Avrupa Komisyonu'nun Genişlemeden Sorumlu eski komiseri Günter Verheugen: Türkiye haklı

Avrupa Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu eski komiseri Günter Verheugen: Türkiye'nin şuandaki politikası bizim suçumuz

17 Mart 2017, Cuma 11:51
A A
Avrupa Komisyonu'nun Genişlemeden Sorumlu eski komiseri Günter Verheugen: Türkiye haklı
Sibel SAVAŞ

Avrupa Parlamentosu eski komiseri ve Avrupa Birliği'nin (AB) Genişlemeden Sorumlu eski komiseri Alman siyasetçi Günter Verheugen geçen pazar, Almanya'nın en çok izlenen TV kanallarından ARD'de açık oturuma katıldı.

Programın konukları arasında; Almanya Adalet Bakanı Heiko Maas da vardı. Hollanda ve Almanya'nın başını çektiği AB ülkelerinin Türkiye'ye tavır aldığı, demokrasi karşıtı davranışlar sergilediği şu süreçte Günter Verheugen Türkiye'ye çok açık destek verdi.

İşte o net ve cesur sözler:
 

"İNANMIYORLAR"


Türkiye gibi büyük bir ülkeye 60 senedir “AB'ye gireceksiniz” diye söz veriliyor. Ama hep oyalanıyor, sözler tutulmuyor. Erdoğan'ın başbakanlık döneminde ben kendisine “Bunu yapmayınız. Avrupa Birliği'ne terstir” deyince o da vazgeçiyordu, yapmıyordu. Çünkü, AB'nin stratejisine inanıyordu. Ama ne zaman ki Avrupa bu inandırıcılığını kaybetti, Türkiye de artık inanmaktan vazgeçti. O zamandan beri de herhangi bir kontrolümüz kalmadı.

■ Son olarak, “Mültecileri alırsanız sizin AB'ye girmenizi hızlandıracağız” dediler. Bunu da yapmadılar. Ondan sonra da Türkiye'yi tamamıyla kaybettik.

■ Biz, Türkiye'ye karşı dürüst olmadık. Artık Türkiye de bunun çok net farkında. Ondan dolayı artık herhangi bir etkimiz yok. Türkiye'nin şu andaki tavrı ve Türkiye'nin şu anki politikası bizim suçumuzdur. Özetle; AB olarak Türkiye'ye hiç dürüst davranmadık.



 

"DİYALOG ŞART"


■ Yeni bir başlangıç şöyle olmalıdır: AB artık kesin olarak Türkiye'ye Avrupa ailesi içinde eşit haklara sahip bir yer vermelidir. Türkiye ise kendi içinde yaşamakta olduğu büyük sorunları demokratik ve hukuk devleti koşullarına uygun şekilde çözeceğini taahhüt etmelidir.

■ Karşılıklı düşmanlık yaratacağımıza, bizi birbirimize yaklaştıracak bir diyalog oluşturmalıyız. Burada konu ne mülteciler ne de Türk siyasetçilerinin Avrupa'daki seçim propagandalarıdır. Buradaki esas konu ortak geleceğimizi eşit koşullarda birlikte belirleyebilmektir.


"ŞÜPHELER BİTMELİ"


Verheugen, POSTA Gazetesi'ne de önceki gün şu özel açıklamayı yaptı:

■ Bir taraftan Almanya ve AB arasında, diğer taraftan da Almanya ve Türkiye arasındaki ilişkilerde yaşanan ciddi kriz korkutucu bir hızla büyüyor. Bu kriz nasıl sonuçlanacak? Avrupalı dostlar ve ortaklar arasında kimsenin engelleyemeyeceği bir kırılma noktasına mı varılacak?

■ Avrupa ulusları olarak ortak bir kaderi paylaşmakta olduğumuzun bilincine varmamız gerekiyor. Bu güvensiz dünyada ayakta kalabilmek için birbirimize ihtiyacımız var. AB, gelişmekte olan modern bir Türkiye'ye, güvenilir bir ortağa ihtiyaç duyuyor. Diğer taraftan ise; Türkiye, modern, refah düzeyi yüksek bir ülke olma hedefine AB'nin desteğiyle ulaşabilecektir.
 

"TÜRKİYE CUMHURİYETİ DİKTATÖRLÜK DEĞİL"


■ Ayrıca ideolojik terörün hakim olduğu bir dünyada, farklı dini inançları olan insanların ortak bir siyasi projeyi hayata geçirebileceklerini ortaya koyabilmemiz için, omuz omuza vermemiz gerekir. Bu nedenle artık karşılıklı hakaretleri ve şüpheleri sona erdirmeliyiz.

■ AB içinde hiçbir ülke faşistler tarafından yönetilmemektedir. Türkiye de bir diktatörlük değildir. Yeni bir başlangıç yapmalıyız. Bunun için de dürüst olmamız gerekiyor.

■ Evet, Almanya ve Avrupa'nın Türkiye'ye yönelik politikalarında yerine getirilmemiş vaatler bulunmaktadır. Almanya gibi önemli AB ülkeleri ile Brüksel'deki bazı AB kurumlarının yıllardan beri Türkiye'yi bir Avrupa ülkesi olarak görmemeleri ve popülist bir yaklaşımla, kendi üzerlerine sorumluluk almadan, üyelik vaatlerinden caymak için bir çözüm bulmaya çalışmaları, üyelik müzakerelerinin sonuçsuz kalmasına neden olmaktadır.

■ Diğer taraftan, Türkiye'de demokrasi ve hukuk devleti açısından yaşanan gelişmelerin büyük, hatta çok büyük endişeler yarattığı doğrudur. Bu iki hususun birbirine bağlı olduğunu düşünüyorum.
Sıradaki haber yükleniyor...