Atalay: 4 kişi için sınır kapıları uyarıldı

Atalay: 4 kişi için sınır kapıları uyarıldı

12 Ocak 2011, Çarşamba 18:41
A A
Atalay: 4 kişi için sınır kapıları uyarıldı

İçişleri Bakanı Beşir Atalay, son dönemde tahliye olan kişilerden 4’ünün değişik tarihler itibarıyla imza için gelmediklerini belirterek, tahliye olanlarla ilgili gümrük kapılarının uyarıldığını, yurtdışına çıkışı mümkün görmediklerini söyledi.

Atalay, CNNTÜRK televizyonunun canlı yayınında soruları yanıtladı.
Son dönemdeki tahliyelerin hatırlatılması ve "İmzaya bazılarının gitmediği doğru mu? Bunlar Türkiye içinde mi? Yoksa İran’a gittikleri yönünde herhangi bir bilgi var mı elinizde" sorusunun yöneltilmesi üzerine Atalay, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin bazı suçlarda azami tutukluluk süresini 10 yıl olarak belirlemesi üzerine toplam 157 kişinin tahliye olduğunu anımsattı.

Atalay, mahkemenin tahliye ederken, yurtdışına çıkmama ve zaman zaman karakola veya polis merkezine uğrayarak imza vermeyi öngördüğünü, dolayısıyla bu kişilerin kontrol altında olacağını belirtti.

Tahliye olanların hepsinin her gün değil, bazı yerlerde mesela İstanbul’da haftada bir gün imza verilmesi gerektiğini anlatan Atalay, "Şu anda 4 tanesi değişik tarihler itibarıyla, 9, 10, 11 gibi, gelmemiş durumda. Emniyetin yaptığı, bunları adli mercilere bildiriyoruz. Emniyete düşen görev budur. Bunların gelip gelmediğini tespit ve gelmezlerse adli mercilere bildirmek. Bunlar da bildiriliyor" diye konuştu.

4 kişi arasında örgüt yöneticilerinin bulunup bulunmadığı yönündeki soru üzerine Atalay, "İsimleri ben vermeyeyim burada" dedi.
Adli mercinin hukuki olarak, imzaya gelmeyen kişilerle ilgili tutuklama kararı verebileceğini ya da bu kişilerin bulunup çağrılabileceğini ifade eden Atalay, bu kişilerin mazeret beyan edebileceklerini, mazeretlerinin yargı tarafından kabul edilip edilmemesinin değerlendirilebileceğini söyledi.
Atalay, "Bu kişilerle ilgili yurtdışı çıkış yasağı da var. Bu kişilerle ilgili gümrük kapıları uyarılmış durumda ilk günden beri. Yurtdışı çıkış olmasını mümkün görmüyoruz, bu mümkün değil" dedi.

"Tutukluluk kararı çıkarsa, hapis cezaları onanırsa tekrar yakalanmaları konusunda sıkıntı olur mu" sorusu üzerine de Atalay, bu kişilerin tahliye şartlarına göre kontrol altında olacaklarını, yurtdışına çıkmayacaklarını vurgulayarak, "Dolayısıyla yargı öyle bir karar verdiğinde de bunlar için tekrar o uygulanır. Ama bu süreçte olağanüstü gelişme olabilir, birisi kaçar, bir şey olur, onda da yargı, hukuk içinde ne yapılıyorsa yapılır" diye konuştu.

"Bu tahliyelerin yaşanmış olması sizi bakan olarak etkiliyor mu" sorusu üzerine Atalay, tartışmanın bir süredir sürdüğünü belirterek, "İzin verirseniz bu tartışmaya bir yerden taraf olmayayım" dedi.

Hizbullah terör örgütünün yeniden dirilip dirilmediği yönündeki soru üzerine de Atalay, şunları söyledi:
"Bu konularla ilgili bütün çalışmalar detayıyla yürütülüyor. Sizin söylediğiniz manada bir şey ben burada görmüyorum. Tabii o zihinlerdeki şeyleri hepimiz unutmuyoruz. Çok dikkat edilmesi gereken hususlardır. Ama şu anda bu tahliyelerle bunların tartışmaya gelmesi doğrusu çok ileri şeyler. Tahliyeler yargının kararı ile olmuştur. Tahliye ve bunların denetim altında olması söz konusu. 157 kişi tahliye olan, bunun 21’i Hizbullah kadrosundan, 14’ü PKK terör örgütü, 15’i diğer sol terör örgütlerinden, 107’si de organize suç örgütlerinden.

