Allah'a karşı sorumluluk

Kader imanın ilkelerinden biridir. Hepimiz kabul etmekteyiz ki; Yaratan mutlak güç sahibidir. Her şeye hakimdir ve her şey O’nun dilemesi iledir. Ancak bu anlayışa sığınmak, “Nasıl olsa her şey yazılmış” denilerek günahlara girmek, yapılan hatalar için “Kaderimiz böyleymiş” demek, Allah’a karşı sorumluluklarımızı yerine getirmemek anlamına gelir.

16 Mayıs 2020, Cumartesi 23:11 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News
Esas sorumluluk

Esas sorumluluk

İyiyi kendimizden biliyor, kötüyü ise kaderimize veya şeytana yüklüyoruz. İşte bu tevekkül anlayışımız bizi yanlışa sürüklüyor. Sorumluluklarımızı yerine getirmediğimizde bunu kaderimizle ilişkilendiriyoruz. Oysa Müslümanın esas sorumluluğu Allah’a karşıdır. Allah Kuran’da insanoğlunun bu çiğliğini şu ayetlerle açıklar: “Nerede olursanız olun, sağlam kaleler içinde bulunsanız bile, ölüm size yetişecektir. Onlara bir iyilik gelirse: “Bu Allah’tandır” derler, bir kötülüğe uğrarlarsa “Bu, senin tarafındandır” derler.


Yapılanın karşılığı

Yapılanın karşılığı

De ki: Hepsi Allah’tandır” (Nisa, 78) “Başınıza gelen herhangi bir musibet ellerinizle işlediklerinizden ötürüdür. O, yine de çoğunu affeder.” (Şura, 30) “Kim yararlı iş işlerse kendi lehinedir; kim de kötülük işlerse kendi aleyhinedir. Rabbin, kullara karşı zalim değildir.” (Fussilet, 46) İnsanlar için ancak yaptığının karşılığı vardır. Dünyalık elde etmek için çalışana karşılık verilmektedir. Ahiret için hazırlık yapanlara da karşılıkları verilecektir.


Çalışmanın kaynağı

Çalışmanın kaynağı

Günaha mazeret üretmeden hatayı kendimizden bilmemiz gerekmektedir. Bu sebeple kader inancı adaletin (tembelliğin) sebebi değil, tam aksine çalışmanın kaynağıdır. Günaha kılıf bulmanın değil günaha af dilemenin sebebidir. Hiç kimse “Nasıl olsa her şey yazılmıştır, günahları istemesem de yapacağım, çalışmama gerek yok” diyerek ve suçu kadere yükleyerek sorumluluklarından kurtulamaz.


İsyankar olmamak

İsyankar olmamak

Kader inancımızın bize getirdiği yarar; Rabbimizin imtihanlarının farkında olarak, başımıza gelenlere sabır göstermektir. Böylelikle umudu kaybetmeden, isyankar olmadan dünyamızı ve ahretimizi kazanmaktır. Bizler imtihana tabi tutulmaktayız. Yaşadığımız bu gerçeği Kuran şöyle beyan etmektedir: “Muhakkak sizi biraz korku, biraz açlık ve mallardan, canlardan, ürünlerden biraz eksiltmekle deneriz, sabredenleri müjdele. Onlara bir musibet geldiğinde: “Biz Allah’ınız ve elbette O’na döneceğiz” derler. Rablerinin mağfiret ve rahmeti onlaradır. O’nun yolunda olanlar da onlardır.” (Bakara, 155-157)


Bu Video
İlgini
Çekebilir
Sıradaki haber yükleniyor...
holder
SIRADAKİ HABER Gerçek sevgi ulaşmaktır