Doğum Öncesi Tüp bebek tedavisinde doğru bilinen yanlışlar

Tüp bebek tedavisinde doğru bilinen yanlışlar

Tüp bebek tedavisinde doğru bilinen yanlışlar

Üremeye yardımcı tedavi yollarından biri olan tüp bebek tedavisi uzun yıllardır çok sayıda çiftin bebek hayalini gerçeğe dönüştürmektedir. Tedaviye başvuran çiftlerin doğru olarak bildiği kalıplaşmış birtakım yanlış bilgiler hastaları psikolojik olarak olumsuz etkilemektedir diyen Kadın Hastalıkları ve Tüp Bebek Uzmanı Doç. Dr. Özkan Özdamar; “Tüp bebek tedavisi ağrılı bir süreç değildir, tedavide kullanılan ilaçlar kilo aldırmaz, embriyo transferi sonrası mutlaka yatak istirahati gerekmez ve tüp bebek tedavisiyle oluşan gebelikler çoğul gebelik olmak zorunda değildir” şeklinde belirtti.

TÜP BEBEK TEDAVİSİ AĞRILI BİR SÜREÇTİR

Tüp bebek tedavisi çoğu zaman düşünülenin aksine ağrılı bir süreç değildir diyen Doç. Dr. Özkan Özdamar; “Günlük ilaç uygulamaları genellikle kolay uygulanabilen basit işlemler olup herhangi bir ağrıya neden olmamaktadır. Yumurta toplama işlemi ise genel anestezi altında yapılmaktadır ve işlem esnasında herhangi bir ağrı hissedilmemektedir. İşlem sonrası kasıklarda çok hafif ağrılar olsa da gözlem odasında uygulanan ağrı kesicilerle bu ağrılar hızlı bir şekilde giderilmektedir” diye ifade etti.

TÜP BEBEK TEDAVİSİNDE KULLANILAN İLAÇLAR KİLO ALDIRIR

Tüp bebek tedavilerinde yumurtalıklarda bulunan folikülleri büyütmek amacıyla ilaç uygulamaları yapılmaktadır ve bu ilaçlarda kullanılacak doz kadının mevcut kilosuna, yumurtalık rezervine ve önceki tedavilerdeki yumurta yanıtına göre belirlenmektedir diye konuşan Doç. Dr. Özkan Özdamar; “Bu ilaçların içerdiği hormonlar vücudumuzda zaten var olan hormonlardır fakat dozları vücudumuzun ürettiği miktarlara göre daha yüksektir. Ayrıca bu ilaçların üretim süreçleri ve teknolojilerindeki ilerlemeler sayesinde kullanılan ilaçların etkinliği önemli oranda arttırılmış ve olası yan etkileri de minimuma indirilmiştir” diye belirtti.

EMBRİYO TRANSFERİ SONRASI MUTLAKA YATAK İSTİRAHATİ GEREKİR

Embriyo transferi sonrası ağır egzersizlerden ve uzun mesafeli yürüyüşlerden uzak durulması önerilmektedir ancak katı bir yatak istirahatinin gebelik oranlarını arttırmadığı yapılan çalışmalar tarafından ortaya konulmaktadır diye belirten Doç. Dr. Özkan Özdamar; “Embriyo transferi sonrası stresten uzak durulması, bol miktarda su içilmesi, sağlıklı beslenilmesi ve ağır egzersizlerden kaçınılması yeterlidir” diye önerilerde bulundu.

