'Sarışın Bomba' imajına hapsolan kırılgan ruh Marilyn Monroe

06 Ağustos 2018, Pazartesi 11:20
Son Güncelleme:06 Ağustos 2018, Pazartesi 11:23

Norma Jeane'den Marilyn'e...

Hollywood’un efsane aktrisi Marilyn Monroe kendisi için yaratılan ‘sarışın bomba’ imajının içine hapsolmuştu. 19 yaşında şöhret olan Marilyn, öldüğü 36 yaşına kadar kendisine biçilen rolün içinde kıvrandı. Manevi dünyasını zenginleştirmek için şöhretini ve güzelliğini kullanıp aydınların aşkını ve dostluğunu kazandı. Onun hayatını anlatan yazar François Forrestier’nin deyimiyle; ‘Esaretinden kurtulmanın çaresini de onların beynini sömürmekte buldu’...

Yetimhanede büyüdü

Modern dünyada hızlı ve ihtişamlı bir hayatın en büyük temsilcisi olarak gösterilen Marilyn Monroe, yetimhanede büyümüştü. Askeri fabrikada çalışırken ordu fotoğrafçısının çektiği kareler ile keşfedildi ve şöhret yolculuğu bundan sonra hızlandı. Henüz 19 yaşındaydı. Yıl 1945’ti. Film şirketlerinin aranan yüzü oldu. Büyük çıkışını 1953’te yaptı. Hollywood’un ona çizdiği ‘sarışın bomba’ imajını, Playboy dergisine soyunarak ‘tescilledi.’ Bu kapak, muhafazakar Amerikan toplumundaki en büyük tabulardan birinin yıkılması demekti.

Göründüğü gibi değildi...

Parıltılı hayatı onu tahmin edilenin aksine cezbetmiyordu. Seslendirdiği ‘Mücevherler Bir Kadının En Yakın Arkadaşıdır’ şarkısındakinin aksine, mücevherlerden hiç etkilenmedi. O, iç dünyasını zenginleştirmenin peşindeydi. Bunun için şöhretini düşünce dünyasını yöneten aydınlarla yakınlaşmak için kullandı. 1940’larda ünlü yönetmen Elia Kazan’la birlikteliği sayesinde aydınlarla tanıştı. Hatta iddiaya göre; fizik dahisi Albert Einstein (76) ile de birlikte oldu. Üçüncü ve son eşi yazar Arthur Miller ile yaşadığı aşk da tesadüf değildi.

Kısa süren aşkı...

Beyzbolcu Joe DiMaggio ile tutkuyla başlayan evliliği 9 ay sürdü. Şiddetli geçimsizlik nedeniyle ayrıldılar. Ancak son yıllarında yaşadığı psikolojik sorunlarını aşmasında DiMaggio onu yalnız bırakmadı. Monroe’nun ölümüyle yıkılan DiMaggio, onun mezarına 20 yıl boyunca çiçek gönderdi.

Playboy günleri

Playboy dergisinin kurucusu Hugh Hefner, ilk sayısına kapak yaptığı ve platonik aşkı olduğunu itiraf ettiği Monroe’nun yanına gömüldü. Marilyn Monroe, Hefner’a karşı hep mesafeliydi.

Sinemayı değiştirdi

Marilyn Monroe’dan sonra ‘çıplaklık’ ve ‘kadın bedeni’ sinemada hiç olmadığı kadar özgürleşti. Sonrasında da normalleşti. Popüler kültürün aradığı kan bulunmuştu. Öte yandan, Marilyn Monroe için hikaye böyle ilerlemiyordu. O kendi hikayesinin başrolü olmak istiyordu. Ancak filmlerinde neredeyse bir figüran kadar söz hakkı vardı. Yeteneği ile kendisinden isteneni vermekte zorlanmıyordu.

Karanlıkta kalan sırlar...

Filmde beyaz eteklerinin uçuştuğu sahnenin fotoğrafları bugün hâlâ telif rekorları kırıyor. Ancak o sahne, onun özel hayatı için bir yıkımdı. 1 yıl önce evlendiği beyzbolcu eşi Joe DiMaggio, bu sahne yüzünden Monroe’ya şiddet uygulamıştı. Evliliği, kariyerinin zirvesine çıktığı yıl hızla sonlandı.

Serveti hala büyüyor...

Marilyn Monroe, hem cinsel cazibesini kullanması hem de komedi ve dram yeteneği ile zamanının yıldızları ile arasında büyük bir fark açmıştı. 1953’te aralarında ‘Erkekler Sarışın Sever’ filminin de olduğu 3 büyük yapımda birden başrol onundu. 1955’te oynadığı ‘Yaz Bekarı’ filmi ile ölümsüzleşti. Öldüğünde serveti 11 milyon lira olan Marilyn Monroe, ‘öldükten sonra daha çok kazanan ünlüler’ listesinden 56 yıldır inmedi. Yıllık geliri ortalama 76 milyon lirayı bulan Marilyn Monroe’nun mirası üzerinde bir kişi söz sahibi: Oyuncu koçu Lee Strasberg’in karısı Anna Strasberg.

Kennedy gizemi...

Marilyn Monroe ve eski ABD Başkanı John F. Kennedy’nin aşkı, Hollywood’un en büyük gizemlerinden biri olarak kaldı. 1962’de Kennedy’ye doğum gününde şarkı söyleyen Monroe, bu tarihten 3 ay sonra ölü bulundu. Amerikan gizli servisinin cinayetine kurban gittiği iddiası halen tartışılıyor.

Arthur Miller'a hayrandı

Arthur Miller’ın yazılarına büyük ilgi duyuyor ve hepsini okuyordu. Tanıştıklarında onun bilgileriyle kendini donatmaktan büyük zevk duyduğunu gizlememişti. 1962’de ölü bulunduğu evinde sanatına hayran olduğu ve kısa süre aşk yaşadığı Frank Sinatra’nın plağı çalıyordu. Başucunda Harper Lee’nin ‘Bülbülü Öldürmek’ kitabı vardı.

En çok onu sevdi...

FBI’ın hakkında komünizm soruşturması yürüttüğü yazar Arthur Miller, Monroe ile tanıştığında 35 yaşındaydı. Monroe’dan kendini uzak tutmaya çalışsa da başarılı olamayan Miller, eşinden boşandı. Monroe onun politik fikirlerinden etkilenmişti. Tanışmalarından itibaren kopamayan ikili, 5 yıl evli kaldı. Arthur Miller, Marilyn Monroe için “Sırrı asla çözülemeyeceğinden o bir efsane olarak kalacak” demişti.

Büyük bunalımların kadını...

● Babasının kim olduğunu hiçbir zaman öğrenemedi. ● Annesi akıl hastanesine yatırıldı. ● 11 üvey ailesi oldu. ● 16 yaşında evlendi. Ünlü olunca ayrıldı. ● En büyük korkusu, annesi gibi şizofreni hastası olmaktı. ● 1962’de ağır bir bunalıma girdi. ● 5 Ağustos 1962’de Los Angeles’taki malikanesinde aşırı doz ilaçtan ölü bulundu.

GÜNCEL HABERLER