Astrolojide yerler ve yönler: Astrolokalite

Astrolojide yerler ve yönler: Astrolokalite

Astroloji haritaları bulunduğumuz yere ve zamana göre hesaplanır, bu nedenle doğduğumuz anı bilmek ve zaman içerisindeki değişiklikleri izlemek önemli. Klasik kullanımda aynı yere bağlı kalarak (yani yeri sabit düşünerek) zamana göre olan değişiklikleri değerlendiririz. İşte "astrolokalite" adını verdiğimiz dal, etkileri değerlendirirken yer ve yön değişikliklerini de hesaba katar. // Uz. Dr. F. Sena Büyükçopur

08 Ağustos 2020, Cumartesi 14:45 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Tutulmalar, yeni aylar, dolunaylar, gök cisimlerinin önemli kavuşumlarının dünyanın neresini daha fazla etkileyebileceğini astrolokalite teknikleriyle öngörebilir, yer değiştirdiğimizde ya da başka bir yere taşındığımızda doğum haritamızdaki etkilerin nasıl değişebileceğini haritalar üzerindeki çizgileri takip ederek yorumlayabiliriz. 

Mesela tatile gittiğimiz yerde çok iyi anlaştığımız bir arkadaşımızla, yaşadığımız yere geri döndüğümüzde aynı sıcaklığı ve iletişimi yakalayamayabiliriz ya da mutlu bir çift gittiği tatildeki yer ve yön etkilerine bağlı olarak huzursuzluk yaşayabilir. 

Her alanımızla ilgili etkileri öngörebiliriz 

Doğum haritamızın yere ve yöne bağlı etkilerini yansıtan çizgiler üzerinde hayatımızın her alanıyla ilgili etkileri öngörebiliriz. Astrolokalite yardımıyla seçim yaparak tedavilerimizin, ilişkilerimizin, kariyerde başarımızın şansını arttırabilir, doğru seçimler yapabilme konusunda destek alabiliriz. Örnek şekilde kişinin doğum haritasına göre çıkartılmış Venüs çizgisi Hindistan’da Mumbai’ye (eski adıyla Bombay) yakın ve Avustralya Melbourne’den geçiyor, MC çizgileri kariyerle, DSC çizgileri daha çok ilişkilerle ilgili olduğundan kişinin haritasındaki Venüs’ün durumuna göre meslekle ilgili konularda Hindistan ve yakın ilişkilerde Avustralya bu kişi için önemli olacaktır. Oralara gitmesi gerekmez. Ürünleri, sanatı oralarda değer görebilir ya da ilişki kurduğu kişi oralı ya da geçici olarak orada yaşayan biri olabilir. Astrolokalite’de çizgiler kişiye göre değişir, haliyle herkesin Venüs çizgisi başka bir yerden geçer. 

Umutlu ve mutlu bir astroloji dalı 

Her gezegenin hatta her gök cisminin çizgisine ayrı ayrı bakabilir ya da tüm çizgileri aynı haritada görebiliriz. Hayatımızda öne çıkarmak istediğimiz özelliğimize göre belli gezegen etkilerini inceleyebiliriz. Aynı şekilde ülke kuruluş haritaları ve ülke liderlerinin haritaları da astrolokalite teknikleriyle incelenebilir ve hem aldıkları etkileri, hem dünyadaki diğer ülkeler üzerindeki etkilerini değerlendirebiliriz. 

Astrolokalite oldukça hareketli yaşadığımız, hızlıca yer değiştirebildiğimiz günümüzde önümüzdeki inanılmaz olasılıkları gösteren son derece umutlu ve mutlu bir astroloji dalı. Aynı zamanda tüm dünyayı ilgilendiren olaylarda, ülkeler arası ilişkilerde, afetlerde, depremlerde, yanardağ aktivitelerinde gittikçe daha doğru öngörülerde bulunmamıza yardım edecek potansiyele sahip. 

Türkiye’nin çatısı: Ağrı Dağı 

5 bin 137 metrelik rakımıyla Türkiye’nin en yüksek dağı, efsanelere ev sahipliği yapmış Ağrı Dağı her ne kadar uzun süredir uykudaysa da, yanardağlarla ilgili bazı otoriteler Ağrı Dağı’nı halen aktif kabul eder. Efsane dağ bir gün uyanabilir mi? Tabii ki uyandığında hemen püskürmeye başlamayacak, ama yaklaşık 4 bin metrenin üzerinde buzullar olduğundan ve en tepesinde 400 metre yüksekliğindeki Türkiye’nin en büyük buzulunu taşıdığından, buzullar çok hızlı bir şekilde erimeye başlayacak. Çoğu yanardağ yerleşim yerlerinden yaklaşık 30 km uzakken, Ağrı Dağı’nın hemen 5 km ötesinde yerleşim yerleri olduğunu görüyoruz ve nüfus yoğunluğu 30 km’ye varmadan çoktan artıyor. Dağın uyanması çevre bölgeye ilk planda ani su baskını riski taşıyor.

Yaklaşık 6 ay boyunca etkili olduğunu düşündüğümüz 5 Temmuz Ay Tutulması'nda Uranüs MC ve Pallas-Atena DSC çizgileri tam da Ağrı Dağı’nın üzerinde kesişiyor. MC yani tepe noktası hükümetler, yöneticiler, tepedekiler ile ilişkilidir, Ağrı Dağı da Türkiye’nin çatısı, en yüksek noktası. Uranüs şaşırtıcı bir şekilde ani uyanışla ilgilidir. Uranüs çizgisinin Ağrı Dağı’nın tam tamına koordinatları üzerinden geçiyor olması, hem de tam o noktada başka bir çizgiyle kesişiyor olması etkiyi arttırıyor haliyle. Geçmiş yıllarda dağın eteklerindeki köylüler patlama sesleri duyduklarını bildirmişler, sesler ölü buzulların erimesi sonucu kopmalara bağlı bulunmuş, dereler oluştuğu görülmüştü, uzmanlar bunu aşırı sıcaklara ve küresel ısınmaya bağlamışlardı, Ağrı Dağı’nın ölü bir volkan olduğunu belirtmişlerdi, ama hala uyanabileceğini düşünen ve Ağrı Dağı’nı aktif volkanlar listesine alan uzmanlar var. Son yıllardaki bazı tutulmalarda yine bu bölgede tetikleyici etkiler olmuştu, ama bu sefer Uranüs, ani ve beklenmedik; biz yine de uyanık olalım, gözümüzü zirveden ayırmayalım.

;
Bu Video
İlgini
Çekebilir
Sıradaki haber yükleniyor...
holder
SIRADAKİ HABER Toprak burçlarının meslek göstergeleri