Bağırsak sağlığını koru, hastalıklara meydan oku (GAPS diyeti nedir?)

Bağırsak sağlığını koru, hastalıklara meydan oku (GAPS diyeti nedir?)

Sindirim sisteminin sağlıklı çalışmasını sağlayan doğal GAPS diyetiyle otizmden şizofreniye, depresyondan MS’e birçok hastalık kontrol altına alınabiliyor. Peki nedir bu GAPS diyeti, ne işe yarar? Uzm. Dyt. Işınsu Köksal anlattı

23 Haziran 2017, Cuma 10:20 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News
SENİM TANAY KARAKUŞ
senim.tanay@posta.com.tr


Günlük yaşam stresi, iş, sorumluluklar derken siz de kontrolünüzü kaybedenlerden misiniz? Hele bir de metropollerde yaşıyorsanız ruh sağlığını dengede tutabilmek çok güç. Hal böyle olunca milyonlarca kişi hayatlarının büyük bir bölümünü alerjilerle, sindirim problemleriyle, psikiyatrik ve nörolojik hastalıklarla savaşarak geçiriyor.

Yapılan son çalışmalar sonucunda bu sorunların çözümünde bağırsaklarımızın büyük bir rol oynadığı ortaya çıktı. Yani aslında vücudumuzun beyni olan bağırsakları doğru yöneterek birçok hastalığa meydan okuyabiliyoruz! GAPS diyeti de bunda en büyük yardımcılardan biri.

Türkiye İş Bankası iştiraki Bayındır Söğütözü Hastanesi’nden Uzm. Dyt. Işınsu Köksal, sindirim sisteminin sağlıklı çalışmasını sağlayarak otizmden şizofreniye, depresyondan MS’e birçok hastalığı kontrol altına alabilen doğal GAPS diyetini anlattı:

'ONLAR ŞEHRİN DUVARLARI'

Bağırsak sağlığı ve bütünlüğü neden önemli?  

Sindirim sistemi, mükemmel bir kapı gibi dış dünyadaki zararlı maddelerin vücudumuza girmesine karşı koyarak birtakım besin öğelerini gerektiği miktarda vücudumuza alır. Peki her gün bol miktarda mikroorganizmayı, kimyasalı yiyoruz ve içiyoruz. Bu durumda nasıl hayatta kalabiliyoruz?

Mükemmel detoks organımız karaciğer, böbrekler, cilt, boşaltım ve bağışıklık sisteminin yanı sıra bunun diğer temel sebeplerinden birisi, sindirim yolunu boylu boyunca kaplayan bakteri tabakasıdır. Bağırsak epiteli üzerinde toprağın çimli kısmı gibi yayılan bu kalın katman; istilacılara, sindirilmemiş yiyeceklere, toksinlere ve parazitlere karşı doğal bir bariyer görevi görür. Nasıl toprak çimli üst tabakası olmadığında erozyona uğrarsa bağırsak duvarı da koruyucu bakteri katmanı olmazsa zarar görür.

Bağırsaklarda bulunan bakteriler yok edilmesi gereken mikroplar mı yoksa sağlıklı yaşam için korunması gereken hazineler mi?

Sindirim sisteminde hem yararlı hem de bazı durumlarda vücuda zararlı mikroplar bulunur. Önemli olan bağırsak florasında bakteri dengesini sağlamaktır. Sindirim sistemindeki yararlı bakteriler, fiziksel bir bariyer oluşturmanın ötesinde kötü mikroorganizmalara karşı antibiyotik benzeri maddeler üretir. Virüs ve bakterilerin zarlarını parçalayan bu maddeler, zararlı mikroorganizmalara karşı koyması için bağışıklık sistemini harekete geçirir. Ayrıca bu yararlı bakteriler, organik asit üreterek bağırsak duvarındaki pH seviyesini 4.0-5.0 dolaylarına düşürürler. Böylelikle kötü mikroplar, oluşan asidik ortamda rahatça üreyip gelişemezler.

Eğer bağırsaktaki faydalı (probiyotik) bakterilerin miktarı azalmışsa ve görevlerini gerektiği gibi yerine getiremiyorsa "şehrin duvarları" iyi korunamıyor demektir.

KANSIZLIĞA DA YOL AÇIYOR

Bağırsak sağlığı ve beyin sağlığı arasında nasıl bir ilişki var?

