Atlantis'ten gelen adam

Türkiye'de 'uzun mesafe yüzücü' denilince ilk akla gelen Engin Sönmezoğlu'dur (57). Yurt içi ve dışındaki pek çok denizde uzun mesafe yüzen, pek çok kez tehlike yaşayan, bir keresinde zehirli deniz anası yüzünden ölümden dönen bir adrenalin bağımlısı...

A A
Atlantis'ten gelen adam

Beden eğitimi öğretmeni, yüzme antrenörü ve iflah olmaz bir yüzme tutkunu olan Engin Sönmezoğlu bize imkansız gelen mesafeleri kulak atarak aşıyor. O, adeta ‘Atlantis’ten gelen adam’...

Röportaj: Ali R. Karadağ

alirkaradag@gmail.com

Ne zamandır uzun mesafe yüzüyorsunuz?

Kırk yıldır. Denizde uzun mesafeleri yüzerek kat etmeyi seviyordum. Arkadaşlarımın tekneyle gittiği yerlere ben yüzerek rahatlıkla giderdim. 21-22 yaşlarımda Assos’tan Yunanistan-Midilli’ye yüzerdim. Vize almak, pasaport filan yok.

Bu kadar iyi yüzmeyi nerede öğrendiniz?

Sporla, özellikle de yüzme ile profesyonel olarak ilgilendim. Galatasaray Sutopu Takımı’ndaydım. Galatasaray ve Yüzme İhtisas’ın yüzme takımında da yer aldım.

Ama havuzda madalya getirecek kadar başarılı değildim. Bir dönem basketbol da oynadım. Beden eğitimi öğretmeniyim. Yani hep sporla iç içeyim. Uzun mesafe rekorlarını inceledim, hepsini rahatça yüzeceğimi fark ettim.

1993’te ilk rekor denememi gerçekleştirdim. Boğaz’dan Mudanya-Trilye’ye (118 km.) yüzdüm. Ama bir gözlemci bulundurmayı akıl edemedik, rekor tescillenemedi.

Daha sonra?..

Kafaya koymuştum, “200 km. yüzeceğim” dedim. Antrenmanlara başladım. 1995’te Marmaris’ten Yunanistan-Rodos Adası’na kadar yüzdüm (56 km.). Daha zor şartlarda, tatlı suda da uzun mesafeler kat ettim.

1996’da GAP Bölgesi’nde, Fırat Nehri’nde Adıyaman’dan başlayarak Urfa’daki Atatürk Barajı’na 60 km. yüzdüm. Kendimi hazır hissedince de 200 km.’lik rekor denemesine başlamaya karar verdim.

“Şoka girince kalbim durdu”

Kırdınız mı rekoru?

Maalesef. Büyük bir talihsizlik yaşadım ve ölümün kıyısından döndüm. 2002’de Çanakkale -Biga’dan Balıkesir- Akçay’a kadar olan 200 km.’lik mesafe için start vermiştim.

Her şey yolunda gidiyordu.56. km.’de denizlerimizde nadir görülen, Kızıldeniz’den gelme çok zehirli bir deniz anası tam nefes alırken ağzıma çarptı. Anında şoka girmişim, kalbim durmuş.

Bayılıp suya batmışım, o denizleri çok iyi bilen arkadaşım hemen atlayıp beni çıkarmış. Kalp masajı ve suni teneffüsle hayata döndürdü beni. 

Geçmiş olsun. Başına gelen tek kaza bu muydu?

Başka zorluklar da yaşadım. GAP geçişinde, aşırı tarım ilacı kullanımı yüzünden suya karışan ilaç nedeniyle tüm vücudum şişti, gözlerimde sağlık sorunları oldu. Balıkçı oltalarına takılma riski yaşadım. Bir de Rodos Adası’na yüzerken Marmaris’te fırtınaya yakalandım.

Korkunç olmalı. Hemen denizden çıkmışsınızdır.

Hayır, devam ettim. İstesem de çıkamazdım, bana refakat eden tekne fırtına nedeniyle beni denizde kaybetti. Denizin ortasında yalnız kaldım. Neyse ki güzergahı harita üzerinde çok iyi çalışmıştık. Tam da çıkmam gereken yerde çıktım karaya. Sahile yaklaşınca Yunan hücum botları eşlik etti bana.

