Az hasarla boşanmanın 10 altın kuralı

Boşanma aşamasındaki ya da boşanmış eşlerin arasındaki çekişme her zaman çocuğa zarar verir. Boşanmayı bir yenilgi olarak görmek yerine yeni bir hayata başlangıç olarak görmeniz, ayrılığı daha az atlatmanızı sağlayacaktır. Aşk Doktoru Mehmet Coşkundeniz, az hasarla boşanmanın 10 altın kuralını yazdı...

28 Ekim 2021, Perşembe 07:33 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

1- Kesin kararınızı verdiyseniz, aile ve çevrenin baskılarına aldırmayın. Vicdanınızı ve aklınızı dinleyin. Kafanızın karışmasına izin vermeyin.

2- Eşinizi asla bir düşman gibi görmeyin. Onun da insan olarak hakları ve duygularının olduğunu asla unutmayın. Çocuklarınız da varsa hayat boyu yüz yüze bakacağınızı unutmayın.

3- Ayrılmayı bir felaket olarak değil, yeni bir yaşama başlama fırsatı olarak görün. Özlediğiniz, düşlediğiniz hayatın planlarını kurun.

4- Çocuklarınızın önünde asla boşanma konusunu konuşmayın. Ya dışarı gidin ya da onlar yokken konuşun. Çocuklarınıza dert yanmayın, asla ve asla eşinizi karalamayın.

5- Duygularınızı, özellikle öfkenizi kontrol edin. Eşinizin sizi suçlaması ve kızdırması karşısında durumu eşitlemeye çalışmayın. Duygularınızı ve egonuzu tatmin etme peşinde olmayın.

6- Eşinizle bir ortaklığı bitirdiğinizi varsayın. Ayrıldıktan sonra onun üzerinde bir hak iddia etmeyin. Yoluna çıkmayın.

7- Çocuklarınızı düzenli olarak alın ve bire bir vakit geçirin. Onların eğitimleriyle ilgilenin. Okullarına gidin. Yaz tatillerinde birlikte tatil yapın.

8- Çocuklarınızın özel günlerinde (doğum günü, mezuniyet, nişan, düğün...) mutlaka yanlarında olun. Çocuklarınızdan değil eşinizden ayrıldığınızı unutmayın.

9- Ayrıldıktan sonra hemen evlenmeyin. Ayrılık travmasını atlatana kadar ciddi hiçbir ilişkiye girmeyin. Duygusal boşluk dönemlerinde sağlıklı karar verilemediğini unutmayın.

10- Ayrılığı bir çöküş, mağlubiyet gibi görmeyin. Bu krizi fırsata dönüştürmek için çaba sarf edin.

Bu Video
İlgini
Çekebilir
Sıradaki haber yükleniyor...
holder
SIRADAKİ HABER Karşılıksız aşk nasıl karşılık görür ya da geride bırakılır?