Alzheimer hastalarının sayısı gün geçtikçe artıyor (21 Eylül Dünya Alzheimer Günü)

Türkiye Alzheimer Derneği Başkanı Prof. Dr. Haşmet Hanağası, 21 Eylül Dünya Alzheimer Günü’nün Alzheimer hastalarının sorunlarına dikkat çekmek, onlara ve yakınlarına yardımcı olabilmek için neler yapılabileceği konusunda önem taşıdığını söyledi ve "Dünyada ve ülkemizde yaşlı nüfusun artmasıyla birlikte Alzheimer hastalığında büyük bir artış yaşanıyor. Dünyada 50 milyon civarında demans hastası bulunuyor ve bu hastaların yaklaşık 2/3’ünü Alzheimer hastaları oluşturuyor" dedi.

21 Eylül 2020, Pazartesi 09:00 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News
21 Eylül Dünya Alzheimer Günü

21 Eylül Dünya Alzheimer Günü

Türkiye Alzheimer Derneği Başkanı Prof. Dr. Haşmet Hanağası, 21 Eylül Dünya Alzheimer Günü’ne özel açıklamalarda bulundu. Alzheimer hastalığı ve demansa neden olan hastalıkların sıklığında artan yaşlı nüfusa bağlı olarak büyük bir artış yaşandığının altını çizen Prof. Dr. Haşmet Hanağası, "Dünya Alzheimer Günü, Alzheimer hastaları ve demans hastalarının sorunlarına dikkat çekmek, onlara ve yakınlarına yardımcı olabilmek için neler yapılabileceği konusunda büyük önem taşımaktadır" dedi.

Ülkemizde 800 bin demans hastası olduğu düşünülüyor

Ülkemizde 800 bin demans hastası olduğu düşünülüyor

Dünyada 50 milyon civarında demans hastası olduğunu ve bu hastaların yaklaşık 2/3’ünü Alzheimer hastalarının oluşturduğunu ifade eden Prof. Dr. Haşmet Hanağası, "Ülkemizdeki Alzheimer hastası sayısı gelişmiş ülkelerdeki oranlara benzerdir. Ülkemizde 800.000 civarında demans hastası olduğu düşünülmektedir. Bu hastaların büyük kısmını da Alzheimer hastaları oluşturmaktadır. Son 10 yıl içinde hasta sayısında, artan yaşlı nüfusla beraber yükseliş yaşanmıştır" diye konuştu.

Hasta yakınları da bilgilendiriliyor

Hasta yakınları da bilgilendiriliyor

Alzheimer hastalarına ve yakınlarına her aşamada sağlık çalışanları tarafından geniş kapsamlı öneriler verildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Haşmet Hanağası, “Bu öneriler; hastaların ilaçlarını düzenli olarak kullanması, davranışsal ve psikiyatrik sorunların yönetilmesi, çevresel düzenlemelerin yapılması ve hukuki konular gibi farklı alanları içermektedir" açıklamasında bulundu.

Alzheimer tanısı nasıl konuluyor?

Alzheimer tanısı nasıl konuluyor?

Alzheimer hastalığından korunma ile ilgili en büyük gelişmeler hastalığın patofizyolojisinin ve risk faktörlerinin anlaşılması yönünde olduğunu belirten Prof. Dr. Haşmet Hanağası, "Artık Alzheimer hastalığına erken aşamalardan itibaren çok kolay tanı konulabilmektedir. Ancak beklenen en büyük gelişme hastalığın tedavisi ile yeni ve güçlü seçeneklerin ortaya çıkmasıdır. Hastalığın mekanizmalarının daha iyi anlaşılması ile önümüze yeni tedavi seçenekleri çıkabilir" diye konuştu.


Alzheimer hastalığıyla ilgili en önemli gelişmeler; hastalığın tanısının daha erken aşamalarda koyulabilmesi ve risk faktörlerinin ortaya çıkarılması şeklinde ifade eden Prof. Dr. Haşmet Hanağası, “Ancak hastalığın halen kesin olarak nasıl başladığı konusunda yeterli bilgimiz bulunmamaktadır. Dolayısıyla bu bilgi eksikliği tedavide de sınırlı bir başarıya yol açmıştır. Hastalık mekanizmalarının daha da iyi anlaşılması ile yeni tedavi seçeneklerinin gündeme gelmesi beklenmektedir" dedi. 

