'Bahçeli kabak tadı vermeye başladı'

Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun Başdanışmanı Hüseyin Çelik, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin yaptığı 'AK Parti ile CHP koalisyon kursun' açıklamalarını değerlendirerek "Sayın Bahçeli'nin bu tavrı artık gerçekten kabak tadı vermeye başladı" dedi

13 Ağustos 2015, Perşembe 09:14
A A
'Bahçeli kabak tadı vermeye başladı'

Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun Başdanışmanı Hüseyin Çelik, İhlas Haber Ajansı ve TGRT Haber Ankara Temsilcisi Batuhan Yaşar’ın gündeme ilişkin sorularını cevapladı.

AK Parti ile CHP arasında koalisyon görüşmelerine ilişkin "İki siyasi partinin bir araya gelmesi, konuşması, müzakere yapabilmesi belli konularda uzlaşabilmesi veya uzlaşamaması ama bütün bu yolların açık olması kendi başına çok önemli ve değerli buluyorum. CHP ve AK Parti, Türkiye’nin iki büyük partisi. Bu iki büyük partinin ister koalisyon görüşmesi ister demokrat unsurlarıyla ilgili olarak görüş belirtebilmesi, bir masa etrafında biraraya gelmesini kendi başına çok önemli ve anlamlı buluyorum. Bu 35 saatlik istikşafi görüşmeler dediğimiz yani siz neredesiniz biz neredeyiz konum belirleme müzakerelerinin öncesi var bir de. Biz AK Parti olarak yaptığımız her işi ciddiyetle yapmak isteriz. Bu, tabanımıza duyduğumuz milletimize duyduğumuz saygının bir gereğidir. Halkımız tek başına iktidar vermedi. 258 milletvekili aldık, 18 milletvekili eksiğiyle tek başına iktidar olma şansı doğmadı. Biz de vatandaşımızın bu mesajını aldık, iyi değerlendirdik. Bir koalisyon söz konusu oldu.

Türkiye hükümetsiz kalmayacak ve Sayın Başbakan kapıları çalmaya başladı, siyasi parti liderleriyle görüşmeye gitmeden önce ’Biz neredeyiz, onlar nerede, bizim seçim beyannamemiz neyi söylüyor, biz halka neler vaat ettik. CHP neler vaat ediyor, MHP neler vaat ediyor, nerelerde buluşabiliriz, yollarımız nerelerde kesişebilir ama ayrılık noktalarımız neresidir? Bu arada seçimden önce ve seçimden sonra parti liderlerinin beyanları var. Parti liderlerinin kendilerini partilerine bağlayan sözleri var" ifadelerini kullandı.

"SON NOKTA KONULUNCAYA KADAR ANLAŞMIŞ SAYILMAZSINIZ"

AK Parti ile CHP arasında gerçekleşebilecek koalisyon ihtimalini değerlendiren Çelik, "Bu çok kolay değil. Yıllar yılı farklı kulvarlarda bulunmuş iki siyasi partinin bir araya gelip ülkeyi yönetmesinin çok olmadığını hepimiz biliyoruz. Kolay değil ama imkansız da değil, olabilirlik diye bir şey var. Zaten olabilirlik olduğu için bu müzakereler yapılıyor. Netice itibarıyla bu kadar ciddiyetle bu meselenin ele alınması bir irade beyanıdır aslında. Yani başından itibaren kapıları kapatırsınız, olur biter herkes yoluna bakar ama mesele o değil. Mesele, şu şu konularda anlaşırsınız ama nihai olarak son noktayı koyuncaya kadar hiçbir noktada anlaşmış sayılmazsınız" şeklinde konuştu.

"Diplomaside son nokta konmayıncaya kadar, imzalar atılıp el sıkışılmayıncaya kadar hiçbir konuda anlaşılmış sayılmaz" diyen Çelik, "Nihai nokta çok önemlidir. Gelin ata binmiş ’Ya nasip ya kısmet’ demiş. Burada başından beri ihtiyatlı bir iyimserlik içerisindeyim. Diyelim ki şu kanaate vardılar, tamam buralarda anlaşabiliriz ama bu çok yürüyecek bir evlilik de görülmüyor gibi bir rivayet var. İş ilerliyor, sonra baktılar ki bu yürümeyecek gibi gözüküyorsa onları evliliğe zorlamak da doğru değil, çünkü o evlilik ya mahkemede ya karakolda biter" ifadelerine yer verdi.

"BAHÇELİ'NİN İŞİ DEĞİL"

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin yaptığı ’AK Parti ile CHP koalisyon kursun’ açıklamalarının hatırlatılması üzerine Çelik, "Sayın Bahçeli’nin bu tavrı artık gerçekten kabak tadı vermeye başladı. Cuma günü Cuma namazından sonra tarih gösteriyor, o yolu göstereceksen kendine göster önce. Sen, kendi partinin tavrının ne olabileceği ile ilgili her şeyi söyleme hakkına sahipsin. Sayın Bahçeli, MHP’nin koalisyona girip girmeyeceğini, girmesi halinde veya girmemesi halinde şartlarının ne olacağını tabii ki söylenebilir ama CHP ve AK Parti’ye yol ve rota çizmek Sayın Bahçeli’nin işi değil" diye konuştu.

"PKK SİLAHLI MÜCADELEYİ BIRAKIRSA HDP VE MHP DE GERİLER"

Vatandaşın 78 milyonun sigortası olduğuna dikkati çeken Çelik, "MHP ne zaman parladı, terörün tırmanmasıyla beraber. Yüzde 18’i. 1990’larda yıllarda ortalama 4-5 bin PKK’lı etkisiz hale getirildi, bine yakın güvenlik görevlisi ve vatandaş hayatını kaybetti, şehit oldu. Türkiye’de demokratikleşme olursa, PKK silahlı mücadeleyi bırakırsa Türkiye normalleştiği zaman HDP’de MHP de geriler. Burada da son süreçte MHP’nin son derece nobran, ukala tepeden bakan, kibirli bir yaklaşımı var. Zaten PKK meselesini bugüne kadar getiren bu zihniyettir. Hiçbir sebep insan öldürmek için gerekçe olamaz ancak onun bir sosyolojik temeli var. Bu ateş nereden çıktı? MHP, Türkiye’de Kürt meselesi diye bir problem yok diyor. Bütün bu ırkçılık, başka bir ırkçılığı doğuruyor" diye konuştu.

İHA

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

;
Sıradaki haber yükleniyor...

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.