Otizmli bireylerin bağırsak florası incelendiğinde çoğunda anormal ve sızıntılı bağırsak florası (leaky gut syndrome) görülmektedir. Hasarlı ve sızdıran bağırsak florası nedeniyle toksinler; kimyasallar, kurşun, civa gibi ağır metaller, katkı maddeleri ve mikroplar vücuda alınabilir. GAPS'li bireylerin çoğundaki toksisitenin nedeninin, sindirim sisteminden kaynaklandığı düşünülmektedir. Vücuda alınan bu toksinler protein yapısını değiştirebilme yeteneğine sahip.



Hormonlardan enzimlere kadar vücudumuzda sayısız protein vardır. Kesin geniş çapta çalışmalarla kanıtlanmasa da toksinlerin vücudumuzdaki proteinlerin yapısını değiştirdiği ve vücudun bağışıklık sistemininde, yapısı değişmiş proteinlere yani kendi vücuduna karşı antikor ürettiği ve oto-immun reaksiyonlara yol açtığı düşünülmektedir. Yetişkinlerde Multiple Skleroz (MS) hastalığı olarak nitelendirilir. Otizm ve dispraksi hastalarında da görülen nörolojik tablo, MS hastalarınınkiyle benzerlik göstermektedir.Bu hastalara uygun hazırlanan bireysel GAPS tedavisi ile bu semptomların ciddi oranda azaldığı gözlemlenmiştir.

Anormal bağırsak florası kansızlığa neden olabilir mi?

Anormal bağırsak florasına sahip kişilerde, bağırsak yetersiz vitamin ve mineral emilimine yol açabilir. Bu durumda halsizlik, yorgunluk ve sık sık unutkanlık gibi durumlar görülmektedir. Anormal bağırsak florasına sahip kişilerin çoğunda çeşitli seviyelerde anemi (kansızlık) görülür. Bağırsak florası hasarlı kişilerin bağırsaklarında genellikle demir seven bakterilerden oluşmuş bakteri grubu gelişir. Bu bakteriler, yiyeceklerden alınan bütün demiri tüketerek demir eksikliğine yol açabilir.

Ne yazık ki besin desteği olarak alınan demir takviyeleri ise bu bakterileri daha da geliştirir ve aneminin önlenmesine katkı sağlamaz. Vücudun sağlıklı kan için sadece demire değil, magnezyum, bakır, manganez, iyot, çinko, B vitaminleri, C, A ve D vitaminleri ve pek çok amino asite ihtiyacı vardır. Bu vitamin ve minerallerin vücutta yeterli oranda emilmesi için bireylerin sağlıklı bağırsak florasına sahip olması gerekir.

BESİN İNTOLERANSI YAŞIYORSANIZ...

Sindirim sorunu ve besin intoleransı nasıl ortaya çıkıyor?

Meyvelerin kabuklarındaki lifler gibi bazı maddeler bağırsaktaki yararlı bakterilerin yardımı olmadan sindirilemez. Yararlı bakteriler, besinlerdeki lifleri sindiremeyecek durumda olduğunda lifler sindirim sistemine zararlı hale dönüşür. Lifler, kötü bakteriler için uygun bir yaşam alanı oluşturur ve bağırsak duvarında iltihaplanmaya yol açabilir.

Bağırsaklarımızda yararlı bakteriler olmadan sindirilemeyen başlıca diğer maddeler ise laktoz (süt şekeri), kazein (sütün yapısındaki protein) ve glutendir (bazı tahılların yapısında bulunan protein). Anormal bağırsak florasına sahip kişilerde çoğunlukla laktoz, kazein ve glutene karşı intolerans görülmektedir. Bağırsak florasını iyileştirmeden bu tarz besinleri tüketen bireylerde, gaz, şişkinlik, ishal gibi sindirim problemleri, karın ağrısı, nöbetler, panik atak, duygusal istikrarsızlık, psikoz gibi gidip gelen semptomlar görülür.

GAPS DİYETİ NEDİR?

GAPS diyeti ve tedavisi; ince bağırsaktaki bakteri dengesini sağlamaya yani bağırsak düzensizliğini gidermeye, bağırsak duvarındaki hasarı iyileştirmeye ve bağırsak geçirgenliğini önlemeye yöneliktir. Kişiye özel uygulanan tedavinin sonucunda:

- Nörolojik rahatsızlıklar (multiple skleroz, otizm, epilepsi, disleksi, dispraksi)
- Psikiyatrik hastalıklar (şizofreni, depresyon, hiperaktivite vb.)
- Oto-immun hastalıklar, sindirim problemleri (irritabl bağırsak sendromu, ülseratif kolit vb.)
- Atopik durumlar(çeşitli alerjiler, egzama, astım)
- Kronik yorgunluk sendromunda ciddi oranda azalma ve iyileşme görülmektedir.