Dünyada en çok araştırması yapılan hastalık

Dünyada en çok araştırması yapılan hastalık

Alzheimer hastalığının dünyada en çok araştırma yapılan hastalıklardan bir tanesi olduğunun altını çizen Prof. Dr. Haşmet Hanağası, “Hastalık konusunda her yıl binlerce makale yayınlanmaktadır. Eninde sonunda bu çalışmaların tedaviye yansıması beklenmektedir" açıklamasında bulundu.

Alzheimer hastalığı genetik özelliklerine bakıldığında iki gruba ayrılıyor

Alzheimer hastalığı genetik özelliklerine bakıldığında iki gruba ayrılıyor

Alzheimer hastalığının genetik özelliklerine bakıldığında iki gruba ayrıldığını ifade eden Prof. Dr. Haşmet Hanağası şöyle devam etti:

İlk grup ileri yaşta başlayan ve aile öyküsünün çok belirgin olmadığı hastaları içerir. Bu grupta hastalık genel olarak 65 yaşının üzerinde başlar ve ailede Alzheimer hastası öyküsü olması hastalığa yakalanma riskini arttırır. Bu grupta hepimizde bulunan bazı genetik risk faktörleri veya genetik koruyucu faktörler çevresel risk faktörleriyle beraber hastalığın ortaya çıkmasına katkıda bulunur. Genetik özellikler konusundaki ikinci grup ailevi Alzheimer hastalığı dediğimiz tüm Alzheimer hastalığının yüzde 1’den azını oluşturan gruptur. Bu grupta hastalık sıklıkla 60’lı yaşlardan önce başlar. Hastalığın başlangıç yaşı 30’lu yaşlara kadar gerileyebilir. Bu grupta ailede yoğun bir şekilde erken başlangıçlı Alzheimer hastalığı öyküsü bulunur. Hastalar incelendiğinde Alzheimer hastalığına neden olabilecek mutasyonlar saptanır.

Alzheimer hastalığının kadınlarda biraz daha fazla görüldüğünü ancak bu durumun nedeninin kesin olarak bilinmemekle beraber bazı hormonal ve kadın cinsiyetiyle ilişkili genetik risk faktörlerinin rolü olduğu düşünüldüğünü söyleyen Prof. Dr. Haşmet Hanağası sözlerini şöyle tamamladı:

Alzheimer hastalığı sinsi bir hastalıktır. Hastalık ilk olarak günlük hayatı etkilemeyen basit unutkanlıklar ile başlar ve zaman içinde zihinsel yakınmalar hastanın hayatında olumsuz etkiler oluşturur. Zihinsel işlevlerindeki aksama günlük yaşam aktivitelerini de bozmaya başlar. Örneğin para hesabı, yön bulma, ev işlerini yapma gibi günlük işlevlerde aksamalar meydana gelir. Alzheimer hastalığı basit unutkanlıklardan yapılan klinik testler, çeşitli laboratuvar ve görüntüleme incelemeleri ile kolayca ayrılabilir.

Alzheimer hastaları ve yakınları için farkındalık projesi

Alzheimer hastaları ve yakınları için farkındalık projesi

Türkiye Alzheimer Derneği toplumda farkındalık yaratmak, Alzheimer hastalığının erken tanısındaki önemi vurgulamak amacıyla hasta ve hasta yakınlarına özel olarak, "Unutma Seni-Yaşanmışlığın Kokusu" farkındalık projesini hayata geçirdi.

Santa Farma'nın koşulsuz desteği ile yürütülen "Unutma Seni-Yaşanmışlığın Kokusu" farkındalık projesi, Alzheimer hastalarının ilk unuttuğu duyulardan kokuya odaklanıyor. Farkındalık projesi ile hasta yakınları sevdiklerini hatırlatan, unutamadıkları kokuların hikayelerini yazıyor. Farkındalık projesi kapsamında ise gelen hikayelerin unutulmaması için bu esanslar kolonyaya dönüştürülüyor. 

Proje kapsamında unutmaseni.org sitesinden hikayelerini paylaşan kişilerin hikayeleri de “Unutma Seni” sosyal medya hesaplarında ve web sitesinin “Yaşanmışlığın Kokusu” kategorilerinde yayınlanarak, daha çok kişiye erişilmesi ve farkındalık sağlanması hedefleniyor.

Sağlık içerikleri sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.
Bu Video
İlgini
Çekebilir
Sıradaki haber yükleniyor...
holder
SIRADAKİ HABER A veya B vitamini takviyesi sigara kullananlarda akciğer kanserine neden olabilir