Aynı evde yaşamadan ilişki yürütmek

Aşk Doktoru Mehmet Coşkundeniz yazdı...

13 Ocak 2019, Pazar 08:30 Son Güncelleme:
A A

Aslı Enver ile Murat Boz, 2016’da sevgili olmuş ama Nisan 2018’de ayrılmıştı. Sonra Kasım 2018’de barışıp yeniden sevgili oldular. İlişkilerinin ayrılmadan önceki ilk bölümünde uzun süre aynı evde birlikte yaşadılar. Ancak geçenlerde bizim POSTA’da çıktı; bu kez aynı evde oturmayacaklarmış. Aslı Enver, “Birlikte yaşarken çok yıprandık” düşüncesiyle bu kararı almış.

Birlikte yaşamak gerçekten zordur. İki ayrı karakterdeki insan, aynı evin içinde aynı zamanı paylaşmaya başlayınca sorunlar çıkar. Çünkü birlikte yaşamanın sorumlulukları vardır. Bu sorumluluklar bir süre sonra ilişkinin önüne geçmeye başlar. Tartışmalar çoğalır, kavgaya dönüşür, çiftler farkında bile olmadan birbirlerine baskı yapmaya başlar.

Bu konuyla ilgili araştırma yaparken bir haberle karşılaştım. İngiltere’nin Bradford kentinde yaşayan Clair ve David Burke 16 yıldır birlikte, yedi yıldır evli ama asla aynı evde yaşamıyorlar. Üstelik bir çocukları da var. Claire, ilişkilerinin bu kadar uzun sürmesini ayrı evlerde, ayrı yataklarda uyumalarına bağlıyor. David de “İkimiz de öncelikle kendimize vakit ayırıyoruz, birbirimizi sıkmıyoruz” diyor. Çift, birlikte yaşadıkları takdirde özel ilgi alanlarının ortadan kalkacağına, kendilerine ve birbirlerine olan saygılarının azalacağına inanıyor.

Evet, bu durum bize biraz garip gelebilir ama çok da mantıksız değil. İlişkideki heyecanı canlı tutmanın marjinal bir yolu. Aslı Enver belli ki Murat Boz ile birlikteliğini bu kez kaybetmek istemiyor. Tecrübelerine dayanarak da birlikte yaşamamanın daha iyi olacağını belirtiyor. Ayrı ayrı evlerde yaşayıp birbirleriyle misafircilik oynayacaklar. Belki de bu kez kendileri için en doğru yolu bulmuşlardır.



KISA SAÇ ALARMI

KISA SAÇ ALARMI

Bu köşenin okurları bilir, Tuba Büyüküstün şampuan reklamında oynayıp epey para kazandığı saçlarını birden kestirince 14 Kasım 2015’te şöyle yazmıştım:

“Durup dururken saçını kestirmez kadın. Çünkü emek harcadıkları bir şeyi kolay heba etmezler. Bir anda kalkıp saçını kestiriyorsa, bilin ki bunun altında çok önemli bir sebep vardır. Tuba Büyüküstün Vatikan’da ödül aldığı törene katıldığında gerçekten hiçbir özelliği olmayan, boğazına kadar kapalı simsiyah bir kıyafet giyince şöyle dedim: “Bunda bir iş var... 

Kestirilmiş saçlar, simsiyah kıyafet bir bunalımın göstergesi olabilir. Evliliği konusunda pek bilgim yok. Belki şöhret Tuba Büyüküstün’e ağır gelmeye başlamıştır. Belki de kendi varlığını “Şöhrete ihtiyacım yok” dercesine böyle vurgulamak istemiştir. Ama... Bir kadın bir erkek nedeniyle kesmişse saçını geçmiş olsun... O erkeğin artık o kadınla birlikte olma gibi bir şansı kalmamıştır...”

Bu yazıdan 1 yıl sonra da Tuba Büyüküstün ile eşi Onur Saylak ayrılmıştı. Üstelik tüm iddiaları “Hayır ayrılmıyoruz” diye yalanlamalarına rağmen.

Bu yazıyı hatırlatmamın sebebi Caner Erkin’le evli olan ve yeni çocuk doğuran oyuncu Şükran Ovalı’nın saçlarını kısacık kestirmesi. Bir kadın uzun ve bakımlı saçlarını ani bir kararla kısacık kestiriyorsa bunu imaj değişikliği, moda gibi kavramlarla açıklayamazsınız. 

Hele hele bu kadın göz önünde olan, dizilerde oynayan bir kadınsa. İnternette Nejat İşler’in sözü diye dolaşan ama aslında Ezgin Kılıç adlı şairin “En son ne zaman bir kadını sevdin” şiirinden alıntı olan şu dizelerle sonlandırayım yazıyı.

“Saçlarını kesen bir kadının çektiği acıyı anlayabilecek kadar sev bir kadını. Ve asla bir kadının saçlarını kesmesine sebep olma...”

Sıradaki haber yükleniyor...

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.