Anne sütüyle ilgili doğru bilinen yanlışlar

Bir annenin bebeğine verebileceği en büyük armağan anne sütüdür. Anne sütü alan bebeklerin hayata daha şanslı başladığı ve hastalıklara karşı daha iyi bir bağışıklık sistemi geliştirdiği biliniyor. Ancak internet kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte ortaya çıkan bazı hurafeler annelerin kafasını karıştırabiliyor. Uzman Doktor Elif Erdem Özcan, anne sütü ve emzirmeyle ilgili doğru bilinen yanlışları anlattı. İşte anne sütüyle ilgili bilmeniz gerekenler…

01 Ekim 2019, Salı 10:38
A A
Anne sütüyle ilgili doğru bilinen yanlışlar

Bir bebeğin dünyaya geldiği ilk andan itibaren en önemli gıdası olan anne sütü sağlıklı bebek büyütmenin anahtarlarından biri. Bağışıklık sistemini kuvvetlendiren anne sütü yaşam boyunca astımdan kansere, alerjiden kansızlığa kadar birçok hastalığın oluşmasına engel oluyor. Ancak anne sütüyle ilgili kulaktan dolma bazı bilgiler annelerin kafasını karıştırabiliyor. Uzman Doktor Elif Erdem Özcan, anne sütü ve emzirmeyle ilgili merak edilenleri anlattı.

“BENİM SÜTÜM AZ”

Doğumdan hemen sonraki ilk günler bebeğin mide kapasitesi bir tatlı kaşığı kadardır. Dolayısıyla az süt gelir. Sütün artması, sezaryen doğumlardan sonra iki günü bulmaktadır. Bebeğin takibi önemlidir. Annenin doğumdan hemen sonra bebeğiyle kavuşması gerekmektedir. Bebek ilk 1 saat içinde emzirmeye başlatılmalıdır. İlk günlerde bebekte aşırı bir tartı kaybı yoksa sorun olmamaktadır. Günde 20-25 gram tartı artışı beklenir. Günde 6-7 idrarlı bezi varsa, tartı alımı yeterliyse bebek doyuyor demektir. Eğer bez sayısı ve tartı rakamı düşükse mutlaka süt artırıcı desteklerden, emzirme desteklerinden yararlanmak gerekebilir.

“SÜTÜM GELMİYOR; BEN DE MAMAYLA BÜYÜDÜM”

Doğum yapan her annenin genellikle sütü olur. Doğum sonrasında annelerin “Sütüm yetecek mi?” kaygısı sütü azaltır. Bu nedenle annelerin rahat olması gerekir. Anne bol sıvı alıp dinlendikçe sütü gelmektedir. Bebek emmiyorsa, emzirme eğitimi desteği alınabilir. Bebek emdikçe süt gelir, sık sık emzirmek gerekmektedir. Çocuk doktoru tarafından değerlendirme yapılmalıdır. Bebeğin kilosu ve idrar çıkışı normal gidiyorsa ortada bir sorun yoktur.

“TATLI YE, SÜTÜN GELSİN”

Her annenin fizyolojisi farklıdır. Her annenin sütünü farklı gıdalar artırabilir. Temel olan annenin bol su içmesi ve uyku düzenini kurmasıdır. Bol sıvı alan ve dinlenen annelerin sütü artar. Tatlı tüketiminin sütü artırdığı düşüncesi yanlıştır. Tatlı tüketenlerin su içimi fazlalaştığı için sütü artar.

“SENİN SÜTÜN KALİTESİZ, YAĞLI DURMUYOR”

Sütün kalitesi dışarıdan anlaşılabilecek bir özellik değildir. Birinci gün sütüyle, birinci hafta sütü bile farklıdır. Her annenin sütü kendisine ve bebeğine özeldir. Çocuğun büyümesi normal olduğu sürece sütle ilgili farklı söyleyişlere aldırış etmemek gerekir. Sütün renginden, tabakasından, yoğunluğundan sütün yapısı anlaşılmaz.

“ANNE SÜTÜ SADECE BEBEĞİ DOYURMAK İÇİNDİR”

Anne sütü bebeği hastalıklara karşı korur, bebeğin ilk aşısıdır. Anne sütü, her türlü besin değerini içeren ideal besin kaynağıdır. Bebeği enfeksiyonlardan korur; onun su ihtiyacını giderir. Anne sütünün çene ve diş gelişiminde önemli rolü vardır. Anne sütü ile beslenmiş çocuklar astım, alerji, çocuk diyabeti gibi hastalıklara karşı daha dirençli olmaktadır. Bebeğin ruhsal, bedensel ve zeka gelişimine yardımcı olur. Anne sütü sadece karın doyurmak içindir, pek çok hastalığa kalkan oluşturmak için önemlidir.

“BEBEĞİ EMZİRİRKEN DAKİKA BELİRLEMELİ”

Genelde üç saatte bir emzirmek gerektiği bilinmektedir. Ancak Dünya Sağlık Örgütü (WHO), bebeklerin ilk 6 ay, sadece anne sütü ile beslendikleri dönemde, günde en az 10-12 kez emzirilmesini önerir. Özellikle ilk zamanlarda sık sık emzirmek gerekir. Emzirme konusu kurala bağlanırsa anne strese girebilir, bu da sütün azalmasına neden olur.

“BEBEĞİ AĞLADIKÇA EMZİRİN”

Bu öneri de doğru değildir. Bebeğin emzirilme sinyalleri ile ilgili küçük ipuçları vardır. Buna göre, bebeği ağladığında emzirmek oldukça güç olabilir, çünkü bebek o an streslidir ve emmek istemeyebilir. Önce bebek sakinleştirmeli, sonra meme teklif edilmelidir.

“HER EMZİRME SONRASINDA BEBEĞİN GAZI ÇIKARILMAZ”

Her emzirme sonrasında mutlaka gaz çıkarma işlemi yapılmalıdır. Bebek, emerken hava yutabilir; bu da gaz sancısına sebep olur.

“GRİPKEN EMZİRMEMEK GEREKİR”

Bu inanışın tam aksine bebeğin anne hastayken emzirilmesi gerekir. Annenin hastayken dikkat etmesi gereken bebekle solunum temasının fazla olmamasıdır. Anne emzirirken maske takabilir, ellerini sık yıkayabilir. Anne sütündeki antikorlar ne kadar bebeğe geçerse, bebek o kadar hastalıktan korunur.

“EMZİRMEK HAMİLELİKTEN KORUR”

Anne emzirirken de yumurtlama döngüsü devam etmektedir. Bu nedenle korunma yöntemlerinden faydalanılması gerekmektedir. Doğum sonrasında adet görme zamanları değişkenlik gösterebilir. Annenin bu dönemde mutlaka bir kadın doğum uzmanına danışması gerekir.

“SÜREKLİ EMZİRİRSEN, BEBEK KUCAK BAĞIMLISI OLUR”

Özellikle ilk aylarda bebeğin güvene, temasa ihtiyacı vardır. İlk zamanlarda sık sık emzirmek, kucağa almak gerekmektedir. Bebeği en sakinleştirici yer anne kucağıdır.

“EK GIDAYA GEÇİKTEN SONRA EMZİRME KESİLMELİDİR”

Bir yaşına kadar bebekler süt çocuğudur. Altıncı aydan sonra ek gıdaya geçilir ve onlara “tamamlayıcı beslenme” denir. Altıncı ayda yüzde 70 anne sütü, yüzde 30 tamamlayıcı gıda verilir. Ek gıdaya geçildiğinde, emzirme kesilmemelidir. 

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

;
Sıradaki haber yükleniyor...