Fırtınalı denizden korktunuz mu?

Hayır, başaracağımı biliyordum. Tekne beni kaybedince eşimi aramışlar. “Engin’i kaybettik denizde yüzerken” demişler. Karım teskin etmiş teknik ekibi. “Merak etmeyin, o gideceği yere gider” demiş.

Eşinizin bu güveni nereden geliyor?

Beni çok iyi tanır. Bu işlerle uğraşırken peşimde dolaşmaktan perişan oldu. GAP Maratonu sırasında hamileydi, az daha doğuracaktı ben yüzerken.

Rodos’ta kahraman muamelesi

Maratonları tamamlayınca insanlardan nasıl tepkiler alıyorsunuz?

Çok şaşırıyorlar. Rodos’ta kıyıya çıkınca çok ilgi gösterdiler. Ertesi gün eşim ve çocuğumla dolaşırken insanlar bizi evlerine davet ettiler, yemek ısmarladılar. Anadolu’dan göç eden Rumlar boynuma sarıldılar.

“Denizlerimiz güvenli ama...”

Bu kadar uzun mesafeleri yüzmek nasıl mümkün oluyor?

Akla ziyan bir şey. Havuzda yüzerken yüzü suya yatırmak gerekir. Ama denizde, başınız suyun üstünde olmalı. Yüksek yüzmek zorundasınız, çünkü dalgaların yönünü ve gittiğiniz yeri görmelisiniz.

Uzun süre yüzdüğünüzde vücudun topladığı tuz ve suyun soğukluğu nedeniyle hipotermi (vücut ısısının aniden düşmesi) sorunu yaşarsınız. Dayanıklı olduğum için bu sorunları yaşamıyorum. Sağlam bir vücudunuz olmalı. Her gün havuzda 20 km. yüzerek antrenman yapıyorum.

Sularımızda uzun mesafe yüzmek güvenli mi? Ya köpekbalığı olursa?..

Denizlerimiz çok güvenli. Artvin- Hopa’dan İskenderun’a kadar her yerde yüzdüm. Açıkta yüzerken birçok deniz canlısına rastlıyorum: Köpekbalığı, deniz kaplumbağası, fok...

Bizdeki köpekbalıkları zararsız. En fazla camgöze rastlarsınız, o da çok ürkek zaten. Tek sorun, gemilerin sintinelerinde gelen bazı canlı türleri: Zehirli deniz anaları, balon balıkları...

Açıkta tek başınıza yüzerken neler hissediyor ve düşünüyorsunuz?

Denizi ana rahmi gibi görüyorum. Huzurlu ve güvendeyim. Hayal kuruyorum, bambaşka dünyalara gidiyorum. 40 km. sonra vücut büyük ağrılar çeker ama trans halindeyken acıyı hissetmiyorum.

“Miami çok tehlikeli”

Yabancı denizlerde de yüzdünüz mü?

Mısır’ın Kızıldeniz kıyılarında, İspanya sahillerinde ve Amerika-Miami sahilinde yüzdüm. Kızıldeniz ve Miami tehlikeli. Zaten Miami’de, tepede helikopter dolanıyor, köpekbalığı varsa cankurtaranlar kırmızı bir bayrak kaldırıyor.

Herkes çıkıyor sudan. Yeşil bayrak kalkarsa tehlike geçmiştir, herkes yeniden giriyor. Orada 3-5 metre açılabiliyorsunuz, dubaların dışına çıkmak yasak.

Ben dayanamadım, güvenlik çemberinin dışına çıkarak 1 km. ötedeki resiflere kadar yüzdüm.Az daha sahil güvenlik tutuklayacaktı beni, yüzerek otelin sahiline kaçtım.

(20.07.2013 tarihli Cumartesi Postası ekinden alınmıştır.)

hli Cumartesi Postası ekinden alınmıştır.)

Sıradaki haber yükleniyor...
SIRADAKİ HABER Denizde aşka geldiler