GAPS diyetinde nasıl bir beslenme programı öneriliyor?

GAPS diyeti, altı aşamadan oluşuyor. Kişi de oluşan semptomlarına göre başlangıç aşaması ve bu aşamaların süresi değişebiliyor. İlk aşamada kişilerin tolere edemediği besinler, kişinin beslenmesinden çıkarılıyor. Onların yerine kişinin yaşına kilosuna ve fiziksel aktivite durumuna uygun olarak miktarı ve çeşidi planlanmış, bağırsak florasını iyileştiren özellikle fermente edilmiş, probiyotikten ve prebiyotikten zengin besinler ekleniyor.

Olumlu gelişmelerin görülmeye başlamasıyla bir sonraki aşamalara geçiliyor ve tolere edilemeyen besinler birer birer farklı zamanlarda kişinin beslenme programına ekleniyor. Kişide hâlâ sindirim, gaz problemleri varsa veya tedavisinde gerileme görülürse denenen besinler tekrar beslenme programından bir süreliğine çıkarılıyor. Bu sırada bağırsak dostu ve bağışıklığı güçlendirici besinler ve besin takviyeleriyle diyete devam ediliyor.

BEYNİN TOKSİN YÜKÜNDEN KURTULMASI GEREKİYOR

GAPS diyeti tıp dünyasında nasıl çığır açtı? Bağırsak sağlığı için geliştirilen bu diyet nasıl oluyor da otizme, şizofreniye, epilepsiye iyi geliyor?
 
GAPS; Dr. Natasha Campbell-McBride'ın 3 yaşında otizm teşhisi konulan oğlunu tedavi etmek amacıyla "bağırsak sağlığı" için geliştirdiği beslenmeye dayalı doğal bir tedavi yöntemidir.

Dr. Natasha Campbell-McBride, otizmli olan kendi oğlunu ve 10 binden fazla otizmli çocuğu, uyguladığı doğal GAPS diyetiyle iyileştirdi. Şizofreni, depresyon, MS gibi psikiyatrik hastalığı olan yüzlerce hastayı da aynı yöntemle tedavi etmiştir ve etmeye devam ediyor. Psikolojik ve psikiyatrik hastalıkların temel nedeninin sağlıksız bağırsak florası olduğu söyleniyor ve bunun tedavisinde beslenme çok önemli bir yer taşıyor.


 
Otizmde olduğu gibi  çoğu kişinin çaresiz hastalık sandığı psikiyatrik hastalıkların sebebi de hasarlı, geçirgen bağırsak duvarı ve anormal bağırsak florası nedeniyle beynin toksinlenmesidir. Bağırsak florasının tedavi edilmesi sonucunda, beynin toksin yükün etkisinden kurtulmasıyla bu hastalıklar da tamamen iyileşir. 

AVUÇ AVUÇ İLAÇ İÇMEYE SON

Hangi hastalıklar bu diyetle son buluyor veya en aza indirgeniyor?

Otizm, şizofreni, epilepsi, anksiyete, bipolar ve obsesif-kompulsif bozukluk, depresyon, dikkat eksikliği, hiperaktivite bozukluğu gibi rahatsızlıkların yanı sıra akne, alerji, anemi, demir eksikliği, hafıza problemleri, çölyak, gluten intoleransına bağlı bozukluklar, diyabet, egzama, MS, migren, Parkinson, sedef ile sistit durumunda da GAPS diyeti ve tedavisi büyük yarar sağlıyor. Hastaların şikayetleri ve genellikle ilaca bağımlılık durumu ortadan kalkabiliyor.
 
Türkiye’de kimler bu diyeti yazabiliyor ve uygulayabiliyor?

GAPS diyetini, sadece GAPS tedavisinin eğitimin alan uzmanlar uygulayabiliyor. GAPS eğitimini almayan ve "GAPS Practitioner" olmayan kişiler uygulayamıyor.

Kimler bu diyeti yapabiliyor?
 
65 yaş üstü ve kanser teşhisi konulmuş bireyler dışında her yaş grubu, bu diyeti uygulayabiliyor. GAPS tedavisinin olumlu sonuçları, çocuklarda ve gençlerde yetişkinlerden daha hızlı görülüyor.






 

Sağlık içerikleri sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.
Sıradaki haber yükleniyor...
holder
SIRADAKİ HABER Neslihan Atagül'ün hastalığı: Geçirgen bağırsak sendromu nedir? Nasıl tedavi edilir?