filmdeki ‘Müjgan’ karakteri Özge Borak ile Ata Demirer 11 Kasım 2011’de nişanlanır, 22 Nisan 2012’de de evlenirler. Çift evliliklerini 14 Kasım 2014’te sonlandırır. Annesine çok düşkün olan Ata, Cihangir’de yan yana evlerde oturur. “Evimin yakınındaki cafede kahvemi içiyor, yemeğimi yiyorum. Yazın da kayıktayım. Bu kadar. Benim yaşam biçimimde magazin yok” diyor

 

Ata Demirer ve Özge Borak Nisan 2012’de evlendi, Kasım 2014’te boşandı

;
Bu Video
İlgini
Çekebilir
Sıradaki haber yükleniyor...
holder