27 metrekare İstanbul

27 metrekare İstanbul

Hayatın şaşırtan bir hızla yaşandığı zamanımızda sakin bir ömür sürerek üreten biri Ahmet Gündoğdu. İşlenmiş ahşabın kokusunu tam 44 yıldır içine çeken bir oyma ustası... Çocukken çıraklıkla başlayan marangozluğu bunca zamandır 27 metrekarelik dükkanında icra ediyor

02 Mart 2013, Cumartesi 05:00 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

ALİ R. KARADAĞ

alirkadarag@gmail.com

Ahmet Gündoğdu (55) küçük bir çocukken Trabzon’dan ailesiyle beraber İstanbul’a taşınmış. 11 yaşında çırak olarak başladığı mesleğine hiç ara vermeden 44 yıl boyunca devam etmiş. O bir oyma ustası. İstanbul-Beyoğlu’ndaki Kumbaracı Yokuşu’nun her haline tanık olmuş Ahmet Usta. Çünkü ilk günden beri orada çalışıyor: Dile kolay, tam 44 yıldır. Sokağın bir parçası olmuş adeta. İstanbul’un bu en bilinen semtlerinden birinde sadece 27 metrekarelik bir dükkanda ömür geçiriyor. Evet, 27 metrekarelik bir dükkanda... Biz sorduk, Ahmet Usta cevapladı:

- Burası, 24 saat yaşayan bir kentin tam ortası. İstanbul’da yaşamanın tadını çıkarıyorsunuz Beyoğlu’ndayken.

Hayır, işim dışında özel zevklerim ve eğlencem yoktur. Tüm hayatım bu sokakta, bu dükkanda geçti. Benim için İstanbul, bu sokaktır, dükkanımdır. Ama burada yalnız değilim. Sağlık sorunu olan oğlum bu mesleği yapamıyor, şimdi genç bir sanatçıyla ortak kullanıyorum dükkanı. Benim ondan, onun da benden öğrenecekleri var. Belki bu şekilde genç nesle bildiklerimi aktarabilirim.

- İşiniz için bu dükkan yeterli mi?

Oymacılık için daha büyük bir yere gerek yok. İşler de eskisi kadar yoğun değil zaten.

- Size ne gibi işleri sipariş verirler?

Ahşap oymacılığına dair her türlü sipariş gelir. Gravürler yaparım, sehpalar, ayna çerçeveleri işlerim. Örneğin vitrindeki kuklaları sipariş üzerine yaptım. Sokakta eskiden koltukçular, döşemeciler, mobilyacılar vardı. Kimi mesleği bıraktı, kimi de başka yerlere taşınmak zorunda kaldı. Kumbaracı Yokuşu trafiğe kapandıktan sonra esnafın yapısı ve iş kolları da haliyle değişti. Ama ben bu sokaktan da bu işten de ayrılmayı düşünmedim hiç.

- Ahşap sizin için ne ifade ediyor?

Başka mesleğe gönlüm kaymadı. Bu işi çok sevdim ve hep bu sektörde çalıştım. Marangoz olarak başladığım meslekte çıraklıktan sonra oymacılığı seçmiştim. Karadenizliyim, Of’ta doğdum. Ağaçla içiçedir oranın insanı, ağaç benim işim oldu. Örneğin metali hiç sevmem, çünkü soğuktur ve canlı değildir. Ahşap ise hiç ölmez, hep yaşar.

(23.02.2013 tarihli Cumartesi Postası'ndan alınmıştır.)

Sıradaki haber yükleniyor...
holder