İlber Ortaylı: Demokrasi korunmazsa kalıcı olmaz

19 Ağustos 2018, Pazar 05:01
Uluslararası Knidos Kültür ve Sanat Akademisi (UKKSA), şiir, söyleşi, müzik belgesel, kültür gezisi, imza etkinliği çerçevesinde şair Can Yücel’in anısına düzenlenen söyleşiye katılan ünlü tarihçi ve yazar İlber Ortaylı’yla bir araya geldik.

Faik Gürses

faik.gurses@posta.com.tr

Bu yıl Uluslararası Knidos Kültür ve Sanat Akademisi’nin verdiği Yaşam Boyu Onur Ödülü’nü aldınız...

Her ödülün ayrı bir anlamı var. UKKSA’nın da. Burayı yoktan var eden Nevzat Metin’i yalnız bırakamazdım. Elbette bu ödül, yaşamımda en özel anı olarak yer alacak.

Etkinlik çerçevesinde Ağustos ayında aramızdan ayrılan Can Yücel de anıldı. Can Yücel’in sizin için anlamı nedir?

Sadece şair değil, şiirle büyümüş, hayatını Datça’ya adamış büyük bir isim. Çok zamansız aramızdan ayrıldı. Onu burada yeniden anmak ve arkadaşları ile bir arada olmak çok güzeldi.

Datça, zeytin ağaçları ve doğa size neler anlatıyor?

Evim Datça’da, buraya gelerek huzur buluyorum. Zaten UKKSA’nın çağrısı üzerine buraya geldim bu defa. Dostlarımı görüyorum, mutlu oluyorum. Üstelik zeytin ağaçlarına dokunmak da başka bir haz.

Demokrasi olmazsa olmazımız. Sizin fikriniz nedir?

Uygar yönetimlerde halk tepki gösterebilmeli, eğer aksi olursa demokrasi korunamaz, kalıcı olmaktan da uzaklaşır. Modern toplumlarda devlet birey ilişkisinde demokrasinin önemi yadsınamaz.

Her geçen gün büyük kentlere göç artıyor. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

İnsanımızın kırsalı terk edip büyük şehirlere yönelmesinin kötü etkileri görülmekte. Bu sayede varoşların oluşması, toplumsal hakların yanlış kullanımı, toplumsal yıkımı gündeme getiriyor. Göç, Türkiye’nin başlı başına bir sorunudur. Bunun kökünden halledilmesi gerek.

Eğitim sistemiyle ilgili ne düşünüyorsunuz?

Maalesef eğitim sistemindeki çarpık sonuçlar apaçık ortada. Bunun bir an önce normal seviyeye getirilmesi şart. Öğrenciler henüz bir sistemi benimsemeden diğerine geçiş yapılıyor. Bu da onları olumsuz olarak etkiliyor elbette. Son sınavlardan sonra ortaya çıkan tabloya bakın. Ne demek istediğim rahatlıkla okunabilir.

Genel olarak ülkemizde çocuk konusu toplum içinde ayrı bir yer almakta. Neler söylemek istersiniz bu konuda?

Demokrasimizin sonuçlarına dikkat çekmek isterim. ‘Sorumluluk ve haklar ilişkisi’ vazgeçilmezimiz olmalıdır. Genel olarak ülkemizde çocuk konusu toplum içinde ‘bencil’ anlayışla yaşanıyor. Bunu aşmak lazım. Hadise yine eğitime gelerek kilitleniyor. Modern ülkelerde eğitim ve çocuk, birlikte gelişir.

Sizin bir de şehir isimleri konusunda hassasiyetiniz var. Biraz da bu konudan bahseder misiniz?

Şehir adlarının ideolojik bakışla değişitirilmesinin sonuçları ortada. Toplum ve bireyin karşısındaki bu keyfi tutumun olumsuzluğu ile değerlerin korunmasında övgü ve yerginin dengesizliğinden doğabilecek çelişkiler gözler önündedir. Olumlu kentleşme anlayışına, İkinci Dünya Savaşı sonrası yıkıma uğramış bir kent olan Varşova’nın korunarak toplum yaşamına kazandırılması en iyi örnektir.

GÜNCEL HABERLER