Çocukluk Çalışan anne ve babalar çocuklarıyla nasıl vedalaşmalı?

Çalışan anne ve babalar çocuklarıyla nasıl vedalaşmalı?

Çalışan anne ve babalar çocuklarıyla nasıl vedalaşmalı?

Çalışan anne olmak, hiçbir dönemde kolay değil. Özellikle henüz erken dönemlerde çocuğundan ayrılarak işe gitmek tam bir ikilem yaratabiliyor annelerde. İşe başlayan anne, bir taraftan devam eden bireysel yaşamın, sosyal çevrenin doyumu ile nefes alırken bir taraftan da zihni çocuğuyla meşgul olmaya, kendini sorgulamaya devam ediyor. Hele ki ayrılık anlarında… Klinik Psikolog Ceren Yüksel Dışpınar konu hakkında açıklamalarda bulundu.

AYRILIK KAYGISI

Bebekler, ortalama 9. ay civarı başlayan ayrılık kaygısı ile bakım vereni yanından ayrıldığında buna tepki göstermeye başlarlar. Hatta dışarıya çıkmak için hazırlanmaya başladığınızda, bebeğinizin ağladığını, kucağınıza gelmek istediğini gözleyebilirsiniz. Aslında tüm bu tepkiler çocuğun sağlıklı gelişiminin bir göstergesidir ancak elbette hem fiziksel hem duygusal açıdan artı bir zorlanma yaratabilir anneler açısından. Ve maalesef bu durum karşısında geleneksel öğretimiz çoğunlukla “fark ettirmeden” evden çıkmaktır. Bazen anneler farklı davranmak istese de büyüklerin etkisinde kalır.

“Evdeki yardımcım, anneanne/babaanne onu oyalarken ben görünmeden çıkıyorum” diyen anne sayısı epey fazla olabilir. Kısa vadede çözüm gibi görünse de maalesef uzun vadede kaygıyı arttırmak, güven duygusuna zarar vermek gibi olumsuz etkileri olacaktır bu yaklaşımın. Düşünsenize, eşinizle, arkadaşınızla sohbet ederken onun bir anda ortadan kaybolduğunu. Duygunuz ne olurdu? Küçük bir çocuk için de durum çok farklı değil.

GÜVENLİ VEDALAŞMA

Çocuğumuzun zamanla işe gidiş-gelişlerimize alışmasını, bize güven duymasını, kısa ayrılıklarla baş edebilmesini istiyorsak her seferinde vedalaşmalıyız onunla.

“Şimdi gidiyorum ama akşam geleceğim” mesajını her seferinde bıkmadan vermeli, belki bir ritüelle, aramızda kuracağımız bir vedalaşma simgesiyle (avcunu öpmek, parmak birleştirmek, kalbine dokunmak vb.) ayrılmalıyız ondan. Bazen ayrılma anının iyice zorlaşması da olasıdır; çocuğumuz kucağımıza gelmek ister, bırakmak istemez, bağırır, bu anlarda vedalaşma rutinimizi mutlaka yapmak ama süreci uzatmadan çıkmak daha faydalı olacaktır. Kaldı ki çoğu zaman ardımızdan ağlamanın kısa sürede bittiğini ve çocuğumuzun evdeki ilgi alanlarına döndüğü bilgisini alırız. Şunu unutmayalım amacımız çocuğumuzun kısa vadede hiç tepki göstermeden bizden ayrılması değil, uzun vadede aramızda güvene dayanan bir ilişkinin kurulması olmalıdır.

SIRADAKİ HABER