Aşkın düşmanı kıskançlıktan nasıl kurtulmalıyız?

Aşkın düşmanı kıskançlıktan nasıl kurtulmalıyız?

Aşk Doktoru Mehmet Coşkundeniz; "Kadınlar, Erkekler ve Aşk" özel ekinde Posta okuyucuları için anlattı...

10 Temmuz 2020, Cuma 07:01 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

SEÇİLMİŞ OLDUĞUNUZU UNUTMAYIN 

Kıskançlığın en büyük nedenlerinden biri özgüven eksikliğidir. Unutmayın ki siz sevdiğiniz kişi tarafından seçilmiş insansınız. Yani diğer seçenekler arasında bir farkınız vardı ki; sevgiliniz sizi seçti. Öyleyse artık onun sizi sevip sevmediğini sorgulamaktan vazgeçin. 

TOPLUM BASKISINA BOYUN EĞMEYİN 

Kıskançlığın bir başka nedeni de içinde bulunulan toplumun dayatmalarıdır. Arkadaş grubunuz, aileniz ya da çevreniz kendilerinin sevgililerine davrandığı gibi davranmanızı isteyebilir. Siz de o toplum tarafından dışlanmamak için aynı şekilde davranmaya başlarsınız. Yani onlar sevgililerine, eşlerine sürekli hesap soruyorsa siz de hesap sorarsınız. Kişiliğinizi topluma ezdirmeyin. Doğru olan onlarınki değil, sizinki. 

PSİKOLOJİK BASKI KURMAKTAN KAÇININ 

Tehdit ve baskı sevgiliyi size bağlamaz aksine uzaklaştırır. “Bana haber vermeden dışarı çıkarsan şunu yaparım”, “Şu arkadaşınla görüşürsen bunu yaparım” demek sevgilinize eziyet anlamına gelir. Eziyete uğrayan kişi de günün birinde mutlaka zincirlerini kırar. 

KISKANÇLIK SEVGİNİN ÖLÇÜTÜ DEĞİL 

Kıskançlık sevginin ölçütü değildir. Yani birini ne kadar sevdiğiniz, ne kadar kıskandığınızla paralel değildir. Aksine kıskançlık çoğunlukla hastalıklı bir durum olduğundan bir süre sonra sevgi falan kalmaz ortada. Kıskançlık gösterileriyle sevginizi ifade edemezsiniz. 

ARKADAŞLARINA MUTLAKA SAYGI DUYUN 

İnsan sosyal varlıktır. Sevgilinizin mutlaka bir arkadaş çevresi vardır. Onlarla görüşmesini engellemek sevgilinize yapacağınız en büyük haksızlıktır. Görüşmesini engellemek yerine onun arkadaş çevresine siz de girin. “Beni sokmuyor” diyorsanız, o zaman sizin sorununuz zaten kıskançlık değil. Siz hiç sevgili olamamışsınız demektir. 

GÜVENMEKTEN VAZGEÇMEYİN 

Sevgilinin her hareketini takip etmek, cep telefonunu karıştırmak, internet adreslerinin şifrelerini ele geçirmek gibi, kendinizi küçük düşürecek hareketlere girişmeyin. Bu hem kişisel özgürlüğe saldırıdır hem de kendinize olan saygınızı azaltır. Sevgi, güven demektir. Güvenmediğiniz kişiyle de sevgili olmayın. 

GEÇMİŞLE İLGİLENMEYİ BİR KENARA BIRAKIN 

İlişkinizin başladığı tarihten önce tarafların yaşadığı her şey kendisine aittir. Geçmişte yaşanan bir ilişkiyi kıskanmak sizi, yeldeğirmenleriyle savaşan Don Kişot’tan farklı kılmaz. Geçmiş geçmişte kalmıştır ve sizi sadece şimdiki mecut durumunuz ilgilendirmelidir. 

HAYATINI KONTROL ETMEYE ÇALIŞMAYIN 

Unutmayın ki; sevgili olmadan önce sizin kendinize ait hayatlarınız vardı. Kıskançlığınız nedeniyle sevgilinizi sizin hayatınızı yaşamaya, sizin kurallarınızla yaşamaya mahkum etmeyin. Başta bunu kabul etse bile bir süre sonra dayanamayacaktır. 

SADAKAT İNSANIN İÇİNDEN GELİR 

Aldatmak isteyen mutlaka aldatır. Siz ne yaparsanız yapın bir yolunu bulur. Sadakati, bir insanın üzerinde baskı kurarak elde edemezsiniz. Sadakati sadece sevgi sağlayabilir. 

DOZUNDA KISKANÇLIK HER ZAMAN İYİDİR 

En iyi kıskançlık ‘ilkel kıskançlık’tır. Yani insan olmamızdan kaynaklanan ve içimizden gelen kıskançlık. “Herkes sevdiğini kıskanır” sözüyle belirtilen kıskançlık. Ama bu kıskançlık dozundadır, insanın hayatını etkilemez. Böyle bir kıskançlıkta baskı yoktur, tehdit yoktur.

Sevgilinize kıskandığınızı sevgi sözcükleriyle söylerseniz bunun hoşuna gittiğini göreceksiniz. Örneğin bir dekolte bluzu giymesini “Seni o bluzla sadece ben görmek istiyorum” diyerek engellemek onun da kendisini iyi hissetmesini sağlayacaktır.

Sıradaki haber yükleniyor...
holder
SIRADAKİ HABER Erkeklerin kadınlarda bayıldığı 7 özellik