4 ay sonra yoğun bakımda çıkan Oğuz Peker'in ilk sorusu maske oldu

4 ay sonra yoğun bakımda çıkan Oğuz Peker'in ilk sorusu maske oldu

Türkiye'de corona virüse yakalanan ilk hastalardan olan 73 yaşındaki Oğuz Peker 4 ay sonra yoğun bakımdan çıktı. Peker'in yoğun bakımdan çıktıktan sonra doktorlara söylediği ilk sözler ise "Trafik kazası mı geçirdim? Neden herkes maskeli?" oldu.

17 Eylül 2020, Perşembe 11:35 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Herkesin maskeli olduğu 'bambaşka' bir dünyaya uyanan Oğuz Peker, pandemi nedeniyle yaşananları idrak etmekte hayli zorlanıyor. 

73 yaşında her gün sabah 9'dan akşam 6'ya dek işinin başında olan Oğuz Peker yaşam alışkanlıklarımızı tepeden tırnağa değiştiren corona virüsü bir başka yaşadı. Mart ayında vakaların yeni yeni görüldüğü ilk günlerde check-up yaptıran, hafif bir KOAH başlangıcına rağmen aldığı güzel sonuçlarla yüzü gülen Peker'in durumu kısa zamanda değişti.

Türkiye'de ilk kez 11 Mart'ta corona virüsle ilgili kamuoyuna resmi açıklama yapıldı ve ertesi gün 73 yaşındaki Oğuz Peker'in sağlık durumu bozulmaya başladı. Bir anda bastıran yoğun halsizlik ve sürekli uyuma isteği dışında ne yüksek ateş ne solunum sıkıntısı vardı. İki çocuğu ve eşinin aklına corona virüs gelmedi. Eve her gün her gün gelen hemşireyle sağlık takipleri yapılıyordu. Sesi boğulmaya ve genel durumu da kötüye gitmeye başlayınca evde geçen 11 günlük sürenin sonunda hastaneye kaldırıldı.

Aylarca yoğun bakımda kaldı



23 Mart'ta özel bir hastaneye getirilen Oğuz Peker'e corona virüs teşhisi konuldu. Hastaneye yatırılan Peker, iki gün sonra da, artık kesintisiz 125 gün yoğun bakım hastasıydı.

Kızı Özge Peker o günleri şöyle anlatıyor:

"Babamı hastaneye getirirken bu kadar uzun ve sancılı bir sürecin bizi beklediğinden haberimiz yoktu. Babamla bir anda iletişimimiz kesilmişti, anlatılamayacak kadar zor günlerdi. Ülkemiz Kovid-19 ile tek tük karşılaşmış, hiç örnek vaka yoktu. Korkunç bir belirsizlik içerisine girmiştik; sadece doktorlardan gelen direktifler doğrultusunda ailece umutla ama yoğun bir korkuyla bekledik. Babam yoğun bakımdayken annemde de halsizlik oldu, benim de boğaz ve eklem ağrılarım oldu, tat-koku hissim gitti; ama annem de ben de korktuğumuz için hastaneye gitmeyip kendimizi ayrı evlerde karantinaya aldık. Yoğun bakımda yaklaşık 2 ay babamı göremedik. Her gün telefonda doktorlardan bilgi alıyorduk. Son derece inişli-çıkışlı bir süreçti."

Umutlarının tükenmeye başladığı günlerde immün plazma tedavisi haberlerinin kendilerinde umut olduğunu belirten Özge Peker, "Hangi tedaviyle iyileşti bilemiyoruz. Babamı yaklaşık 2 ayın sonunda yoğun bakım camının arkasında uyutulur vaziyette ilk gördüğümde tarifsiz duygular içerisindeydim. Sonra yavaş yavaş iyileşme evresine geçtik" diyor.

Geriye tahribat bırakıyor

Kovid-19 enfeksiyonu Oğuz Peker'in tüm organlarında aşırı tahribata yol açtı. Akciğerleri, karaciğeri, böbrekleri başta olmak üzere çoklu organ yetmezliğine yol açarken, boğazından delik açılarak tedavisi devam etti. Yoğun bakım servisindeki tedavide hemofiltrasyon ve çıkışa yakın dönemde ise hemodiyaliz tedavisi görmeye başladı. Yoğun bakımda geçen kesintisiz 4 ayın sonunda 28 Temmuz'da servis odasına çıkarılırken, ailesinde bayram sevinci yaşanıyordu. 4 aydır yoğun bakımda yatıyor olması nedeniyle kas zayıflamasına bağlı olarak el kol hareketleri ve yürümesi de kısıtlanmış olan Oğuz Peker'e servis odasında tedavisinin yanı sıra fizik tedavi uygulanmaya başlandı. Ancak 10 gün sonra kas yırtığına bağlı iç kanama sonucu durumu ağırlaştığından 7 Ağustos'ta yeniden yoğun bakıma alındı. Neyse ki bu 4 gün sürdü. 11 Ağustos'ta yeniden servis odasına çıkarıldı.

