Aşk-ı Memnu'nun Bülent'i Batuhan Karacakaya: Kendimi kişilik ve vücut olarak geliştirdim

Yayınlandığı dönemde fenomen olan ve hala yankıları devam eden dizi Aşk-ı Memnu'da Bülent karakterini canlandıran Batuhan Karacakaya, Günaydın'dan Sonat Bahar'a röportaj verdi. İşte o röportaj...

29 Eylül 2018, Cumartesi 11:47 Son Güncelleme:
A A

- Hep Aşk-ı Memnu ile anılıyorsunuz ama o dizinin ardından farklı birçok projenin içinde yer aldınız değil mi?

- Aşk-ı Memnu'dan sonra Umutsuz Ev Kadınları'nda oynadım. Bülent karakterinden sonra çok farklı bir karakterdi. O Ardından iki yıl ara verdim üniversite sınavlarına hazırlandım. Sonra üniversite dönemimde Diriliş Ertuğrul dizisinde rol aldım. Uzun Hikaye ve Aşk Tesadüfleri Sever filmlerinde oynadım.

- Çocuk oyuncu olduğunuz dönemde sokakta tanınıyordunuz. Şimdi bir delikanlısınız. Hâlâ tanınıyor musunuz?

- Evet tanıyorlar yolda. Ama o küçük çocuk olarak mı hatırlıyorlar emin değilim. Çünkü Aşk-ı Memnu izleyen kitleyle, son olarak rol aldığım Diriliş Ertuğrul kitlesi çok farklı. Bülent olarak tanımayan Dündar Bey olarak tanıyor.

- Şu anda ne yapıyorsunuz?

- Oyunculuk adına beklemedeyim. Bu sırada İngilizce mimarlık bölümünde okuyorum. Son sınıftayım. Hedefim hep belliydi. Öncelikle bir okul diploması ki bunun mimarlık olmasını o yaştan itibaren istiyordum. Babam mimar, inşaat işlerine bu nedenle aşinayım. 

Ailem de en başından beri eğitim konusunda çok hassastı. Ajansa ilk yazıldığımda babam uyarısını yapmıştı, "Takdirlerin teşekküre düştüğü anda seni setten alırım" demişti. Ve bugün odamda takdir belgelerim asılı... Sözümü tuttum. Eğitim her zaman önceliğim. Ailemi utandırmak istemem. Oyuncu oldu, okulu bıraktı dedirtmem!

- Çocuk aklınızla oyuncu olmayı siz mi seçtiniz, yoksa aileden başka birinin hevesi miydi bu?

- Benim hevesim değildi. Ailedeki herkes kızkardeşim için daha hevesliydi. O sarışın, çok dikkat çekici bir çocuktu. Yolda gören herkes onun için "Bu kızı ajansa yazdırın" derdi. Onu ajansa yazdırdıkları sırada ben de öylesine yazılmıştım. Ama kader, kısmet böyleymiş...

- Çocuk yaşta oyuncu olmanın hep dezavantajlarından söz edilir, sizce avantajları neydi?

- Profesyonel bir iş yapıp, para kazanır hale geliyorsunuz, insanları tanımaya çok erken yaşta başlıyorsunuz. Sanırım bunu bir şans olarak adlandırabilirim. Tanıdığım insanlar oyuncu ve önemli insanlardı. Bu kendimi geliştirmeme olanak tanıdı. Ama yanlış anlaşılmasın yine de çocuktum...

Set arasında ödevlerini yapan, sahnesi yoksa çekim mekanı mahalledeki çocukları toplayıp futbol oynayan bir çocuktum. İlk iki büyük dizimde Aşk-ı Memnu ve Umutsuz Ev Kadınları'nda boyunca menajerim annemdi. Ve o zamanlar nasıl başardığını hâlâ merak ederim. Sözleşmeme şöyle bir madde ekletmişti; "Sadece hafta sonu iki gün çalışır". Bu nedenle eğitimim hiç kesintiye uğramadı.

- Anne desteği olmadan olmazdı galiba...

- Kesinlikle. Hiç yanımdan ayrılmadı. İşin stresini o çekti, sefasını ben sürdüm.

- Çocukluktan çıkıp bir delikanlı olarak karşımıza çıktınız...

- Kendime çok dikkat ettim. İlk işimin ardından kendimi kişilik ve vücut olarak da geliştirdim. İlk dizim sırasında da yüzüyordum, yüzmeye devam ettim, ardından fitness yapmaya başladım. Olumlu geri dönüşleri de okumaya, duymaya başlayınca hoşuma da gitti.

- Başrol oynama hayaliniz var mı?

- Kesinlikle çok isterim. Benim birlikte oynadığım başroller artık anne baba rolleri oynuyorlar. Umarım şimdi ben de bir başrol oynarım

Batuhan Karacakaya'nın yıllar içindeki değişimi

Sıradaki haber yükleniyor...

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.