DONDURULMUŞ EMBRİYOLARIN TRANSFER SONRASI BAŞARISI DÜŞÜKTÜR

Embriyoların rahime taze veya dondurulmuş şekillerde transfer edilmesi sonrası başarı şansını belirleyen temel faktör kadının yumurtalıklarının tüp bebek tedavisine verdiği yanıttır diyen Doç. Dr. Özkan Özdamar; “Bu doğrultuda tedavide yumurtalıkları düşük veya normal yanıt veren kadınlarda taze ve dondurulmuş embriyo transferlerinin başarı oranları benzerdir. Ancak yumurtalıkları polikistik over sendromu gibi nedenlerle aşırı yanıt veren kadınlarda dondurulmuş embriyoların transferi sonrası başarı oranları taze transfere kıyasla daha yüksektir. Bu nedenle embriyo transferi protokolünün seçimi hekim tarafından yumurtalıkların tedaviye vereceği yanıta veya başka bazı faktörlere göre yapılmalıdır” diye uyardı.

İLK TÜP BEBEK TEDAVİSİNDE GEBE KALINMAZ

Tüp bebek tedavisi uygulanan bir çiftin ilk denemede gebe kalabilmesi mümkündür. Tüp bebek tedavisinde gebe kalma oranları kadın yaşı ve kadının yumurtalık rezervi başta olmak üzere pek çok farklı faktöre bağlıdır diye konuşan Doç. Dr. Özkan Özdamar; “İlk tüp bebek tedavisinin başarısız sonuçlanmasının en temel nedeni embriyonun genetik yapısına bağlı bozukluklardır. Klasik embriyo değerlendirmesi, embriyonun şekilsel ve hücresel yapısının görsel olarak değerlendirmesine dayandığından genetik yapı bilinemez. Tüp bebek tedavisinde elde edilen embriyoların yaşa bağlı olarak değişen oranlarda anormal genetik içeriğe sahip olmaları olağandır. Bu nedenle bazı hastaların başarıya ulaşmaları için birden fazla tedavi görmeleri gerekiyorken bazı hastaların da ilk denemede başarıyı yakalayabilmeleri mümkündür” dedi.

TÜP BEBEK YÖNTEMİ İLE DÜNYAYA GELEN BEBEKLER DİĞER BEBEKLERDEN FARKLIDIR

Tüp bebek yöntemi ile elde edilen embriyolardan doğan bebekler ile kendiliğinden oluşan gebeliklerden doğan bebekleri kıyaslayan çalışmalar bu iki grup bebek arasında kısa ve uzun dönem fiziksel gelişimler açısından herhangi bir fark bulunmadığını göstermektedir diye belirten Doç. Dr. Özkan Özdamar; “Tüp bebek ile oluşan gebeliklerden doğan bebeklerin uzun dönem nörolojik gelişimlerini ve okul başarılarını inceleyen çalışmalarda da kendiliğinden oluşan gebeliklerden doğan bebeklerle herhangi bir farklılığa rastlanmamıştır” diye ifade etti.

TÜP BEBEK TEDAVİSİ İLE OLUŞAN GEBELİKLER MUTLAKA ÇOĞUL GEBELİKTİR

Tüp bebek tedavisi gören kadınlara transfer edilecek embriyoların sayısı T.C. Sağlık Bakanlığı’nın 2010 yılında çıkarmış olduğu bir yönetmelik ile düzenlenmiştir. Buna göre anne adayının 35 yaşın altında olması durumunda birinci ve ikinci tüp bebek denemelerinde yalnızca 1 adet embriyo transferi yapılabilmekte, üçüncü ve daha sonraki denemelerde ise bu sayı 2 embriyo ile sınırlandırılmaktadır diye belirten Doç. Dr. Özkan Özdamar; “ bu durum 35 yaş ve üzerindeki kadınlarda ise bir tedavide en fazla 2 embriyonun transferi şeklinde gerçekleştirilebilmektedir. Bu nedenle çok büyük oranda sadece 2 embriyo transferi yapılan kadınlarda çoğul gebelik ihtimali bulunmaktadır. Bunun dışında çok nadir olmakla beraber tek embriyonun transfer edilmiş olduğu bazı kadınlarda embriyo rahim içinde bölünmekte ve çoğul gebeliğe sebebiyet vermektedir; ki bu durumda tek yumurta ikizleri oluşmaktadır” şeklinde konuştu.

SIRADAKİ HABER