İlk sözleri "Neden herkes maskeli?" oldu

11 Ağustos'tan beri yaklaşık 1 aydır servis odasında tedavisine devam edilen ve durumuiyiye giden, diyaliz ihtiyacı da kalmayan Oğuz Peker'in nöroloji, nefroloji, enfeksiyon ve yoğun bakım hekimlerinin multidisipliner takibinde tedavisi devam etti. Rutin tedavilerinin yanında fizik tedavi de gören Peker'e doktorları 'survivor' diyor. Yeniden dünyaya gelmiş gibi hissettiğini söyleyen 73 yaşındaki Oğuz Peker ise gözlerini 'bambaşka' bir dünyaya açmanın şaşkınlığını yaşadığını belirterek, kafasında birçok soruyla yeni dönemi anlamaya çalışıyor. Kendine ilk geldiğinde "Trafik kazası mı geçirdim, bana ne oldu? Neden herkes maskeli?" diye sorular sorduğunu, tüm bunların nedeninin koronavirüs olduğunu öğrendiğinde inanamadığını söylüyor.

Yaklaşık 5,5 ay sonra taburcu olan Oğuz Peker, "Aylardır gecesini gündüzüne katarak beni yaşama döndürmede emeği geçen başta yoğun bakım ekibi olmak üzere tüm doktorlara, hemşirelere, hastane personeline ve bu süreçte dualarını ve desteğini esirgemeyen tüm sevenlerime sonsuz minnet duyuyorum" diyor. Oğuz Peker'in zorlu yoğun bakım tedavisini gerçekleştiren hastanenin Yoğun Bakım Sorumlusu Prof. Dr. Lütfi Telci de Türkiye'nin ilk corona virüs hastalarından olan Oğuz Peker'in zorlu geçen yoğun bakım sürecini başarıyla tamamladıklarını, ekip olarak sağlığına kavuşturmuş olmanın mutluluğunu yaşadıklarını belirterek, "Hastamız salgının ilk günlerini yaşadığımız dönemde yoğun bakım servisimize alınmıştı. O dönem ülkemizde ve dünyada tedavi protokolleri her gün değişiyordu. Tedavi protokollerinin hızlı yenilendiği, gün içinde bile düzenlemeler yapıldığı günlerdi. Aynı zamanda televizyonlarda tedavi önerileri altyazı olarak geçiyor ve her sabah hasta yakınlarıyla tedavi ilkelerimizin bilimsel dayanaklarını tartışıyorduk. Altyazı bilgilerinin ilklerinden olan "immun plazma" önerisi yapıldığında "immun plazma" henüz üretilmemişti. Oğuz Bey'in yakınlarıylae bu tedavinin beklentilerini tartıştık. Oğuz Bey de sanırım Türkiye'de ilk immun plazma tedavisi yapılan hastalardan oldu. İki kez "immun plazma" verdik. Tedavinin yararlı veya zararlı olduğuna ilişkin bir bilgilendirme yapmadık. Zira ilk kez uygulanıyordu. Yaklaşık 1 ay sonra "immun plazma" da gündemden kalktı. Oğuz Bey enfeksiyonun yol açtığı septik şok, ağır akciğer hasarına bağlı akut solunum yetersizliği ve devamında çoğul organ yetersizliklerinin en ciddi formlarını yaşadı, tedavi sürecinin her günü, her anı sorunluydu ve buna bağlı olarak da tedavi süreci zorluklar altında aşıldı. Bugün başta yoğun bakım ekibimiz olmak üzere hastanemizin tüm hekim ve hemşirelerinin nitelikli ve özverili çabaları, ayrıca ailesinin sonsuz destekleriyle taburcu etmenin tarifsiz mutluluğunu yaşıyoruz" dedi.

DHA



Sıradaki haber yükleniyor...
holder
SIRADAKİ HABER Yurdum Şair'i Halil Uçum, corona şiirinin hikayesini anlattı