21 günde öfkenizi yenin

Hepimizin bazen ipin ucunu kaçırıp da kontrolü kaybettiği zamanlar olur, gündelik hayatta elimizde olmadan karşımızdaki insanlara sık sık öfkeleniriz. Bazen bunu kontrol edemez, olayları içinden çıkılamaz hale getirebiliriz. Aslında bunu hiç yaşamamanın kolay bir yolu var. Bunun için sadece 21 gün gerekiyor

21 Mart 2016, Pazartesi 12:24
A A
21 günde öfkenizi yenin

Çizgi filmlerde bile empoze edilir: "İyi insanlar kazanır, kötüler kaybeder." Gündelik hayatta bunu uygulamaya soktuğumuzda işler hiç o izlediğimiz çizgi filmler gibi olmayabiliyor. Halbuki herkes birbirine “Sen iyi bir insansın aslında” dese uzmanlara göre; hayat daha bir yaşanılır ve huzurlu olabiliyor. Evet, belki bir insanın değişmesi çok zor. Çünkü atalarımızın bile söylediği bir laf vardır: "Bir insan 7’sinde neyse 70’inde de odur." Ancak bunun kırılması da bizim elimizde. Sürekli olarak bir huzursuzluk yaşıyorsanız, işlerinizin yolunda gitmediğini düşünüyorsanız, kronik mutsuzsanız, insanlarla ilişkileriniz bir sinir harbi içinde geçiyorsa belki de hayatınızda bir iki şeyi değiştirmenin tam zamanı olabilir.

İster yolda, ister işte, ister okulda, ister evde hemen hemen herkes öfkelenir ve bazen öfkesine yenilerek kırıcı olabilir. Her insan özünde iyidir ama öfke anlarında o iyi yüzünü gösteremeyebilir.

Yeni Şafak'tan Begüm Çelikkol'un haberine göre; uzmanlar, öfkenin bastırılması zor olduğunu ancak bunun da kontrol edilebileceğini söyleyerek “Öfkenin yerine sevgi, huzur ve neşe koyarsanız; bunu da 21 gün boyunca tekrarlarsanız öfkenizi kolaylıkla kontrol edebilirsiniz” diyor.

NEGATİFTEN KORUNMANIN YOLU

Bioenerji ve Medikal Masaj Uzmanı Nesrin Düzkan, sürekli olarak dost sohbetlerinde “İyi diyelim iyi olsun” sözünün hepimize faydalı gelebileceğini söylüyor ve ekliyor: "Ses tonu görünmeyen el gibidir, siz güzel bir ses tonu ile iyi diyelim iyi olsun cümlesini içten gelen bir niyetle söylediğinizde önce karşınızdakine, sonrasında evrene bu enerjiyi yolladığınız için iyilik gerçek. Negatif duygu taşıyanlara karşı biz yüksek pozitif duygu ile karşılık verirsek onların negatifini etkisiz hale getiririz. Eğer kalabalık veya dar bir alanda kendimizi negatiften korumak için kollarımızı göbek üstünde birleştirip çakramızı kapatırsak kendimizi koruyabiliriz.

İsteyen herkesin kendisinde ve kendi dışındakilere şifa verebileceğini belirten Düzkan “İnsan insanın şifacısıdır. Sevgi şifadır, bakış şifadır, dokunmak şifadır, ses şifadır. Yeter ki bu bilince varalım. Bu bilince varmak şifayı da beraberinde getirir. Hayatımızdaki tüm deneyimler gibi hastalıklarımızıda düşünce kalıplarımızla oluştururuz. Düşünceler duyguları, duygular organları etkiler. Sürekli negatif yük taşıma sonucundada organ yorulur ve hastalık meydana gelir. O nedenle her zaman pozitif olmakta fayda var” şeklinde konuşuyor.

NEDEN KİLO ALIRIZ?

