Özgün: En sevmediğim ulaşım aracı otobüs

26 Ağustos 2018, Pazar 05:01

Özgün: En sevmediğim ulaşım aracı otobüs

Dilara Doğan ile Büyüteç Altında'nın konuğu Özgün...

Özgün: En sevmediğim ulaşım aracı otobüs

Size aşık olmak nasıl bir his? Huzurla heyecan bir arada. (Nida öyle dedi.)  Çocukluğunuza dair en çok özlediğiniz şey? İlkokuldaki 20 dakikalık uzun teneffüsler ve mahallem.  Ne gibi mevzular açıldığında sıkılırsınız? Şöyle yap böyle yap denmeye başlandı mı, fena uyku basar bana.   Şu an aklınıza gelen üç kelime? Ediz, Nida, para. 

Özgün: En sevmediğim ulaşım aracı otobüs

Bir papağanınız var ve kafası ancak bir cümleye basıyor, ona hangi cümleyi öğretirdiniz? Kara Kartal.  En yakınlarınızın şikayet ettiği huyunuz nedir? Amaan sen de hiçbir şey yiyip içmiyorsun. (Hiçbir şeyden anladıkları pizza, makarna, cips, vs.)  El sıkma alışkanlığını değiştirebilseydiniz insanların nasıl selamlaşmasını isterdiniz? Gülen gözler gibisi yoktur.

Özgün: En sevmediğim ulaşım aracı otobüs

İnsanlara en çok ne sormayı seversiniz? Gittikleri yerleri, güzel restoranları, otelleri.  Aklınızın almadığı bir gerçek? İnsanların acımasızlığı.  En beğendiğiniz yeriniz? Six packlerim. Geçmiş ya da gelecekte herhangi bir olaya şahitlik edebilecek olsanız...  Fatih Sultan Mehmet’in gemileri karadan yürütmesine ve Cumhuriyet’in ilanına tanıklık etmek isterdim.

Özgün: En sevmediğim ulaşım aracı otobüs

Tutkulu bir aşık mısınız? Dokuz yıldır hiç değişmedi duygularım.  Instagram’da sizi stalklayanlar olduğunu düşünüyor musunuz?  Bizim olmazsa olmazımız, olmaz mı?  En sevmediğiniz ulaşım aracı nedir? Otobüs.  Hangi korkunuzdan sonsuza kadar kurtulmak istersiniz? Korkmak iyidir. Bizi hayatta tutar.  Doğadaki bir şeyi şişeleyebilseydiniz o ne olurdu? Domates sapının kokusunu şişelerdim. 

Özgün: En sevmediğim ulaşım aracı otobüs

Lisedeki takma adınız neydi? Adınızı sevmiş miydiniz?  Dört kişilik arkadaş gurubumuzda en küçük ben olduğum için bana ‘Maskot’ diyorlardı. Yani küçük olmak o yaşlarda pek iyi olmuyordu açıkçası.  En son rüyanız? Kocaman bir ayakkabı mağazasındaydım. Dilediğini al diyorlardı. Çılgına dönüyordum.  Hayatınız film olsa tarzı ne olurdu, merakla izler miydiniz? Avrupa Sineması’ndan bir örnek olurdu. Hollywood değil yani. Çok heyecanlı değil ama ibretlik bir film. Aşk, müzik, dram, spor, hüzün, başarı... İyi bir film, kaliteli bir yapım olurdu. Bir renk olsanız hangisi olurdunuz? Yeşil. Öyle az kaldı ki dünyada.  Yetişkinliğe hangi yaşta adım attığınızı düşünüyorsunuz? Ediz’in doğumu. Yaş 35. Mezar taşınıza ne yazılmasını isterdiniz? Geçen zaman değil, ömürmüş. Anlamadık.

GÜNCEL HABERLER