Astroloji haritasında sağlık göstergeleri

Astroloji haritasında sağlık göstergeleri

Doğduğumuzda çevre ortamıyla ilk kez karşı karşıya kalırız, o ana kadar annemizin karnında her türlü ortam etkisinden korunuyorken, doğduğumuz ortamın enerjisi, manyetik alanı bizi sarar ve her insanı, her canlıyı, her eşyayı kuşatan alan gibi, bizim de artık kendimize özgü alanımız oluşmuştur. // Uz. Dr. F. Sena Büyükçopur

27 Temmuz 2020, Pazartesi 13:27 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Doğduğumuzda çevre ortamıyla ilk kez karşı karşıya kalırız, o ana kadar annemizin karnında her türlü ortam etkisinden korunuyorken, doğduğumuz ortamın enerjisi, manyetik alanı bizi sarar ve her insanı, her canlıyı, her eşyayı kuşatan alan gibi, bizim de artık kendimize özgü alanımız oluşmuştur. Bu alan bir mühür gibidir, doğduğumuz ana ve doğduğumuz yere göre farklılıklar gösterir ve ömrümüz boyunca, hatta bazı araştırmacılara göre öldükten sonra bile, bize özgü olmaya devam eder.

‘Bize has alan’

Dünya’nın herhangi bir yerindeki enerji alanı da Dünya’ya etki eden tüm manyetik güçlerden ve enerjilerden etkilenir; Güneş, Ay, gezegenler, gök taşları, Güneş Sisteminin içinde bulunduğu Samanyolu Galaksisi, çevreyi neredeyse hiç boşluk bırakmadan saran yıldızlar kendi seyirlerine devam ederken Dünya da, Dünya üzerindeki herhangi bir yerin enerjisi de bu seyir değişikliğinden nasibini alır. Doğduğumuzda bulunduğumuz yere göre gezegenlerin, Güneş ve Ay’ın ve uzaydaki diğer gök cisimlerinin bize göre konumunu gösteren astroloji doğum haritamız, yani natal haritamız “bize has alanın” özelliklerini keşfetmemize yardımcı olur; hayatın her alanıyla ilgili ip uçları verdiği gibi sağlığımız, taşıdığımız hastalık riskleri de sembollerle şifrelenmiş gibidir. Dünya seyrine devam ederken bu riskler tetiklenebilir, yapımızda saklı duran sağlık sorunları da kendini göstermeye başlayabilir.

En temel etki

Elbette gök cisimlerinin yeri aynı kalmaz, Ay seyrine devam eder, Güneş de, Samanyolu Galaksisi de, yıldızlar da ve biz de bu değişimlerden etkileniriz tabii, ama ilk doğduğumuzda bizi saran alan, yani doğduğumuz anda gök cisimlerinin bize göre nerede olduğu hala en temel etki olarak işlemeye devam eder. İnsanlar çok eski çağlardan beri nedenini açıklayamasalar da, gök cisimlerinin seyrinin hayatın seyriyle eş zamanlı etkiler taşıdığını fark etmişler, tarımın, tedavilerin ve çoğu işleyişin bu eş zamanlı seyir yardımıyla daha etkili hale gelebildiğini görmüşler, gök cisimlerinin durumuna bakarak zamanlama yapmışlardır. Sağlık ve tıp alanında buna öncülük eden, hekimlik yaparken gök cisimlerinin durumlarını göz önünde bulunduran isimler arasında İmhotep, Pisagor, Empedocles, Hipokrat, Cornelius Celsus, Cladius Galen, El Biruni, İbn-i Sina, İbn-i Ezra, Agrippa, Kopernik’i ve daha birçok önemli hekimi sayabiliriz ve günümüze kadar her isim farklı bilgiler ve deneyimler katmaya da devam etmiştir.

Riskleri fark etmek

M.Ö. neredeyse 5000 yıllarından beri toplanmış bu deneyimler artık sağlık alanında gittikçe daha da yaygın bir şekilde kullanılıyor, deneyimlere her gün yenileri katılıyor, yeni keşifler daha detaylı öngörüler yapmamıza, riskleri daha erken fark edip engelleri daha küçükken aşmamıza yardım ediyor. İşte genel adıyla sağlık astrolojisi ve detayları değerlendiren tıbbi astroloji doğum haritamızı ve zamana göre yerleri değişen gök cisimlerinin durumunu değerlendirerek olası sağlık risklerini, hastalıktan çıkış yollarını, tedaviye en uygun zamanlamayı, hastalığın olası seyrini öngörmemize yardımcı olan bir astroloji dalı. Tıbbi astrolojide kişilerin natal haritalarını değerlendirmenin yanı sıra o an ki genel etkiler de değerlendirilir. Bazı gün acillerde kazalar, kırıklar üst üste gelir, bazı gün karın ağrıları... Paralel işleyişi fark ettiğimizde ve şifreleri okumaya başladığımızda göklerdeki seyrin bedenimizdeki seyirle nasıl paralel aktığına şahit oluruz.

Dönüşüm içerisinde

Sağlıkla ilgili yazılarımızda fırsat oldukça bu genel etkileri değerlendirmeye çalışıp, paralel işleyişe hep beraber şahit olacağız. Alabileceğimiz önlemleri, dikkat etmemiz gereken durumları beraber değerlendireceğiz. Bazen de kişisel haritalardaki işleyişlerden örnekler vereceğiz. Göklerde sabit duran hiçbir şey yok, her şey durmadan duraklamadan kendi döngüsünde, kendi yörüngesinde seyretmeye, yol almaya devam ediyor, insan bedeni de öyle, her an değişim, yenilenme ya da dönüşüm içerisinde. Evrenin sembolik dili bize bizi gösteriyor; şaşırıyoruz, ama farkındalığımız da artıyor.

;
Bu Video
İlgini
Çekebilir
Sıradaki haber yükleniyor...
holder
SIRADAKİ HABER Mars Koç transitinin burçlara etkisi