Adet düzensizliği yumurtlama fonksiyonunun bozulduğunu gösterir

Adet düzensizliği yumurtlama fonksiyonunun bozulduğunu gösterir

Üreme çağındaki her sağlıklı kadının düzenli bir adet döngüsüne sahip olması gerekir. Adet döngüsünün bozulmasına yol açan fiziksel veya hormonal birtakım faktörler çocuk sahibi olmayı engelleyebilir diyen Kadın Hastalıkları ve Tüp Bebek Uzmanı Doç. Dr. Kübra Boynukalın; “sorun tespit edildikten sonra gerek medikal tedavilerle gerekse cerrahi müdahale ile tedavi mümkündür dolayısıyla döngüde bir düzensizlik varsa doktora başvurulmalı ve bu problemin altında yatan sebepler mutlaka araştırılmalıdır” diye belirtti.

22 Eylül 2021, Çarşamba 13:52 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

FİZİKSEL VE HORMONAL BİRÇOK FAKTÖR ADET DÜZENSİZLİĞİNE YOL AÇABİLİR

Bir kadının düzenli olarak adet görmesi her ay yumurtladığının bir göstergesidir. Adet düzensizliği ise yumurtlama fonksiyonunun olmadığını belirtir diyen Doç. Dr. Kübra Boynukalın; “Yumurtlama fonksiyonu beynimizde yer alan bir takım hormonların salınmasıyla birlikte yumurtalıkların uyarılması sonucu ortaya çıkmaktadır. Beyinden hormon salınımını engelleyen her türlü durum adet düzensizliğine neden olabilir. Doğumsal olarak beyinden hormonların salınmaması, hipofiz bezimizden salgılanan prolaktin hormonunun gereğinden fazla salınmasına neden olan adenonmlar, uyku düzeninin tamamen ortadan kalkmasına neden olan rahatsızlıklar, aşırı kilo kaybına neden olan yeme bozuklukları ve metabolizmamızı etkileyen her tür endokrinolojik rahatsızlık adet düzensizliğine yol açabilir. Polikistik over sendromu dediğimiz kadınlarda oldukça sık görülen rahatsızlık da yumurtlama fonksiyon bozukluğu ve adet düzensizliğine neden olabilmektedir. Saydığımız nedenlerin pek çoğu seyrek adet görme ya da hiç adet görmemeye neden olmaktadır. Sık adet görmek ise azalmış yumurtalık rezervinin bir sonucu olarak karşımıza çıkabilmektedir. Menopozdan hemen önceki perimenopoz olarak adlandırdığımız süreçte ise yumurtlama fonksiyon kaybına bağlı olarak adet aralıkları açılmaktadır. Adet kanamasının uzun süre devam etmesi, sık olması, hiç kesilmemesi ise genellikle rahimde yer alan miyom veya polip gibi durumlardan kaynaklı olarak karşımıza çıkabilir” şeklinde belirtti.

TEDAVİNİN İLK ADIMI ADET DÜZENSİZLİĞİNE YOL AÇAN PROBLEMİN TESPİT EDİLMESİDİR

Adet düzensizliğine yönelik tedaviye başlarken her şeyden önce bu probleme sebep olan nedenlerin araştırılması gerekir diye belirten Doç. Dr. Kübra Boynukalın; “Düzensiz adet şikayeti ile başvuran hastalarda atacağımız ilk adım ultrason ile muayene olur. Ultrasonda yumurtalıkların durumuna, rahmin durumuna, rahimde kanama yapabilecek bir problem olup olmadığına bakmak gerekir. Sonrasında yapılacak hormon testlerinin sonuçlarıyla birlikte nasıl bir yol izleyeceğimiz şekillenmeye başlar. FSH olarak adlandırdığımız hormon testinin sonucu çok düşükse beyinden salınması gereken hormonları dışarıdan iğnelerle takviye ederiz. Bu şekilde kadının yumurtlama problemi giderilmeye çalışılır. FSH hormonunun yüksek olduğu durumlarda ise çeşitli medikal tedavilere başvurulurak düzensizliğin giderilmesi sağlanır. Adet düzensizliğinin tedavisinde düzensizliğin tipi, sıklığı, ağırlığı ve hangi yaş grubunda olduğu da çok önemlidir çünkü birçok yaş grubunda farklı şekillerde görülebilen adet düzensizliğinin nedenleri ve tedavileri farklı olmaktadır. Özellikle adetin ilk başladığı ergenlik çağındaki yaşlarda veya adet döneminin sonunda menopoz sürecine yaklaşılmış durumlarda başlıca adet düzensizliği sebebi yumurtlama eksikliğidir. Bu tür hastalarda mutlaka yumurtlamanın düzenlenmesi ve adet düzensizliğini giderecek tedaviler uygulanmalıdır. Bu saydığımız dönemlerin dışındaki düzensizliklerde yumurtlama problemlerine ek olarak hormonal problemler de adet düzensizliğine yol açabilir. Bunun yanında rahim içerisindeki polipler, miyomlar yani kanamayı düzensizleştirecek fiziksel problemlerle karşı karşıya kalındığında da cerrahi müdahale ya da medikal tedavilerle adet düzensizliği giderilmeye çalışılır” diye ifade etti. 

ADET DÜZENSİZLİĞİ KISIRLIK SEBEBİ MİDİR?

Adet düzensizliği kadınların hayatları boyunca sıklıkla yaşayabileceği jinekolojik sorunlarından biridir. Adet düzensizliğinin altında yatan problemler çocuk sahibi olmayı geciktirebilir ya da engelleyebilir diyen Doç. Dr. Kübra Boynukalın; “Adet düzeni her kadında farklılık gösterebileceği gibi genel olarak 21 gün ile 35 gün arasında gerçekleşir. Bu süre 21 günün altında ya da 35 günün üzerinde olduğu zaman altta yatan patolojik problemin araştırılması gerekir. Özellikle adet döngüsünün kısalması kısırlık tedavileri açısından önemli bir bulgu olabilir çünkü kısalan döngü azalmış yumurtalık rezervinin olduğunu gösterir. Sağlıklı bir hamilelik için yumurta büyürken salgılanan östrojen hormonu ile rahim senkronize bir şekilde kalınlaşmalıdır. Kısa süre adet gören bir kadında yumurtlama erken olmaktadır yani yumurta çok hızlı büyümektedir. Yumurtanın salgıladığı hormon ile rahim henüz kendini toparlayamamış iken yumurtlama gerçekleşir ve içeride döllenme olup embriyo rahme düştüğünde, rahimin gebelik için hazır olmaması bir kısırlık sebebi olabilir. Uzun süreli adet gören bir kadında yumurtanın yavaş büyüdüğünü düşünüyorsak ve özellikle bir doktor tarafından da takip edilmiyorsa yumurtlama gününün belirlenememesi çiftler tarafından bugünün aksatılması ve düzenli ilişkinin olmaması da aynı zamanda kısırlığa yol açabilir” şeklinde uyarılarda bulundu. 


Sıradaki haber yükleniyor...
holder
SIRADAKİ HABER Hamilelikte bebeğe faydalı ve zararlı besinler nelerdir?