Siz de her pazartesi diyete başlayıp hafta ortasında onu bozan, kilo vermek için çabalarken sürekli atıştırma isteğiyle iradesine yenilen kişilerden misiniz?

Okuduğumuz bütün kişisel gelişim kitapları kişilerin kilo almasının ya da kilo verememesinin sebebinin yalnızlık, stres, öfke kaynaklı olduğunu söyleyerek “Önce duygusal açlığınızı doyurun” diyor. Bu konuya Nesrin Düzkan da katılıyor ve şunları söylüyor: "Zihnimiz düşünceleri, düşünceler duyguları oluşturur. İnsanın düşüncelerini kontrol edemeyişi, çaresizlik duygusu, hissedilen duygu karmaşası karşısında bedenimiz bir negatif cevap olarak kendi çalışma mekanizmasını sekteye uğratır. Bununla birlikte sinir ve sindirim sistemi bozulur, vücudumuzda toksin birikir. Bu da vücudun kilo almasına sebep olur."

STRESE VE ÖFKEYE SON

Düzkan, çağın hastalığının stres olduğunu kaydederek pek çok hastalığın aslında stresten kaynaklandığını söylüyor. Stres ve öfkeyi bastırmanın kolay yolları olduğuna değinen Düzkan, “Strese girmemek için ayakta durun, derin bir nefes alıp diyaframı doldurun sonra yavaşça nefes vererek rahatladığınızda bunu 10 kez yaparak stresten kurtulabilirsiniz. Öfke şeytandandır. Bastırmak zordur ama kontrol edilebilir. Öfkenin yerine sevgi, huzur ve neşe koyarsanız ve bunu 21 gün tekrarlarsanız öfkenizi kolaylıkla kontrol etmeyi öğrenebilirsiniz” şeklinde öneriler veriyor.

Herkesin şifa enerjisinin olduğunu kaydeden Bioenerji Uzmanı Düzkan, “Pozitif ve sağlıklı olabilmek için bedeni, zihni ve ruhu dengelemek gerek. Bunun içinde hayatımızda zihinsel olumlamalar yapmalıyız. 21 günlük tekrar sonucunda beynimiz yeni öğretileri kodlar, bakış açışı olumlulaşır. Bunun sonuncunda bardağı dolu tarafından görme olgunluğuna erişilir” diyor.

MİGRENE MEDİKAL MASAJ

Medikal masaj anlamında çalışmalar da yapan Düzkan, bu alan hakkında “Ağrıları gideriyor, kan dolaşımını düzenliyor, iç organları rahatlatabiliyor. Son yıllarda önemi giderek daha iyi anlaşılmaya başlayan ve doktorların reçetelerine girmeye başlayan medikal masaj pek çok rahatsızlığın giderilmesinde önemli bir rol oynuyor” şeklinde yorum yapıyor.

Medikal masajın kas, deri, fasya gibi yüzeyel yumuşak dokulara ve doku altına yapılan sistematik ve bilimsel bir şekilde uygulanan hareket kombinasyonu olduğunu söyleyen Nesrin Düzkan, “Kronik ağrılarda, fibromiyalojide, yaralanmalardan sonra (düşme ve spor yaralanmaları) postural problemlerde kas gerginliği ve yorgunluğunda uykusuzluk, migren, kabızlık, huzursuz bacak sendromu gibi rahatsızlıklarda ciddi faydaları olur. Herkes denemeli. Bunun yanında refleksoloji de denenmeli. Bu da alternatif bir tedavi. Ayak masajı anlamına geliyor. Burada da doğal enerji akışının dengelenmesi için anahtar noktalar üzerine manuel basınç uygulayarak vücuttaki bütün organların ayak tabanındaki karşılığına gelen refleks noktalarına uygulanarak yapılır” şeklinde görüş veriyor.
 

Sıradaki haber yükleniyor...
SIRADAKİ HABER Terör korkusuna karşı 9 öneri!