Ağustos bitmeden: Adını ağustos ayından alan 5 enfes kitap

2020 yazı okumaya en çok vakit bulduğumuz yaz oldu. Karantinanın başladığı ilkbahar aylarında halen pandemi şokunu yaşıyor, birkaç hafta içinde sona ereceğini sanıyorduk. Ancak işler pek de öyle olmadı. Yaza girerken baktık hâlâ evdeyiz sinemaya ve edebiyata yönelelim dedik. Sonuç olarak bu yaz bol bol okuduk. Biz diyoruz ki hızımızı almışken devam edelim kitap okumaya. Adını ağustostan alan 5 enfes kitap listeledik, önerimiz ağustos ayı bitmeden birini seçip okumanız. Eğer eylüle kadar bitiremezseniz ne âlâ, yağmur ve kahve eşliğinde okuduğunuz kitabınız hazır!

21 Ağustos 2020, Cuma 11:37 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News
 Ağustos Başağı – Sevinç Çokum

Ağustos Başağı – Sevinç Çokum

Türk öykücülüğünün zarif sesi Sevinç Çokum'dan bir Kurtuluş Savaşı romanı. Romanın mekânı, Osmanlı'nın kuruluş toprağı olan Söğüt. Karakterler çok boyutlu ve derin: Yusuf, Esma, Kayalı Süleyman, Nafiz Bey, Selim ve dahası. Karton olmayan, sığlıktan uzak karakterler. Lirik ve konuşkan. Cumhuriyet'in kuruluş tomurcuklarını, sırf yazılı belgelerle değil, o coğrafyada yaşamış Ali Amca, Memiş Dayı gibi gerçek kişilerden dinledikleriyle hikâye ediyor Çokum. Bilmediği bir coğrafya üzerine konuşmuyor anlatıcı; bildiği, tecrübe ettiği, toprağını gördüğü bir yerden ses ediyor. "Söğüt mavi-mor tepelerin ardındadır," derken, bizi de bir maviliği, morluğu görmeye davet ediyor. Bu daveti karşılıksız bırakmayacak muahataplar, Sevinç Çokum'un açık penceresinden haberdar okuyucular…

 Ağustos Işığı – William Faulkner

Ağustos Işığı – William Faulkner

Ağustos Işığı, Faulkner'ın kendine özgü anlatım teknikleriyle Amerikan yaşamının çelişik öğelerini, uyumsuzluklarını ve Amerika tarihinde iz bırakan siyahlar ve ırkçılık sorununu deşen başyapıtlarından biri. Ağustos Işığı, Kuzey-Güney, beyaz-siyahi ayrışmasının yoğun olarak yaşandığı Mississippi'de, Faulkner'ın edebiyat haritasına yerleştirdiği "Yoknapatawpha"da geçer. Romanın başkişisi Joe Christmas'ın, hem beyaz olduğu hem de siyahi kanı taşıdığı düşünülmektedir. Joe iki dünya arasında gidip gelirken her ikisinin de yabancısı olduğunu hisseder, yaşadığı kısır döngü, romanın psikolojik zamanında çapraşık bir iç deneyim olarak sunulur. Joe'nun tragedyasının diğer halkalarını Doc Hines, Miss Burden gibi karakterlerin siyahlar ve ırkçılık sorunu karşısındaki tavırları meydana getirir. Ağustos Işığı'nda Faulkner bilinçlilik akışı, iç monolog, "flash-back" gibi anlatım tekniklerini belleklerde iz bırakan bir tarih anlatısıyla birleştirir.


  O Ağustos Günü – Rindert Kromhout

O Ağustos Günü – Rindert Kromhout

On dört yaşındaki Enrico, yaz tatili boyunca her sabah vadide yaşayan büyükbabası Luigi’nin ziyaretine gider. Artık iyice yaşlanan büyükbabasına koyunları otlatırken yardımcı olur ve bir yandan da eskiz defterine çizimler yapar. Enrico küçüklüğünden beri çizer olmanın, Güzel Sanatlar Akademisi’ne giderek dünyayı keşfetmenin hayalini kurmaktadır. Zeytin ağaçlarıyla çevrili, aydınlık ve neşeli köylerinde, her şey her zaman nasılsa öyledir. O ağustos gününe dek her gün...

Yazar Rindert Kromhout ve çizer Annemarie van Haeringen, küçük bir İtalyan köyünde yaşanan yıkıcı depremi anlatırken, hayatın ne kadar öngörülmez ve üzücü olabileceğine odaklanmak yerine, hayatta kalmak ve yaşamak için sevgiye ve hikâyelere duyduğumuz ihtiyacın altını çiziyor.

O Ağustos Günü, kısa ama çok katmanlı, yürekleri ısıtan bir öykü.

 Ağustos Esintisi – Zeynep Ataç

Ağustos Esintisi – Zeynep Ataç

Sevgi nedir?' diye sorsalar, 'tanımını yapacak kadar bile tanımıyorum' derdim bu duyguyu küçükken. Şimdi ise verebileceğim tek cevabım var! Sevgi, belki de hayatın bize verdiği en güzel hediyeydi. Doğru olan ise; onu nerede, ne kadarını kimin için kullanacağımızı bilmekti... İnci'nin hayat hikâyesi de bunun gibi; okurken satır aralarında kendinizi bulabileceğiniz bir roman Ağustos Esintisi. Hiç bulamadığı sevgi için yılmadan çabalayan ve tam buldum dediği anda belki de hiç bulamadığını anlayan bir kadının yürekleri parçalayan hayat hikâyesi...


 Ağustos Mevsimi-Handan Küçük

Ağustos Mevsimi-Handan Küçük

BAHAR

Bahar,

Hüznün lalelerini açtırıyor şimdi

Çiçeklerin nefes almaktan yorulduğu an

Kabuslarımı buluyorum

Düşen yapraklarda

Bahar,

Bir rüzgar esiyor üşüyorum

Kulaklarımda uğuldayan bir ses

Ölüm gibi düşüyorsun yüreğime

Engel olamıyorum!


Bu Video
İlgini
Çekebilir
Sıradaki haber yükleniyor...
holder
SIRADAKİ HABER Yaz yağmurunda izlenecek az bilinen 10 aşk filmi