Türkiye bir hukuk devleti, bizim bu konulardaki tedbirlerimiz gayet ciddidir. Oralarda o söylediğiniz manada bir şey olursa da bizim tedbirimiz vardır."
Terörist elebaşı Abdullah Öcalan ve Hizbullah terör örgütünün karşılıklı açıklamalarının bulunduğu belirtilerek, "Genel olarak bir çatışma kaygısı dile getiriliyor, bu kaygıya ilişkin değerlendirmeniz var mı" sorusu üzerine de Atalay, "Bizim önümüzde bu manada bir veri yok" dedi.

-DEMOKRATİK AÇILIM-

"Demokratik açılım sürecinin durup durmadığı" yönündeki soru üzerine Atalay, kendilerinin bu konuda kararlı olduklarını belirtti. Atalay, "Bu konunun kapsamını, önemini kavramayanlardan kimi ’açılım durdu’ diyor, kimi ’somut bir şey yok’ diyor ama Türkiye’de çok sağlıklı yürüyen bir süreç var" diye konuştu.

Kendisinin bugün düşünce kuruluşu temsilcileri ile buluştuğunu anımsatan Atalay, toplantıya Kamu Düzeni ve Kamu Güvenli Müsteşarlığı yetkililerinin de katıldığını söyledi. Atalay, yarın araştırma kuruluşu temsilcileri ile bir araya geleceklerini belirterek, sürece ilişkin çalışmalarının çok ciddi şekilde devam ettiğini belirtti.

Atalay, "Seçime kadar somut bir adım atılacak mı" sorusuna da şu yanıtı verdi:
"Böyle maddeler üzerinden gitmiyoruz ama Türkiye bu konuları rahat konuşan, tartışan bu konularda herkesin kafa yorduğu, her gün her yerde konularda önemli değişimlerin olduğu bir süreci yaşıyor. Cumhurbaşkanı’nın Diyarbakır ziyareti bizim için önemliydi. Devletin burada çok net, açık bir tutumu var. Vatandaşlarımızın uğradığı kimi haksızlıkların giderilmesi, kendi ana dilleri ile ilgili daha önceki kısıtlamaların giderilmesi ve onların rahat yaşayacağı zeminin oluşturulması... Bütün bu açılardan Türkiye ciddi mesafe alıyor. Bütün vatandaşlarımızı kucaklayan bir politika izleniyor. Geçmişte vatandaşlarımızın gücendiği hususlar olmuş, güvenlerinin azaldığı devlete karşı dönemler olmuş. Şu anda biz adeta bir tamir dönemindeyiz. Vatandaşlarımızın devlete güvenini kazanmak için çalışıyoruz. Bu konular zaman alıyor. Sabır göstermek gerekiyor. Her ülkede böyle olmuş. Yılların emekleri ile sabırlı çalışmaları ile ancak daha iyi durumlara ulaşılmış."

Genel seçimin ardından Türkiye’nin ilk sivil anayasasının yapılacağını da vurgulayan Atalay, bunun önemsenmesi gerektiğini ve bütün kesimlerin bu konuda hazırlık yapması gerektiğini bildirdi. Atalay, Türkiye’nin birçok birikmiş sorununun da Anayasa ile çözüme kavuşacağına inandığını ifade etti.
Türkiye’nin normalleşen, çağdaş bir hukuk devleti olma mücadelesi verdiğini dile getiren İçişleri Bakanı Atalay, "Bizim hükümetimiz döneminin mücadelesi budur; normalleşme, normal bir hukuk devleti, olağanüstülüklerin kaldırıldığı. Vatandaşlarımızın doğal hakları olan hususları düzenlemek ve onların bu hakları ile yaşamaları için zemini hazırlamak. Bu bir hak vermek değil, onların haklarının kullanıldığı bir zemini, şartları oluşturmak. Türkiye böyle bir dönemi yaşıyor. Türkiye büyük bir normalleşme süreci içinde" dedi.

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

;
Sıradaki haber yükleniyor...

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.